Halkın yoksulluğunun hatırlatılmasına “ekmek buluyorlarsa demek ki aç değiller” diye yanıt veren, “eve ekmek götüremiyoruz” sözleriyle çaresizliğini anlatanın tepesine çay atarak “al çay iç rahatlarsın” diye adeta dalga geçen bir zihniyetin, o yoksulluğu dilencilik psikolojisini derinleştirmek için tepe tepe kullanması şaşırtıcı değil! Çarşı-pazarda fiyatlar alıp başını gitmişken, işsizlik çığ gibi büyüyorken, hiçbir sosyal güvencesi olamayan milyonlar her gün daha fazla çöplerden artık toplar hale geliyorken bu tablonun baş sorumlularından olan burjuva devle,t o kibirli haliyle olup biteni tepeden seyretmeye devam ediyor. Arada bir toplanan halkın tepesine çay fırlatarak, arada bir -özellikle seçim süreçlerinde-makarna-kömür dağıtarak yoksula reva görüleni bir kez daha hatırlatıyor.
Son olarak buna bedava patates-soğan dağıtmak eklendi. İthalat (ki yandaş şirketler eliyle) nedeniyle çiftçinin depolarında filizlenmeye yüz tutan milyonlarca tonluk patates ve soğanı “hayırsever devlet” satın alarak Erdoğan’ın deyimiyle “fakir-fukara-gureba”ya dağıtmaya başladı. Öyle ya ramazan ramazan daha iyi hayır mı olur! Birkaç günlüğüne de olsa o sofraların patates soğanla şenlenmesinden daha büyük lütuf mu!..
Birkaç gün önce başlandı bu hayırseverlik şovuna. AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaptığı açıklamada çiftçinin elinde kalan patates ve soğanları ramazan öncesinde hibe olarak dağıtacaklarını belirterek ve “1 milyon 200 bin ton patates ve 300 bin ton soğanı devlet olarak alalım ve hibe olarak vatandaşlara dağıtalım” ifadelerini kullanmıştı.
O andan itibaren bu şovun her etabı görüntülenerek basına servis edildi. Patatesler depolardan alınırken, tırlara yüklenirken, o tırlar yola çıkarken, belirlenen noktalara varırken, o noktalarda halka dağıtım yapılırken… Muhtemelen arkası o patates ve soğanlarla yapılmış yemeklerin konulduğu sofralara lütfedip oturmakla gelecek…
Fakat halka reva görülenin anlaşılması açısından oldukça çarpıcı olan bu atraksiyonlar aynı zamanda mevcut rejimin nasıl bir çaresizlik ve tükenmişlik içinde olduğunun da resmi oluyor. O kadar ki bu patates ve soğanların dağıtıldığı noktalara giden devlet bürokratları önlerinde kürsü kurarak basın açıklamaları yapıyor, o çuvalları ellerine alarak halkla hatıra fotoğrafları çekiliyor!
Baştan ayağa kibir, baştan ayağa vasatlık ve halkı aşağılamayı yüceltme düşkünlüğü!
Bazı şeylerde sona yaklaşıldığının işareti olan bir düşkünlük ve zavallılık!
Kürsüdeki Kadın İstanbul Vali yardımcısı Birazdan ilk Türk uzay mekiğinin fırlatıldığını ve yörüngeye başarıyla yörüngeye oturduğunu açıklayacak gibi gururlu ve kendinden emin. Arkada soğan ,patates çuvalları ve onu taşıyan işçiler Yükseldik sanıyorlar alçaldıkça tabana ..
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaptığı açıklamada çiftçinin elinde kalan patates ve soğanları ramazan öncesinde hibe olarak dağıtacaklarını belirtmiş ve “1 milyon 200 bin ton patates ve 300 bin ton soğanı devlet olarak alalım ve hibe olarak vatandaşlara dağıtalım” ifadelerini kullanmıştı.
Erdoğan’ın, Tarım ve Orman Bakanlığı’na bağlı Toprak Mahsulleri Ofisi tarafından alım yapılması için talimat vermesinin ardından, üreticiden alınan patates ve soğanlar ücretsiz olarak dağıtılmaya başlandı.
2019 yılında, Türkiye’deki ekonomik krizle birlikle enflasyondaki artış, gıda fiyatlarına da yansımıştı. Halk pazarları ile marketlerde sebze ve meyvelerin fiyatlarındaki yükseliş üzerine, Erdoğan, marketçilere ve pazarcılara tepki göstermişti. Bununla birlikte Erdoğan’ın talimatı ile Türkiye’deki belirli il merkezlerinde sebze ve meyve tanzim satış noktaları kurulmuştu.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!