HDP’nin “Darbeye Karşı Demokrasi Yürüyüşü”nün engellenmesi için 10 ile, kimisinde 15 kimisinde 2 ya da günlük sürelerle giriş çıkış kısıtlaması, toplantı, gösteri, basın açıklaması, bildiri dağıtımı, stant yasağı getirilirken; İstanbul Valiliği de koronavirüs salgınını bahane ederek bu ayın sonuna kadar kentte yapılması planlanan tüm eylem ve yürüyüşlere yasak koyduğunu duyurdu.
Çarkların dönmesi, işçilerin fabrikalardan ya da mahallelerinden aldıkları virüsle enfekte olup, yayması umurlarında değilken; kentte yapılacak eylem, gösteri ve yürüyüşlerin virüsün bulaşmasının sebebi gibi gösterilmesini ifade eden İstanbul Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü, İl Hıfzıssıhha Meclis’in aldığı kararda, “Yazılı ve görsel medyada yer alan; bazı siyasi parti, sendika ve sivil toplum kuruluşlarının, insanların toplu olarak bir araya gelmelerine sebebiyet verecek eylem/etkinlik programları düzenleyeceklerine ilişkin haberler değerlendirilmiştir” denildi.
Virüsle “provokatif” diye tanımlanan eylemeler arasında doğrudan ilişki kurulan (!) ve arkasında nasıl bir yaklaşımın olduğu apaçık ortada duran kararda şunlara yer verildi:
-Eylem/etkinlik programında sivil toplum kuruluşları, siyasi partiler ve sendikalara yapılması muhtemel ziyaretlerde, sosyal mesafe kuralına uygun olarak hareket edilmesinin sağlanması,
-İlimizde yapılması planlanan basın açıklamalarının, yalnızca parti binalarının içerisinde veya önünde 50 kişiyi geçmeyecek sayıda katılımcıyla, sosyal mesafe kuralına uygun olarak yapılabileceği, yapılması planlanan yürüyüşler ile açık hava toplantısı, toplu karşılama ve uğurlama gibi eylem/etkinliklerin hastalığın yayılmasına neden olacağı öngörülerek müsaade edilmemesi,
-Olası provokatif eylemlerin ve salgın hastalığın yayılmasını önlemek amacıyla; hastalığın engellenmesine yönelik olarak ilimizdeki muhtemel eylemlere katılmak için hareket edecek grupların, şehrimize giriş ve çıkışlarının kısıtlanması,
-Başka illerde yapılması planlanan eylem/etkinliklere, ilimizden katılım sağlayacak grup ve şahıslara izin verilmemesi,
-Park ve bahçelerde hastalığın yayılmasına neden olacak şekilde çadır ve stand kurulmasına müsaade edilmemesi,
-Konu hakkında gerekli hassasiyetin gösterilerek uygulamanın yukarıda belirtilen çerçevede eksiksiz bir şekilde yerine getirilmesinin sağlanması, tedbirlere uymayanlar hakkında Umumi Hıfzıssıhha Kanunu’nun 282’nci maddesi gereğince idari para cezası verilmesi, aykırılığın durumuna göre Kanunun ilgili maddeleri gereğince işlem yapılması, konusu suç teşkil eden davranışlara ilişkin Türk Ceza Kanunu’nun 195’inci maddesi kapsamında gerekli adli işlemlerin başlatılması, kararları alınmıştır.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!