İsias Otel Cinayeti Davası



Adıyaman’da çoğu Kıbrıslı voleybolcu 72 kişiye mezar olan İsias Otel’e ilişkin davanın ikinci duruşması bugün görülüyor


İddianamede, 1993’te otelin ruhsatı konut olarak alındığı ancak 2001’de ruhsatın otel olarak yenilendi belirtiliyor. Dosyaya göre 2016’da binaya ruhsatsız kat eklendi ve deprem güvenliği gözardı edilerek yapılan bu kat, yapının taşıyıcı sistemine ek yük getirdi.

Depremde yaşamını yitiren sporcuların aileleri üç talepleri olduğunu söyledi. Birincisi, tutuklulukların devamı, ikincisi devlet yetkililerinin davaya dahil edilmesi; ikincisi, teknik olarak donanımsız bir rapor olan Gazi Üniversitesi’nin raporunun geçersiz kabul edilerek yeni bir rapor istenmesi; ve üçüncüsü, soruşturmanın genişletilerek devlet görevlilerinin de bu dava dosyasına dahil edilmesi… 

Yeni Yaşam Gazetesi’nin haberine göre, ikinci duruşma öncesi depremde ölen Kuzey Kıbrıslı sporcuların ailelerinden Murat Aktuğralı, Gazi Üniversitesi’nin bilirkişi raporu sonucunda iki sanık tutuksuz olarak yargılanmaya sevk edildi.

‘Tutukluluğa devam kararı istiyoruz’

Aktuğralı, ailelerin beklentilerini hakkında şunları söyledi:

“İkinci duruşmada biz ailelerin mahkeme heyetinden üç temel beklentisi bulunmaktadır. Bunlar; tutuklukların devamı yönünde bir karar alınması, Gazi Üniversitesi tarafından verilen neticesinde tutuksuz yargılanan Efe Bozkurt ve Halil Bağcı isimli sanıkların tutukluluklarına devam yönünde bir karar alınması… Mahkeme heyetinden ilk beklentimiz bu.

‘Raporlar dikkate alınsın’

Gazi Üniversitesi’nin yayınladığı rapor bizleri tamamen hayal kırıklığına uğratmıştır. Gazi Üniversitesi’nin verdiği raporu, bizlerin aldığı 3 teknik raporla tamamen saf dışına bıraktığımıza inanıyoruz. Bu alınan teknik raporlar binanın çürüklüğü, yapısal eksiklikler, her türlü noksanlığı göz önüne seriyor. Ümidimiz odur ki, mahkeme heyeti bu aşamada bu raporları dikkate alacak ve Gazi Üniversitesi raporunun çok eksik olduğu, teknik olarak donanımsız bir rapor olduğunun belli olduğu bu aşamada yeni bir teknik rapor isteme yönünde bir karar üretecek. İkinci esas beklentimiz bu.

‘Devlet görevlilerinin da dava dosyasına dahil edilmesi gerekir’

Bir diğer beklentimiz de soruşturmanın genişletilerek devlet görevlilerinin de bu dava dosyasına dahil edilmesi gerekir. Hatırlanacağı üzere geçtiğimiz Kasım ayında yayımlanan savcılık iddianamesinde isimleri geçen devlet görevlileri vardı. Bizim mahkeme heyetinden bu aşamada beklentimiz soruşturmanın genişletilerek devlet görevlilerinin de davalı olarak bu dosyaya eklenmesidir.”

Aktuğralı açıklamasında, “Türkiye Cumhuriyeti’nden beklentimiz aslında çok basit biz adalet bekliyoruz. Ben oğlum Aras Aktuğralı’yı, birçok aile sevdiklerini kaybetti. Tamamen ailesini yitiren çocuklar, babalar var. Biz mahkeme heyetinin, Türkiye yargısının akla uygun, hukuka uygun, adil kararlar vermesini bekliyoruz” ifadelerini kullandı.

Bina neden yıkıldı? Neler oldu?

Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianame, Aralık başında kabul edildi.

İddianamede beşi tutuklu on bir sanık hakkında “bilinçli taksirle birden fazla işinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma” suçundan 2 yıl 8’er aydan, 22 yıl 6’şar aya kadar hapis cezası talep ediliyor.

Dosyada, Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü’nün hazırladığı bilirkişi raporu da bulunuyor.

İddianameye göre göre 1993’te otelin ruhsatı konut olarak alındı ancak ruhsat, 2001’de otel olarak yenilendi. Raporda; kolon ve kirişlerin etriye aralıkları, kanca özellikleri, bindirme boyları, ankraj ve kenetleme boylarıyla ilgili eksikliklerin bulunduğu, donatı detayı eksikliklerinin binanın yıkılma nedenlerinden biri olabileceği, beton basınç dayanımlarının gerekli şartları sağlamadığının tespit edildiği belirtildi.

Dosyaya göre 2016’da binaya ruhsatsız kat eklendi ve deprem güvenliği gözardı edilerek yapılan bu kat, yapının taşıyıcı sistemine ek yük getirdi.

Sanıkların binanın yapım tarihinde geçerli olan Deprem Bölgelerinde Yapılacak Binalar Hakkında Yönetmelik esaslarına yeterince uymadıkları belirtilen iddianamede, dönem itibarıyla bilim ve fennin gerektirdiği teknik şartlara aykırı davranarak binanın yıkılmasında kusurlarının bulunduğu ifade edildi.