10 Ekim 2015’te savaş politikalarını, Kürt halkına yönelik zulüm siyasetini protesto etmek, halkların eşitliğini ve kardeşliğini savunmak için düzenlenen barış mitingine katılmak için hepimiz Ankara Gar önündeydik.
IŞİD katliam çetesinin ellerini kollarını sallayarak aramıza dalıp patlattığı o bombalar bu anlamlara yönelik düşmanlığın ifadesiydi. Bu ezeli düşmanlıkla binlercemizin toplandığı alanın ortasında patlatılan o bombalar aramızdan 103 yoldaşımızı, dostumuzu, arkadaşımızı aldı. Yüzlercesi yaralandı, sakat kaldı.
Kim unutabilir ki böyle bir günü? Parçalanan bedenler gökyüzünden adeta üzerimize yağdı. 10 Ekim hala korkunç bir film rulosu gibi gözlerimizin önünden akıp gidiyor. Acılarımız, öfkelerimiz ve sınıf kinimiz daha da büyüyor, koyulaşıyor.
IŞİD katliam çetesi ve ona olur veren resmi güçler bizim değerlerimizi, ideallerimizi hedeflediler. Biz o değerlerin taşıyıcıları olarak, son sorumlu hesap verene, gerçek adalet gelene kadar bu davanın ardını bırakmayacağız. Her duruşmada o buram buram adaletsizlik kokan o salonlarda olacağız.
10 Ekim Katliamı davasının “firari sanıklarının” sözüm ona yargılandıkları davanın 10 Mart’ta görülen duruşmasında tanık sıfatıyla ifade veren Büşra Şahin’e IŞİD avukatının müdahale etmesine tepki gösterilince heyet salonu terk etti, daha sonra da “bir daha olursa” diyerek aileleri tehdit etti. Duruşmayı 19 Mart Cuma Günü Saat 10:00’a erteledi.
Alınteri olarak tüm dostlarımızı, yoldaşlarımızı 10 Ekim’de katledilen yoldaşlarımızın ailelerini Adliye önlerinde ve duruşma salonlarında yalnız bırakmamaya çağırıyoruz.
Bu dava hepimizin davası, hepimiz birlikte davamıza sahip çıkalım ve 19 Mart Cuma günü saat 10:00’da adliye önünde olalım diyoruz.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!