Vergi soygununa kılıf: Deprem!



Hazine ve Maliye Bakanlığı akaryakıt ve doğal gazdan alınan ÖTV’yi astronomik oranda arttırmayı depremin giderleriyle gerekçelendirmişti. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz da bunu “Asrın felaketini yaşıyorsak, asrın dayanışmasını da hep birlikte sergilemek durumundayız” diyerek aynı nakaratı sürdürdü


Patronlara “teşvik” adı altında vergi indirimleri, hibeler, sigorta ve ücret desteklerine devam eden iktidar, onlara-savaş politikalarına-yandaş ağlarına-“itibar” savurganlığına para yetiştirmek için halkın en temel ihtiyaçlarına astronomik oranda vergi artışı yapmaya pervasızca devam ediyor. Akaryakıttan doğalgaza ve daha pek çok temel tüketim kalemine yapılan astronomik orandaki ÖTV artışlarını da “depremin yaralarını sarmak” gibi gerekçelerle yutturmaya çalışıyor.

Hazine ve Maliye Bakanlığı ÖTV artışındaki soygunculuğa yönelik tepkilere dün “depremin yaralarını sarmak” başta olmak üzere çeşitli bahaneler getirmişti. Onun sıraladığı bahaneleri Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz da tekrarladı, gözümüzün içine baka baka!..

“Neden zenginden almıyorsunuz?”, “Deprem vergileri nerede?”, “Depremden sonra toplanan onca bağışı hangi ‘çılgın projeye’ hangi yandaşa aktardınız?”, “Deprem bölgelerini o kadar düşünüyorsunuz da aylar sonra bile basit bir su şebekesi sorununu neden çözmediniz?”, “Deprem bölgesinde yandaş müteahhit çetesine kapalı zarf usulüyle değerinin 2-3 katına neden ihale verdiniz?” gibi sayısız soruyla karşısında durulması, mücadele edilmesi gereken bir yaklaşım bu. Başlı başına mücadele çağrısı!..

Depremi “asrın felaketi” ilan edip kendi rantçı politikalarıyla ülkeyi mezarlığa dönüştürmeleri yetmiyormuş gibi şimdi de bu “felaketten” soygun zemini devşirmeye çalışıyorlar. Ellerini böğrüne daldırdıkları işçi ve emekçilerden “asrın dayanışması” adı altında “fedakarlık” bekliyorlar!

A Haber’e katılıp atılan pasları yanıtlayan Cevdet Yılmaz, zamlar altında ezilen emekçilerin bir de vergi soygunuyla nefes alamaz hale getirilmelerine yönelik tepkileri, ‘bundan sonra başka vergi zammı beklemediğini’ söyleyerek yatıştırmaya çalışırken, pişkince şunları söyledi:

*Bundan sonra vergi konusunda yeni bir adım atılacağını beklemiyorum. Maktu rakam dediğimiz oransal olmayan mutlak değer olarak belirlenen ifadeler. Maktu vergiler ciddi anlamda erişmişti. Depremin yaralarını sarmak için yoksul haneleri sosyal olarak ihtiyaç sahiplerini desteklemek ve kritik yatırımların gerçekleşmesi, topluma yardım etmek için uğraşıyoruz.

*Ülkelerin ihtiyaç duyduğu harcamalar için bunlar değerlendirip kullanılacak. Asrın felaketini yaşıyorsak, asrın dayanışmasını da hep birlikte sergilemek durumundayız. Daha çok kamunun kendi harcamaları kısmına bakacağız.