TTB: Oyalama değil, yasa istiyoruz!



TTB, Sağlık Bakanlığı’nın ‘meslek hastalığı’ genelgesinin, “‘Kovid-19’un meslek hastalığı olarak kabul edildiği” algısına yol açtığını ancak bu algının doğru olmadığını, illiyet bağının kanıtlanmasını içeren belgelerin SGK’ya gönderilmesi konusunda bir yönlendirme yazısının sözkonusu olduğunu ifade ederek, Meclis’e gönderdikleri 3 maddelik tasarının yasalaşmasını istedi


Türk Tabipleri Birliği (TTB), Sağlık Bakanlığı’nın meslek hastalığıyla ilgili olarak illere yazdığı yazının kamuoyunda ‘Covid-19’un meslek hastalığı olarak kabul edildiği’ algısına yol açtığını, ancak yazının Covid-19 nedeniyle mağduriyet yaşayan sağlık çalışanlarının belgelerinin SGK’ya gönderilmesini anlatan bir yönlendirme yazısından başka bir şey olmadığını ifade etti.

Sağlık emekçilerinin diğer örgütleriyle birlikte sosyal medyada #OyalamaDeğilYasa etiketiyle paylaşımlar yapılarak Covid-19’un meslek hastalığı olarak kabul edilmesi istendi. TTB, “İlk günden itibaren sağlık çalışanlarının yıllarca illiyet ispatıyla uğraştırılmayacağı yeni bir yasaya ihtiyaç olduğunu söylüyoruz” diye belirtti ve TBMM’ye gönderdikleri yasa 3 maddelik yasa tasarısını paylaştı: 

-Yasa tüm sağlık çalışanlarını kapsasın

 

-Sağlık Bakanlığı’nın HSYS kayıtları illiyet bağı kabul edilsin

 

-Bu kayıtlar doğrudan SGK’ya gönderilsin, 4A, B, C, taşeron vs. tüm çalışanlar için eşit SGK kapsamı olsun 

Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi Başkanı Şebnem Korur Fincancı da “Kovid-19 tanısı ile tedavi alıp tedavi sonucu SGK Sağlık Kurulunca “malul” olduğuna karar verilenler ile hayatını kaybedenlerin “meslek hastalığı” veya “vazife malullüğü” hükümlerinden yararlandırılmalarına ilişkin yayınlanan genelgeyle ilgili, “Sanki meslek hastalığı ya da vazife malullüğü kabul edilmiş gibi bir algı oluştu ancak bunun gerçek olmadığını ifade etmek gerekiyor. Yazıda illiyet bağı arandığına dair bir ibre var, ispat yükünü sağlık çalışanına yüklüyor” dedi.

TTB’nin Twitter hesabından konuşan Fincancı, “Burada söz konusu olan doğrudan, hiçbir illiyet bağı aranmadan sağlık çalışanlarına vazife malullüğü ya da meslek hastalığının değerlendirilmesi olmalı. Dünyada da ülkelerin büyük çoğunluğunda bu uygulama yerleşmiş durumda. Türkiye’de SGK’ya bırakılmış, bir ispat yükünü sağlık çalışanına yükleyen bir yaklaşım var” dedi.

Fincancı’nın paylaşımı şöyle:  

Sağlık Bakanlığı genelgesi dikkate alınarak sanki meslek hastalığı ya da vazife malullüğü kabul edilmiş gibi bir algı oluştu ancak bunun gerçek olmadığını ifade etmek gerekiyor. Yazının kendisinde de illiyet bağı arandığına dair bir ibare var. Ekte bulunan formlar var ve bu sorulara sağlık çalışanlarının yanıt vermesi bekleniyor.

 

Örneğin, bu sorulardan biri, aynı kurumda başka hastalanan sağlık çalışanı olup olmadığı sorusu. Oysa iş yeri hekimlerinin başka herhangi bir sağlık çalışanı olmadan tek başına hizmet verdiği koşullarda, fabrikalarda,  atölyelerde hastalığın daha yaygın olduğunu bildiğimize göre; bu bir vazife malullüğü ya da meslek hastalığı olmanın yanına bile yaklaşamayacak.

 

Bunun yanında tabii ki illiyet bağı aranması demek ispat yükünü sağlık çalışanına yüklüyor. Burada söz konusu olan doğrudan, hiçbir illiyet bağı aranmadan sağlık çalışanlarına vazife malullüğü ya da meslek hastalığının değerlendirilmesi olmalı. Dünyada da ülkelerin büyük çoğunluğunda bu uygulama yerleşmiş durumda. Türkiye’de SGK’ya bırakılmış, bir ispat yükünü sağlık çalışanına yükleyen bir yaklaşım var.