Urfa Barosu’ndan sokaklara yansıyan polis-bekçi terörüne ilişkin açıklama



Dün Tekirdağ, İstanbul, Cizre, Urfa sokaklarına yansıyan polis-bekçi terörüne ilişkin açıklama yapan Urfa Barosu bir an önce önlem alınmasını isterken, İçişleri Bakanlığı da polisin yıpratılmaya çalışıldığı ve önceliklerinin polisin “görevini” yapması olduğunu belirten açıklamasıyla noktayı koydu!


Urfa Barosu, dün İstanbul (Kadıköy, Zeytinburnu, Eyüp), Tekirdağ, Cizre ve özelde de Urfa sokaklarına yansıyan polis-bekçi terörüne ilişkin basın açıklaması yaparak, “Savaşta dahi işkence suç sayılıp yasaklanmış iken bayram öncesinde ne olursa olsun yaptırımı idari para cezası olan bir fiilden veya kabahatten dolayı vatandaşın maruz kaldığı muamele hiçbir şekilde kabul edilemez” diye belirtti

Dün ilk önce Tekirdağ’dan, ardından İstanbul Kadıköy, Zeytinburnu ve Eyüp’ten, hemen ardından Cizre ve Urfa’dan sokağa çıkma yasağını ihlal ettikleri iddia edilen insanlar polis ve bekçiler tarafından dövülmüş, mahalleli tepki gösterince de bu saldırganlığın çapı büyüyerek sokağa yayılmıştı.

İçişleri Bakanlığı’nın önceliği polisin itibarıymış!

Tekirdağ’da evinin bahçesinde oturan aile, Kadıköy’de motokuryelik yapan bir emekçi, Zeytinburnu’nda sokaktaki çocuklar, Eyüp’te ekmek almak için sokağa çıkan vatandaş, Cizre’de kendi sokaklarında olan insanlar (kentten medya ve sosyal medyaya 2 görüntü düştü, ikisinde de polis sokakta gördüğü insanları darbederek, zırhlı araca bindiriyor!), Urfa’da benzer nedenlerle tekil de kalmayan polis terörünün basına yansıması ve tepki toplaması üzerine İçişleri Bakanlığı sözcüsü İsmail Çataklı aracılığıyla beklendiği gibi bir açıklama yaparak özetle “kötü niyetli kişiler polisimizi yıpratıyor” demiş hatta görüntüleri yayınlayanlar-haber yapanlarla ilgili hukuki haklarını kullanacakları (!) tehdidi savurmuştu:

Henüz doğruluğu bile tespit edilmemiş bazı görseller üzerinden, kim oldukları ve maksadı tarafımızca bilinen bazı çevrelerce yıpratılıp linç edilmesine hukuk çerçevesinde mani olmak, bu köklü kurumlarımızın itibarlarını korumak ve millete hizmet etmelerinin önündeki art niyetli her türlü engeli kaldırmak, elbette ki önceliklerimiz arasındadır.

Urfa Barosu: Bir an önce önlem alınsın

Bu gelişmeler üzerine açıklama yapan Urfa Barosu kentte sokağa çıkma yasağı ihlali bahanesiyle yaşanan polis terörünü teşhir ederek, polis tarafından darbedilen kişilerin Baro İnsan Hakları Merkezi’ne yaptığı başvuruları özetledi.

Açılamada, “Yurt genelinde vatandaşlara yönelik artan hukuksuzlukların yaşanmaması için yetkililerin bir an önce gerekli tedbirleri alması elzemdir” denildi.

İnsan Hakları Merkezi’ne başvuran M.T. adlı yurttaşın aracına cezai işlem uygulanmasından dolayı itiraz ettiği ve şikayette bulunduğu belirtilen açıklamada, M.T.’nin “evinin polis tarafında izlendiğini, yine evlerinin önüne gelen sivil polis ekipleri tarafında kendisinin ve çocuklarını fotoğraflarının çekildiğini, bu durumdan kaynaklı ailecek tedirgin olduklarını” belirttiği aktarıldı.

Açıklamada, diğer bir olayın Haliliye ilçesi Veysel Karani Mahallesi’nde polis ve yurttaşlar arasında yaşandığı belirtildi. Çıkan kavgada üniformalı polislerin bir sivil polisi vatandaş sanıp saldırmasını kontrolsüz güç olarak tanımlanan açıklamada, aynı olayda bir çocuğun işkence yasağına aykırı bir şekilde arkadan kelepçelendiği belirtilerek, “Savaşta dahi işkence suç sayılıp yasaklanmış iken bayram öncesinde ne olursa olsun yaptırımı idari para cezası olan bir fiilden veya kabahatten dolayı vatandaşın maruz kaldığı muamele hiçbir şekilde kabul edilemez” denildi.

“Hukuk devletinin olduğu yerde bunlar olamaz”

Açıklamanın devamında şu ifadeler kullanıldı:

Hukuk devletinin olduğu yerde bunlar olamaz. Hukuk devletinin olmadığı yerde de polis devleti vardır. Yurt genelinde vatandaşlara yönelik artan hukuksuzlukların yaşanmaması için yetkililerin bir an önce gerekli tedbirleri alması elzemdir. Görevi kişilerin güvenliğini ve kamu düzenini korumak olan polis memurlarının bunun aksine kişilerin güvenliğine ve kamu düzenine tehdit olması asla kabul edilemez. Urfa Barosu olarak; insan haklarını ihlal eden bu tarz fütursuz davranışların hem karşısında hem de takipçisi olduğumuzu bir kez daha ifade ediyor, yetkili makamları yaşanan olay ile ilgili gerekli işlemleri etkili bir şekilde yapmasını ve polis memurlarının vatandaşa karşı daha hassas olmaları yönünde uyarılmaları çağrısını yineliyoruz.