Faşist saldırganlıkta çıta büyüyor: Yeni infaz düzenlemesi!



Gazetecinin haberine otosansür uygulamasını dayatan, sosyal medya kullanımını zorbalıkla denetlemek isteyen, dayatılan kurallara uymayanları para ve hapis cezalarıyla yıldırarak kötürümleştirmeyi hedefleyen, iktidara istediği haberi anında kaldırma özgürlüğü kazandıran ve tüm bunlarla birlikte halkın haber alma hakkını gasbetmeyi temel amaç haline getiren 40 maddelik sansür yasasının ilk 29 maddesi, AKP-MHP oylarıyla Meclis Genel Kurulu’nda kabul edildi. …


Gazetecinin haberine otosansür uygulamasını dayatan, sosyal medya kullanımını zorbalıkla denetlemek isteyen, dayatılan kurallara uymayanları para ve hapis cezalarıyla yıldırarak kötürümleştirmeyi hedefleyen, iktidara istediği haberi anında kaldırma özgürlüğü kazandıran ve tüm bunlarla birlikte halkın haber alma hakkını gasbetmeyi temel amaç haline getiren 40 maddelik sansür yasasının ilk 29 maddesi, AKP-MHP oylarıyla Meclis Genel Kurulu’nda kabul edildi. Daha doğrusu teklifin en saldırgan maddesi olan 29. Maddenin görüşmeleri Meclis’teki gerilim nedeniyle bugün saat 14:00’e kaldı.

Sırf halk arasında endişe, korku veya panik yaratmak saikiyle, ülkenin iç ve dış güvenliği, kamu düzeni ve genel sağlığı ile ilgili gerçeğe aykırı bir bilgiyi, kamu barışını bozmaya elverişli şekilde alenen yayan kimse” gibi son derece keyfi ve saldırgan bu madde, 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası getiriyor.

Yani bundan sonra iktidarın dümen suyuna gitmeyen her haber her paylaşım yargılanmanın, cezalandırmanın, susturmanın konusu edilebilecek. Hukuk faşist rejim için daha saldırgan bir sopa haline getirilecek.

Bu teklif Meclis’e getirildiği anlarda Adalet Bakanı Bekir Bozdağ basına yaptığı açıklamada “İnfaz sistemimizde cezasızlık algısını ortadan kaldırmak maksadıyla cezası az olan suçlarda yeni bir infaz uygulamasını gündeme getirmeyi ve Türkiye’ye kazandırmayı düşünüyoruz” demişti. Basına yansıyan bilgilerde MHP’nin sansür yasasındaki “hapis cezası” ibaresinin kalmasını, AKP’nin de tepkileri yatıştırmak adına çıkarılmasını istediği, MHP’nin isteğinin infaz düzenlemesiyle karşılanmasının hedeflendiği belirtildi. Fakat esas mesele toplumun daha karanlık bir faşist iklime hapsedilmesi için hukukun daha işlevselleştirilmesi. Keza komisyonu da kurulan infaz düzenlemesi, 2 yıldan az cezalara da hapis yolu açıyor. Yani ceza ne kadar az olursa olsun yargılanan kişinin bir gün için bile olsa hapsedilmesi hedefleniyor.

Bugünkü sistemde iki yıl ve daha az hapis cezası alanlar için hapis dışında çeşitli uygulamalara gidilebiliyor. Bu uygulamalar arasında erteleme, para cezasına çevirme ve denetimli serbestlik yer alıyor.

İnfaz yasasında AKP’nin hedeflediği düzenleme hayata geçirilirse çok sayıda gazeteci ve sosyal medya kullanıcısı hakkında açılan davalar nedeniyle cezaevine girebilecek. Mesela ANAG’ın TÜİK’ten önce kendi yöntemleriyle hesaplayarak duyurduğu enflasyon verilerini paylaşmak, retweet etmek, haberleştirmek suç kapsamında sayılabilecek. İnfaz düzenlemesiyle bu nedenle yargılanıp ceza alacak kişilerin hapsedilmesinin önü açılacak. Ya da iktidarın hoşuna gitmeyen, onun yolsuzlukları, saldırganlıkları, dahası mesela İstanbul depremi ya da pandemi konusunda haber yapmak, yaymak sadece ceza almayı değil, aynı zamanda hapsedilmeyi de getirecek.

Fakat hayat egemenlerin keyfi düzenleme ve yasalarına göre değil, sınıf mücadelesinin düzeyi ve sınıflar arasındaki dengelere göre akar ve genelde o yasalar sokakta, fiili meşru mücadele alanlarında parçalanır. Bu sefer de aynısının olacağını yaşayıp göreceğiz! Faşist iktidarın sadece parmak indir kaldır biçiminde değil, tek adama verilen yetkilerin ifadesi olan KHK’larla da alabildiğine keyfi düzenleme ve pratiklere gittiği bu koşulların da bir sonu olacak ve hep birlikte göreceğiz!