Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyesi öğretmenler seslerini duyurmak için bugün İstanbul’dan Ankara’ya yürüyüş başlattılar. Yürüyüş ile ilgili olarak Merkez Yürütme Kurulu Kadın Sekreteri Rabia Atbaş ile yaptığımız röportajı yayınlıyoruz.
Alınteri: Yürüyüş kararını hangi nedenlerden dolayı aldınız?
Rabia Atbaş: Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası dört yıldır kurulmuş, yaklaşık 13 bin üyesi olan fakat özel öğretim kurumlarında ve vakıf üniversitelerinde çalışan 450 bine yakın öğretmen ve akademisyenin umudu olan bir sendika olduğunun farkında. Sevdiğimiz için seçtiğimiz mesleklerimizi yapamaz hale geldik. Kurulduğumuz günden bu yana çok yol kat ettik. Geçtiğimiz yaz Meclis Parkındaki 52 gün süren nöbetimiz sonucunda taban maaş talebimizin gerçekleşeceğine dair bakanlık görevlilerinden ve Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu üyelerinden sözler aldık. Bu sözler tutulmadı. Verilen sözlerin gerçekleşmesini sağlamak için yürüme kararı aldık. Çünkü biz öğretmeniz. Öğrencilerimize örnek olmalıyız. Bizler hakkımız olanın peşini bırakırsak bizi örnek alan öğrencilerimiz de haksızlığa karşı susar. O yüzden hakkımız olanı alana kadar mücadele etmeye devam edeceğiz.
Alınteri: Temel talepleriniz nelerdir?
Rabia Atbaş: Dört talebimiz var ve biliyoruz ki bu taleplerimizde çok haklıyız. O kadar haklıyız ki dünyanın en kötü insanı karşımıza geçip yaşadıklarımızı dinlese haksızsınız, diyemez.
Birinci talebimiz, kuruluşumuzdan beri vazgeçmediğimiz taban maaş hakkımızı geri almak. Taban maaş hakkımız nedir? Bizim 2014 yılına kadar 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanununda kamuda çalışan öğretmenlerle eşit ücret ve eşit özlük hakları almamızı sağlayan bir madde vardı. Kanunla bu hakkımız korunuyordu. Fakat 2014’te bir gecede bu hakkımız kanundan çıkarıldı. O günden beri kurslarda, kolejlerde, rehabilitasyonlarda, anaokullarında, kreşlerde çalışan öğretmenler gittikçe asgari ücrete hatta asgari ücret altına inen insanlık dışı şartlarda çalışmaya başladı. Bu şartların insanca bir hale gelmesini sağlamanın tek yolunun taban maaş hakkımızı geri almak olduğunun bilinciyle geri almaya gidiyoruz.
İkinci talebimiz, Belirli Süreli İş Sözleşmeleriyle çalışmaya son vermek. Bu sözleşme türü öğretmenlerin sene sonu geldiğinde sebep belirtilmeksizin işten çıkarılmasına sebep oluyor. Her eğitim-öğretim yılı sonunda biz artık işsiz kalacak mıyım, maaşıma ne kadar zam yapılacak, işsiz kalırsam kiramı ödemek için yazın nerede çalışacağım korkusuyla yaşamak istemiyoruz. Belirsiz Süreli İş Sözleşmeleriyle çalışmak istiyoruz.
Üçüncü talebimiz, 10 nolu torba işkolundan çıkıp bizim çalıştığımız sektör için ayrı bir işkolu olan Eğitim ve Güzel Sanatlar İş Kolu’nun kurulması. 10 nolu işkolu tüccarlar, keresteciler, inşaatçılar, market işçileri ve birbirine benzemeyen yaklaşık 4.5 milyon çalışanın olduğu işkolu. Bizim bu işkolunda olmamız demek 4.5 milyon işçinin yüzde 1’ini üye yaparsak yetkili sendika olup toplu iş sözleşmesi hakkımızı alabileceğimiz anlamına geliyor. Bu da 45 bin üyemiz olması gerektiği için sendikal hakkımızın engellenmesinin başlıca sebebi oluyor. Fakat eğitim emekçileri yaklaşık 450 bin. İsteğimiz ayrı bir Eğitim ve Güzel Sanatlar İş Kolu’nun kurulması ve şu anki sayımız olan 13 bin üyeyle toplu iş sözleşmesi hakkımızı alabilmek. Bu bizim için en zaruri taleplerimiz arasında.

Dördüncü talebimiz ise, özlük haklarımız bakımından kamudaki öğretmenlerle eşitlenmek. Yani yeşil pasaport, eşit çalışma saatleri, eğitim-öğretim ödeneği alabilmek, banka promosyonlarını alabilmek gibi konularda eşitlenmek istiyoruz. Eşitleneceğiz de!
Alınteri: Yürüyüş güzergahınız ve duraklarınız nereleri, buralarda nasıl bir akış planlıyorsunuz?
Rabia Atbaş: Sırayla İstanbul – İzmit – Bilecik – Bozüyük – Eskişehir – Polatlı – Ankara güzergahımızdaki il ve ilçeler. 25 Haziran’da İstanbul’dan yola çıkmak üzere 7 gün boyunca yolda olacağız. 1 Temmuz’da da Ankara’ya varacağız. Geçtiğimiz güzergahlarda emekçilerin, velilerin, öğrencilerin kısacası toplumun her sınıfının bizlerin yanında olacağını biliyoruz. Süreçte bizi desteklemek isteyen herkes sosyal medyadan @ogretmensendika hesabımızdan Dm yoluyla ulaşabilir.
Alınteri: Ankara’ya vardığınızda temel hedefiniz neresi olacak? Ankara’da ne gibi etkinlikler planlıyorsunuz?
Rabia Atbaş: Ankara’da temel hedefimiz Milli Eğitim Bakanlığı ve Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu üyelerinin derhal toplanmasını, verdikleri sözlerin tutulmasını sağlamak. “İnsanca Çalışacağız, Öğretmenliği Yaşatacağız!” şiarıyla yola çıkıyoruz. Mesleğimizi öldürmeye çalışan kim olursa olsun karşılarına dikilmeye hazırız. 1 Temmuz’da Ankara’daki tüm işçileri, eğitim emekçilerini, velileri, toplumu bizi karşılamaya ve desteklemeye davet ediyoruz.
Yaşasın haklı mücadelemiz!
Yaşasın Öğretmen Sendikası!
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!