TÜPRAŞ işçileri Koç Holding’in önündeydi



TÜPRAŞ işçileri toplu iş sözleşmesi görüşmelerindeki patron dayatmalarına karşı Koç Holding’in Nakkaştepe’deki merkezi önünde eylemdeydi.


TÜPRAŞ işçileri Yüksek Hakem Kurulu’na (YHK) giden ve Koç’larla  yapılan son görüşmelerde de kritik maddelerde anlaşma sağlanamayan toplu sözleşmeleri için bugün Koç Holding’in Nakkaştepe’deki merkezi önünde eylemdeydi.

3 yıllık sözleşme, vardiya sistemi ve mazeret izinlerinin düşürülmesi dayatmasını kabul etmeyen, bu maddelerin 40 yıllık çalışma düzeninin bozulup, esnek-uzun çalışmanın, düşük ücretlerin önünü açacağını söyleyen Petrol-İş üyesi TÜPRAŞ işçileri, Koç Holding önünden patronlara bir kez daha seslendiler. Koç’lara ve üyesi oldukları Türkiye Kimya Petrol Lastik ve Plastik Sanayi İşverenleri Sendikası’na (KİPLAS) seslenen işçiler, dayatılan maddeleri kabul etmeyeceklerini haykırarak, 40 yıllık çalışma düzeninin bozulmamasını istediler.

TÜPRAŞ’ın İzmir, Kocaeli, Kırıkkale ve Batman rafinerilerinden Petrol-İş temsilci ve yöneticilerin katıldığı yüzlerce işçi holding binasının önünde “Artık yeter! Sözün bittiği yerdeyiz!” pankartı açarak “Güzel günler göreceğiz!” şarkısını söyledi.

Holding binası önünde yapılan basın açıklamasında Petrol-İş Genel Başkanı Ali Ufuk Yaşar bir konuşma yaparken, işçilerin haklarının verilmesini talep etti.

Basın açıklamasını ise Genel Eğitim ve Örgütlenme Sekreteri Mustafa Mesut Tekik okudu.

TÜPRAŞ’ta dört ayrı rafineride 4 bin 300 işçiyi kapsayan sözleşmenin müzakere yoluyla bitirilmesi gerektiğinin ifade edildiği açıklamada, “Ancak son görüşmelerde, işverenin bir dayatmaya dönüşen üç maddedeki taleplerinin devam ettiğini görmekteyiz. Daha önce de belirttiğimiz üzere, 3 yıllık sözleşme kapsam süresi, vardiya sisteminde değişiklik ve mazeret izinleri hususunda duruşumuz bellidir. Bu konularda herhangi bir dayatmayı kabul etmiyor, sendikamız ve işyerimizin hassasiyetlerini gözeterek, kazanımlarımızı pazarlık konusu yaptırmayacağımızın bir kez daha altını çiziyoruz” ifadesi kullanıldı.

Açıklamada şöyle denildi:

Söz konusu üç başlık dışında, müzakere edilmeyi bekleyen yalnızca ücret zammı ve sosyal yardımlar konusu bulunmaktadır. Diğer idari maddelerde uzlaşma sağlanmıştır. Hal böyleyken, işi yokuşa sürmenin, işçinin kazanımlarını tartışmaya açmanın bir faydası yoktur. Aynı dayatmacı tavır, toplu sözleşme sürecinin Yüksek Hakem Kurulu aşamasına taşınmasına neden olmuştur.

 

TÜPRAŞ’taki 4 bin 300 üyemizin kararlılığından güç alan sendikamızın, hiç bir tehdide boyun eğmeyeceğini vurguluyor ve henüz vakit varken buradan işverene çağrı yapıyoruz;

 

Gelin, TÜPRAŞ’ta işyeri kültürü ve geleneklerine uygun biçimde, toplu sözleşmeyi araya başka bir irade sokmadan, müzakere yoluyla bitirelim. 40 yıllık iş barışının sürmesini sağlayalım. Taraflar için yıpratıcı olacağından ve iş barışını ciddi anlamda bozacağından, aksi bir duruma izin vermeden, her dönem olduğu gibi karşılıklı anlayış ve sağduyu çerçevesinde bir anlaşmaya varalım.