LC Waikiki işçileri zaferini kutladı, kazanımlarını açıkladı



LC Waikiki Esenyurt Ana Deposu’nda çalışırken promosyon haklarını istedikleri ve kötü çalışma koşullarına itiraz ettikleri için Kod-46’yla işten atılan ve Limter-İş’le birlikte direnişe geçen LC Waikiki işçileri, kazanımlarını Şişli’de bulunan Cevahir AVM önünde yaptıkları açıklamayla kutladı. Halaylar, sloganlar, konuşmalarla yapılan kutlamada, yapılan protokolün içeriği de açıklandı. Çok sayıda sendika, sınıf ve kitle örgütünün katıldığı açıklamanın …


LC Waikiki Esenyurt Ana Deposu’nda çalışırken promosyon haklarını istedikleri ve kötü çalışma koşullarına itiraz ettikleri için Kod-46’yla işten atılan ve Limter-İş’le birlikte direnişe geçen LC Waikiki işçileri, kazanımlarını Şişli’de bulunan Cevahir AVM önünde yaptıkları açıklamayla kutladı.

Halaylar, sloganlar, konuşmalarla yapılan kutlamada, yapılan protokolün içeriği de açıklandı. Çok sayıda sendika, sınıf ve kitle örgütünün katıldığı açıklamanın ilk konuşmasını direnişçi LC Waikiki işçileri adına Fehim Özkaya yapatı. Tüm zorluklara rağmen Limter-İş sendikasıyla direndiklerini ve kazandıkların söyleyen Özkaya, “Sendikamıza, dayanışan ve destek olan tüm arkadaşların hepsine teşekkür ediyorum” dedi.

Direnişin başlamasıyla birlikte hem direnişçi işçiler hem gençlik örgütleri hem çeşitli devrimci-demokrat kurumlar hem de İnşaat-İş, Dev Yapı-İş, Dev Turizm-İş Marmara Şubesi, Limter-İş ve Dev İşçi-Sen mağazaları eylem alanına çevirmiş, işçilerin taleplerini taşımış ve boykot çağrısı yapmıştı.

Mücadeleci sendikalar adına söz alan Dev Yapı-İş Genel Başkanı Özgür Karabulut, “Direniş ve dayanışmayla kazanacağız demiştik, kazandık. Bu direniş 19 gün boyunca direnen işçilerin ve dayanışma gösterenlerin, ülkenin dört bir tarafında dayanışanların emeğidir” dedi. Patronların dayattığı kölelik koşullarına, mevcut anayasal hakların gaspının işçilerin örgütsüzlüğünden kaynaklandığını dile getiren Karabulut, “Bizler örgütlü işçiler, mücadele eden işçiler olarak şunu söylüyoruz; köle değiliz, iktidarın da polisin de kanunlarını, uygulamalarını tanımıyoruz. Fiili meşru mücadeleyle kazanacağız. Bundan sonra da dayanışmayı devam ettireceğiz” vurgusu yaptı.

İşçi Emekçi Birliği adına Kutsal Yazar söz aldı. Patronların tüm keyfi uygulamalarına, hukuksuzluklarına rağmen işçilerin direndiğini ve kazandığını dile getiren Yazar, “Tüm bu zaferleri kutluyoruz, direnişi sürdüren tüm direnişçi işçilerin yanındayız” dedi.

BMG adına söz alan Mürüvet Küçük de direnişin son derece anlamlı olduğunu kaydetti ve önemini şöyle açıkladı: “İşçi sınıfının en örgütsüz bölüklerindendi depo işçileri. Örgütlenmeye yöneldikleri, haklarını istediği için pervasızca, hırsızlıkla itham edilerek, tüm hakları gasp edilecek şekilde işten atıldılar. Bunun bu kadar kolay olmadığını örgütleri, sendikaları Limter-İş’le direnerek gösterdiler. Bu aynı zamanda güçlü bir dayanışma ağıyla buluştu ve patronlar bir kez daha gördüler, işçilerin en örgütsüz bölüklerinde dahi bu denli pervasızca saldırmalarının karşılığı giderek örgütlü hareket etmek, hak bilinciyle, tarihsel bilinçle hareket etmek olduğunu. Bu direnişin kazanımı tüm işçi sınıfının kazanımıdır.

İşçilerin direnişini farklı kentlere taşıyan gençlik örgütleri adına söz alan DGB üyesi Ulaş Uslu, patronların baskısına karşı Türkiye işçi sınıfının direnişi sürdürdüğünü söyledi. Uslu, şöyle devam etti: “Direnen işçiler, işçi gençliğe yol gösteriyor. Onların gösterdiği yoldan yürümeye, onların gösterdiği mücadeleyi büyütmeye devam edeceğiz. LC Waikiki’de 19 gün boyunca direnen işçileri bir kez daha selamlıyoruz.”

Konuşmaların ardından Limter-İş Genel Başkanı Kanber Saygılı, kazanımın ayrıntılarını aktardı. İktidarın ekonomi politikaları sonucu halkların her gün yoksullaştığını belirten Saygılı, işçi ve emekçilere kölelik koşullarının ve sefalet ücretlerinin dayatıldığını, reddedenlerin ise işten atma saldırılarıyla karşı karşıya olduğunu belirtti. Bunun son örneğinin LC Waikiki ana deposunda çalışan işçiler olduğunu hatırlatan Saygılı, “Promosyon ücretlerinin yatırılması ve iş yerinde insanca çalışma koşulları talep eden işçilerin karşılaştığı durum, Kod-46 gibi insan onuruna aykırı olan işten çıkarma gerekçesi oldu. Bir hafta içinde 14 işçi Kod-46’ya dayanarak ‘hırsızlık, güveni kötüye kullanma ve işverenin sırlarını açığa vurma’ gibi mesnetsiz gerekçelerle işten atıldı. Böylece atılan işçilerin kıdem tazminatı ve işsizlik maaşından yararlanma gibi temel hakları gasp edilirken, başka bir işletmede çalışma hakları da ellerinden alındı. Kod-46’yla yapılmak istenen belliydi. Bir avuç işçi işten atılacak ve tüm hakları gasp edilerek patronların yanına kar kalacaktı. Ayrıca tüm işçi arkadaşlarımıza da büyük bir göz dağı verilecekti” dedi.

13 işçinin bu haksız uygulamaya karşı 10 Ocak’ta Limter-İş öncülüğünde direnişe geçtiğini kaydeden Saygılı, “Direnişimizin 18. gününde firma yetkililerinin görüşme talebi geldi. Ardından LCWaikiki bünyesinde faaliyet gösteren Klüh patronları ve yetkilileriyle başlayan görüşmelerimiz taleplerimizin çok büyük oranda kabul edilmesi ve bu anlaşma doğrultusunda protokol imzalanmasıyla direnişimiz 19. gününde önemli bir kazanımla sonuçlandı” ifadelerini kullandı.

Bu kazanımın yalnızca depo önünde direnen işçilerin olmadığını ekleyen Saygılı, LC Waikiki mağazalarını eylem alanına çeviren mücadeleci sendikaların, gençlik örgütlerinin, demokratik kitle örgütlerinin, siyasi partilerin olduğunu söyledi. Öte yandan dayanışmanın ülke sınırlarını da aştığını kaydeden Saygılı, Avrupa Demokratik Güç Birliği’ne (ADBG) de işçiler adına teşekkür etti.

İşçilerin kazanımları

Limter-İş Genel Başkanı Kamber Saygılı yapılan protokolün içeriğini şöyle açıkladı:

*”İşte atılan işçilerin Kod-46 çıkış kodu değiştirilerek firma patronları işçileri haksız yere işten attığını kabul etti. Kod-46 çıkış kodu değiştirildi.

*İşçilerin kıdem tazminatlarının ve diğer alacaklarının ödenmesi kabul edildi.

*İşten atılan işçiler işsizlik maaşından yararlanma hakkına kavuştu.

*İşçilere haksız fesihten dolayı ek maaş ve direnişte geçirdikleri sürenin ücret olarak ödenmesi kabul edildi.

*İşçiler hakkında direniş süreci boyunca yaptıkları eylemlerle ilgili suç duyurusunda bulunulmayacağı taahhüt edildi.

*Hala LC Waikiki deposunda çalışan sendikalı veya sendikasız olan işçilerin bu süreçte eylemlere verdikleri destek dolayısıyla haklarında ifade alma işlemi yapılmaması ve iş akitlerinin sonlandırılmaması kabul edildi.”