AKP’li Melih Bulu’nun Boğaziçi Üniversitesi’ne kayyum rektör olarak atanmasına karşı başlayan ve geniş bir toplumsal destekle buluşan direniş çeşitli biçimlerle ısrarla devam ederken, devlet saldırganlığı da gerek sokakta gerekse yargıda tırmanıyor. Son olarak Boğaziçi direnişine destek vermek için duvar yazılaması yapan beş öğrenci gözaltına alınmış, gözaltına alınan öğrencilere destek için Çağlayan Adliyesi önüne giden dokuz Halkevi üyesi de polis saldırıyla aynı şekilde gözaltına alınmıştı. Bu saldırıları protesto etmek için Esenyurt’ta eylem yapan beş Halkevi üyesi de gece yapılan ev baskınlarıyla gözaltına alınmıştı.
Dün Çağlayan Adliyesi önünde Kaymakamlığın yasak kararı gerekçe gösterilerek darbedilip gözaltına alınan dokuz Halkevleri üyesiyse bugün çıkarıldıkları Adliye’de savcının ev hapsi istemiyle Asliye Hakimliği’ne sevkedildi! Asliye Hakimliği’yse dokuz kişiyi adli kontrol şartıyla serbest bıraktı. Bütün Halkevcilere yurtdışına çıkış yasağı ve imza şartı getirildi. MYK üyesi Rüya Kurtuluş haftada iki kez, diğerleri ise bir kez imza verecek.
Ne olmuştu?
Çağlayan Adliyesi önünde gözaltına alınan Halkevi üyeleri, serbest bırakılacakken savcılık son anda yukarılardan yapılan müdahaleyle karar değiştirerek, dokuz kişinin hepsinin sabah adliyeye çıkarılmasına karar verdi.
Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na muhalefetten gözaltına alınan dokuz Halkevci hakkında daha sonra açık kaynak taraması yapılarak, sosyal medya paylaşımları gerekçesiyle farklı suç isnatları da gündeme geldi.
İstanbul Valiliği de sürece müdahale ederek gece 23.16’da Halkevleri üyelerini hedef gösteren bir açıklama paylaştı. Valiliğin bu açık müdahalesi ile savcının karar değişikliğinin eş zamanlı olarak gerçekleşmesi dikkat çekti.
Bu saldırganlık altında Adliye’ye çıkarılan Halkevleri üyeleri savcılığın ev hapsi istemiyle Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edildi.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!