Pandemi günlerinde semirenler: Amazon servetine 24 milyar dolar kattı!



Pandemi günlerinde işçilerin canını hiçe sayması ve buna dönük eylemlerle gündeme gelen ABD’li e-ticaret devi Amazon, servetine 24 milyar dolar daha kattı!


Koronavirüs salgın günleri, kapitalizmde işçilerin “hiç” ya da herhangi bir “üretim aracı”ndan bile daha değersiz görüldüklerinin çarpıcı bir teyidine dönüştü. Onun vahşi yasaları burjuvalar açısından da hükmünü sürdürüyor. Daralan pazar olanakları, tedarik zincirlerindeki sorunlar nedeniyle bazıları ciddi zararlar edip, devletleri bunlara kürek kürek para aktarırken ve kendileri de paranın kokusunu alarak hızla yeni malların üretimine (sağlık malzemeleri gibi) geçerken, bazıları da binlerce işçinin sırtına binerek geometrik oranlarda kar ediyor.

İşçileri koronavirüs karşısında koruyucu önlemlerle çalıştırmak bir yana, koşullara itiraz edenleri işten atan, artan iş yükünü karşılamaları için daha fazla iş yükleyen, sömürüyü en vahşi biçimlere tırmandıran Amerikan online perakende tekeli Amazon, pandemiyi tatlı kar fırsatına dönüştürenlerden.

Salgın günlerinde internet üzerinden yapılan alışverişte yaşanan patlama, şirketin hisselerinin iyice değerlenmesiyle kurucusu ve patronu Jeff Bezos’un servetine 24 milyar dolar daha katması ve toplam servetini 138 milyar dolara sıçratmasına yaradı!

BBC Türkçe’nin haberine göre; Bloomberg Milyarderler Endeksi’ne göre son artışla serveti 138 milyar dolara çıkan Bezos dünyanın en zengin kişisi unvanını iyice sağlamlaştırdı.

Sayısız işçi düşmanı uygulamasıyla bilinen (işçilerin verimlilik kriterlerine göre otomatik işten atma gibi) ABD’li e-ticaret devi Amazon, bu süreçte binlerce yeni işçi almış, aynı zamanda işçilerin çalışma koşullarına karşı yaptığı eylemlerle de gündeme gelmişti. New York’ta ve İtalya’nın Floransa kenti yakınlarındaki depolarda iş bırakan Amazon işçileri, son olarak ABD’nin Michigan eyaletinin Detroit kentinde bulunan bir depoda da eylem yapmıştı.

İşçiler Michigan Romulus’taki ikmal merkezinin kapatılarak dezenfekte edilmesini ve tesiste çalışırken virüse yakalanan işçiler ile ailelerinin tüm sağlık masraflarının karşılanmasını talep etmişti.

Amazon New York’taki iş bırakma eylemini düzenleyen işçiyi şirketin iki hafta evde kalma talebini ihlal ettiği ve diğer işçilerin sağlığını riske attığı iddiasıyla işten çıkarmıştı.

Şirket tesislerinde derin temizliğin yapıldığını, işçilere koruyucu malzeme sağladığını ve binalarda mesafe kuralına uyulması için gerekli önlemleri aldığını iddia etmesine rağmen işçiler, “önlemler için ölmemiz bekleniyor” demişti.