Kronik hastalığı olan işçilere işsizlik dayatılıyor!



Patronlarda ilk “normalleşme” adımı eski sömürü normallerini bir adım daha ileri taşımak: Kronik rahatsızlığı olan işçilere işbaşı yaptırılmıyor, ücretleri ödenmiyor!


Kapitalist sistemin o çirkin yüzünün perdesizce açığa çıktığı günlerden geçiyoruz. Yaşlılara yapılan muamele ve bu muameledeki riyakarlık bile fazla söze gerek bırakmıyor. Birlikte yaşadıkları yakınları-çocukları çarklar dönsün diye işe koşulup, o evlere dönerken onlar sözümona korunmak için adeta hapsedildiler.

Aynı yaklaşım kronik rahatsızlığı olan işçiler için de sözkonusuydu. Fakat bu riyakarlık artık onların yaşamlarını cehenneme çevirecek bir uygulamaya dönüşüyor. Birçok şirket kronik rahatsızlığı olan işçilere işbaşı yaptırmama kararı alıyor, ücretlerini ödemiyor!

Devlet işletmeleri ve dairelerinde çalışan emekçiler de ilk anda düşünülmemişti. Risk devam etmesine rağmen işbaşı yaptırılacağı belirtilmiş, idari izinli olup olmamaları yönetimlerin inisiyatifine bırakılmıştı. Daha sonra tepkiler üzerine bu karardan vazgeçildi, bu sefer de çeşitli bürokratik peosedürlerle boğuşmaya başladı.

‘Kronik rahatsızlığın varsa üretimin de yaşamın da dışındasın’ dayatması!

Fakat özel şirketlerde bu da yok. Kronik rahatsızlığın varsa üretimin de yaşamın da dışına düşmek dayatılıyor. Cumhuriyet’ten Şehriban Kıraç’ın haberine göre salgın nedeniyle işsiz sayısının 10 milyonu aşacağı beklenen Türkiye’de birçok şirket kronik hastalığı olan çalışanlarını bundan sonraki süreçte işbaşı yaptırmama kararı aldı.

1 Haziran’dan itibaren normalleşme sürecine bağlı olarak kamuda kronik hastalığı olanların da bir bölümü işbaşı yaptı, ancak özel sektörde birçok firmanın aldığı kararla normalleşme olsa dahi kronik hastalığı, olan çalışanların kesinlikle işbaşı yaptırılmayacağı ortaya çıktı. Ulaşım sektöründe faaliyet gösteren büyük firmalardan biri çalışanlarına gönderdiği mesajda Covid-19 sebebiyle rahatsızlığı olan personele işbaşı yaptırılmayacağı talimatı verildiğine işaret ederek normalleşme sürecine bağlı olarak 8 Haziran’dan itibaren sağlıklı çalışanlarının ise ihtiyaç halinde işbaşı yaptırılacağını duyurdu.

Firma, kanser tedavisi görmüş, kalp krizi geçirmiş ya da kalp ameliyatı olmuş, akciğer hastalığı ya da organ nakli olan, akut koroner sendromu geçirmiş, şeker ve hipertansiyon hastası çalışanlarının kesinlikle işbaşı yaptırılmayacağına dikkat çekti.

DİSK üyelerine de dayatılıyor, Bakanlığa yazı yazacaklarmış!

Bu dayatmaların sadece sendikal örgütlenmenin olmadığı işyerlerinde değil, olanlarda da gündeme geldiğini DİSK Başkanı Arzu Çerkezoğlu’nun açıklamalarından anlaşılıyor. Çerkezoğlu, üyelerinden bu yönde ciddi şikayetler geldiğini belirtiyor. Pandemi sürecinin başından beri izledikleri tutumu yineleyerek, verileri toplayarak Bakanlığa yazı yazacaklarını belirtiyor! Kamuda yapıldığı gibi kronik hastalığı olanların ücret veya herhangi bir hak kaybına uğramadan izinli sayılmasını isteyeceklerini söylüyor. “Doktorlar da kime çalışır kime çalışmaz raporunu vereceklerini tam bilmiyorlar. Özel sektördeki gri alanların netleştirilmesi şart” diye ekliyor. Daha fazlası değil…

Aile sağlığı merkezlerinde yığılma

Her şeyi yüzüne gözüne bulaştırıp, ek sorunlar yaratmakta mahir olan AKP’li devlet, kronik rahatsızlığı olan kamu emekçilerinin idari izinli sayılması için getirdiği prosedürlerde de benzer bir tablo yarattı. Bu sefer de bu emekçilerin rapor alma işlemlerindeki aksamalar aile hekimlerinde yığılmaya neden oldu.

Cumhurbaşkanlığı tarafından geçen hafta yayınlanan 2020/8 Sayılı Genelge gereği, kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan (Sağlık Bakanlığı ve Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı hariç) 60 yaş ve üzerinde olanlar ile Sağlık Bakanlığı’nın belirlediği kronik hastalığı bulunanlar Covid-19 süreci boyunca idari izinli sayılacaklar. Kronik hastalık durum belgesinin e-nabız sisteminden alınabileceğini bildiren bu yazıda, sistem üzerinden durum belgesi alamayanların hastalık raporları ile birlikte kayıtlı oldukları aile hekimine müracaat ederek durumu uygun görülenlere “Covid-19 idari izin” tanısı ile rapor düzenlenebileceği duyuruldu. Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi Türk Tabipleri Birliği Aile Hekimliği Kolu yaptığı açıklamada, “Sağlık Bakanlığı alt yapısını hazırlamadan yeni bir karmaşanın önünü açmış ve aile hekimleri ile vatandaşları karşı karşıya getirmiştir. Aile hekimlerinden hasta programlarında olmayan bir ICD kodu üzerinden izin tanılı rapor verilmesi istenmektedir. E-nabız sistemini düzgün ve yeterli çalıştıramayan Sağlık Bakanlığı bu karışıklığı aile hekimleri aracılığı ile çözmek istemektedir.

Sistemin düzgün ve istenilen şekilde kurgulanamayışı, yüklenme nedeniyle giriş yapılamaması vatandaşların aile sağlığı merkezlerine akın etmelerine yol açmıştır. Hasta yoğunluğu olduğu bir süreçte aile sağlığı merkezlerinin kalabalıklığını, dolayısıyla bulaş riskini ve mevcut iş yükünü daha da artıran bu uygulama yaşanılan kaos nedeniyle aile hekimlerini aynı zamanda hedef haline getirmiştir. Tüm bu gelişmeler, istenilen bu raporun aile sağlığı merkezlerinden de alınamaması durumunda, meslektaşlarımıza karşı şiddet olarak yansıyacaktır, bundan büyük endişe duymaktayız” ifadelerine yer verdi.