Deprem yardımları nerede?



“Türkiye Tek Yürek” TV şovunda 115 milyar 146 milyon 528 bin TL’lik bağış yapıldığı söylenmişti, ama sadece 74 milyar 118 milyon 164 bin TL’si hesaplara yatmış. Oysaki bir sürü vergi silinmişti. Öte yandan dünyadan ve Türkiye’den yapılan bu yardımların miktarı bile tam olarak bilinmiyor. “Denetlenmeyen bu para bu sefer nerelere aktarılacak?” sorularına yanıtsa halkın sokaktan yükselen sesiyle alınabilir


Depremden sonra TV ekranlarında hayırseverlik şovu yapan patronlar bunun karşılığında büyük vergi borçlarını sildirmişti. Ortak Yayın denilen ve “Türkiye Tek Yürek” gibi iddialı bir isim takılan bu şov programı da patronların gerçek yüzlerinin başka bir aynası oldu. Vergileri silindi ama bazıları vadettikleri parayı henüz yatırmadı.

O programda toplam 115 milyar 146 milyon 528 bin TL’lik bağış yapıldığı ilan edilmişti. Fakat Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay bu bağışın sadece 74 milyar 118 milyon 164 bin TL’si hesaplara yattığını açıkladı. Aradan neredeyse 40 gün geçmiş, ama geri kalan para henüz hesaba girmemiş.

Girse ne olur o da ayrı bir soru. Keza yardım ve bağışların nerelere harcandığı, nasıl iç edildiği bu depremlerde açığa çıkan sayısız gerçekle biliniyor. Kızılay’ından AFAD’ına isminde “yardım” ve “afet kurtarma” gibi kavramlar taşıyan tüm kurumların esas işlevlerinden ne kadar uzaklaştıkları, bütçelerinin denetimlerden azade kılınarak bir çeşit örtülü ödenek bütçesi olarak kullanıldığı, yandaşlar için olduğu kadar bizzat AKP için nasıl bir para trafiğinin adresleri haline geldikleri… vs. vs. Bunları geçtik, ’99 Marmara depreminin ardından toplanan ve yaklaşık 38 milyar 227 milyon dolarlık deprem vergilerinin nasıl kullanıldığını biliyoruz!

Oktay şimdi toplanan yardım paralarının AFAD hesabında biriktiğini ve her bir kuruşunun deprem bölgelerine harcanacağını vadediyor. O hesapların hiçbir denetime tabi olmadığını, Cumhurbaşkanlığı için bir çeşit örtülü ödenek muamelesi gördüğünüyse bilmeyen kalmadı.

Ondan olsa gerek hem o programda toplanan para hem uluslararası yardımla biriken meblağlar konusunda ses çıkarılmıyor. Ama gerek Erdoğan gerek Soylu her fırsatta halka yardım çağrıları yapıyor, “kahvaltılık-çay-terlik ihtiyacı var” diyebiliyor. Deprem vergileri nasıl ki yandaş patronlara dağıtılan ihalelerle betona gömüldüyse şimdi biriken para da her türlü denetimden kaçırılarak savaşa, yağma ve talan politikalarına seferber edilecek, birilerinin özel parası muamelesi görecek.

Maliyeti taş çatlasa 700 bin lira olacak deprem konutları için dağıtılan ihalelerde bu meblağın 2 milyara yakın bir rakamla belirlenmesi bile yeterince mide bulandırıcı değil mi?

Bu sürecin öncekilere benzememesiyse sokaktan yükselecek tepkiye, “nerede” sorularına bağlı.