Prater’in çıkışındaki satış tezgahlarından birinde mallarının üzerine eğilmiş, yorgunluktan iki büklüm bir satıcı kadın gördüm. Tezgahında üzerleri tozdan parlayan kurabiyeler ve biraz meyve vardı, birkaç kuruş için sabahtan beri oradaydı herhalde ve artık yorgunluk belini bükmüştü. Ben sevinçliysem sen niye sevinmeyesin, diye düşündüm. Bir parça kek alıp önüne bir banknot bıraktım. Telaşla paranın üstünü vermeye davrandı, ama ben yoluma devam ettim ve uzaktan onun mutluluktan korkuya kapıldığını, iki büklüm bedeninin birden dikleştiğini, şaşkınlıkla açılan ağzından bin bir duanın döküldüğünü gördüm. Elimde kekle arabanın başında duran yorgun bir atın yanına gittim, başını benden yana çevirip dostça kişnedi. Onun hüzünlü bakışlarında da şükran vardı, pembe burnunu okşayarak keki ona uzattım. Bunu yapar yapmaz fazlasını istedim, daha fazla sevinç yaymak, daha fazla hissetmek istedim, birkaç gümüş bozuklukla, birkaç renkli banknotla korkuları, kaygıları gidermek, ruhları şenlendirmek ne kadar kolaydı.
Ortalıkta niçin hiç dilenci yoktu? Balon almak isteyen çocuklar neredeydi? Ak saçlı, somurtkan ve aksak bir baloncu elinde koca bir demek renkli balonla topallaya topallaya evine dönüyordu artık, gün boyu yaptığı işten memnun olmadığı belliydi. Yanına gittim. “Balonları alıyorum,” dedim. “Tanesi on kuruş,” dedi güvensizlikle; böyle iki dirhem bir çekirdek dolaşan bir aylağın gece yarısı balonlarla ne yapacağını anlamamıştı. “Hepsini verin,” deyip eline bir on kronluk sıkıştırdım. Sendeleyerek doğruldu, bir an gözleri kamaşmış gibi yüzüme baktı, sonra balon demetini tutan ipi titreyerek elime tutuşturdu. Elimdeki ipin gerildiğini hissettim; balonlar kaçıp gitmek, özgür olmak, gökyüzüne varmak istiyorlardı. Gidin o halde, nereye istiyorsanız oraya uçun, özgürsünüz! İpi elimden bıraktım ve onca balon bir anda renkli aylar gibi gökyüzünde yükseldi. Her yandan insanlar gülerek koşturup geldi, karanlığın içinden sevgililer çıktı, arabacılar kamçılarını şaklatarak birbirlerine ağaçların üzerinden evlere ve damlara doğru özgürce süzülen balonları gösterdiler. Herkes neşeliydi ve benim küçük çılgınlığımın keyfini sürüyorlardı.
[Olağanüstü bir Gece, Stefan Zweig, Çeviren: İlknur Can, Türkiye İş Bankası Yayınları]
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!