Ayşe Özdoğan’ın sağlığı çözümsüzlüğe terk ediliyor



Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi, Denizli T Tipi Kapalı Hapishanesine götürülen ve tedavisinin Denizli’de yapılamayacağı gerekçesiyle Antalya Döşemealtı L Tipi Kapalı Hapishanesine sevk edilen ağır hasta mahpus Ayşe Özdoğan’ın durumuna ilişkin açıklamada bulundu.


Ceza İnfaz Kurumlarında yaşanan hak ihlalleri sürekli olarak artmakta ve yaşam koşulları daha da zorlaşmaktadır. Bu hak ihlallerinin başında, sağlığa erişimde yaşanan sorunlar gelmektedir. Binlerce mahpusun hastalıkları ağırlaşmakta, kronikleşmekte ve geç tedavi nedeniyle ne yazık ki ölümler meydana gelmektedir. Ayrıca pandemi sürecinde sağlık sorunları ve sağlığa erişim engelleri katlanarak büyümektedir. Ülkenin yakıcı konularından olan hasta mahpuslar sorunu tüm çabalara rağmen çözümsüzlüğe terk edilmek isteniyor.

Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi, bu hafta 02 Ekim 2021 tarihinde Denizli T Tipi Kapalı Hapishanesine götürülen ve 08 Ekim 2021 tarihinde tedavisinin Denizli’de yapılamayacağı gerekçesiyle Antalya Döşemealtı L Tipi Kapalı Hapishanesine sevk edilen ağır hasta mahpus Ayşe Özdoğan’ın durumuna ilişkin açıklamada bulundu.

Ailesi tarafından kamuoyuna yansıyan durumuna ve tek başına yaşamını sürdüremeyecek halde olmasına rağmen tutuklanarak hapishaneye konulan Ayşe Özdoğan’ın ailesi ise İHD Ankara Şubesi’ne başvurarak duyarlılık çağrısında bulundu.

Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi tarafından yapılan açıklamada ise şunlara değinildi;

Ayşe Özdoğan 4. Evre Maksiller Sinüs kanseri hastasıdır. 11 Kasım 2019 da biyopsi mahiyetindeki ameliyatla yanağından tümör alınmış ve gömülü iki dişi çıkarılmıştır. 12 Kasım 2019’da ameliyattan bir gün sonra görülen mahkemesinde, hastanede yatıyor olmasına rağmen kaçak muamelesi yapılmış ve bir sonraki mahkemeye zorla getirilmesine karar verilmiştir.

14.12.2019 karar mahkemesinde patoloji raporları ile kanser olduğu acil ameliyat olması gerektiği belirtilmesine rağmen hâkimin ‘Cezaevinde kalamaz Raporu alınsın’ beyanıyla tutuklanıp Antalya Döşemealtı L tipi Kapalı cezaevinde 15 gün tutulmuştur. Tutuklandığında ameliyatın üzerinden henüz 40 gün geçtiği için ağzının içinde hâlâ dikişler vardı ve katı gıda tüketemiyordu. Hapishanede kişisel ihtiyaçları yanında olan kişiler tarafından karşılandı. Tansiyonu düşüp kötüleştiğinde 1 saat sonra müdahale edildi. Başı dönüp tansiyonu düştüğü için kafasını ranzaya vurdu. Rapor alma sürecinde cezaevi personelinin psikoloji şiddetine maruz kaldı. Rapor için hastaneye gidildiğinde katı gıda tüketildiğini belirtmesine rağmen aç bırakılmıştır. 26 Aralık 2019 tarihinde Antalya Adli Tıp Kurumu’nun verdiği rapor ile tahliye edilmiştir.

02 Ocak 2020 tarihinde Antalya Memorial Hastanesi’nde tekrar 10 saat süren bir ameliyat geçirmiş ve 1 gün yoğun bakımda tutulmuş, 5 gün boyunca da hareketsiz yatmıştır. Geçirdiği ameliyatta üst çenesinin yarısı, elmacık kemiği, gözyaşı kanalları, tükürük bezleri ile dişleri alınmış, bacağından kemik ve doku nakli yapılmış ve yüzün çökmemesi için gözünün altına plak yerleştirilmiştir. 3 hafta boyunca düz durmak zorunda olduğu için gece gündüz başında nöbet beklenmiş ve 2 ay katı gıda tüketemediği için poplarla beslenmiş ve yutma refleksini kaybetmiştir. Ameliyattan 15 gün sonra denetimli serbestlik için ayakta duramayacak haldeyken haftada 2 gün imzaya çağırılmış ve gitmek zorunda kalmıştır. Antalya Eğitim Araştırma Hastanesinde 30 gün boyunca ışın tedavisi görmüş, ışın tedavisi sonrası çenesinde daralma meydana gelmiştir. Burun deliğinin yapışması, östaki borusunun hasar görmesi ile işitme kaybını oluşmuştur.

Ameliyat bölgesinde iki gözün beyne yakın kısmında kalınlaşma oluşmüş ancak bunun kanserden mi, ışın tedavisinden mi ya da ameliyat kalıntısı mı olduğu anlaşılamamıştır. Bu kalınlaşma Nisan ayındaki tetkiklerde arttığı için Antalya’da Plâstik Cerrahi uzmanı, Onkoloji Profesörü, KBB Profesörü, Beyin Cerrahı Profesörü toplanarak normalde bir onkoloji hastasının tetkiklerinin 3 ayda bir yapılıyor olmasına rağmen Ayşe Özdoğan’ın 1 buçuk ayda tetkik yaptırmasına karar verilmiştir. Kulağında sıvı toplanmasından kaynaklı olarak 2 ayda bir kulağına tüp takılarak sıvının boşaltılması gerekmektedir. Nakil yapıldığı için damağında delik oluşmuş ve bu nedenle yediği yemek ve içtiği su burnundan gelip ağız boşluğuna kaçmaktadır. Gözün altına konulan plakanın çıkarılması gerekmekte ancak ameliyatın şu anda risk taşıdığını, hayati tehlikesi yüksek olduğu için ayda bir MR çektirmek durumundadır. Bundan sonra daha en az 4 ya da 5 ameliyat olması gerekmektedir ve bu ameliyatlar için tam iyileşme ve ışın tedavisinin etkisinin geçmesinin beklenmektedir.

Temmuz 2021’de cezası onaylanmış ve İnfaz erteleme talep edilmiştir. Antalya Eğitim Araştırma Hastanesinden Cezaevinde kalamaz Raporu istenmiş ve hastane tarafından 09 Temmuz 2021 tarihinde ‘cezaevine kalamaz raporu” verilmiştir. Savcılık yeterli görmeyip İstanbul Adli Tıp Kurumundan da rapor istemiştir. Uzun yolculuğu bünyesi kaldıramayacağı için Hastaneden yola çıkamaz raporu alınmış ve tetkikler İstanbul’a gönderilmiştir. İstanbul Adlı Tıp Kurumu ‘tetkiklerin yetersiz olduğunu, onkoloji ana bilim dalından metastaz var mı, devam eden tedavi var mı, ameliyat planlanıyor mu?’ şeklinde Antalya Tıptan beyan istemiştir. 22 Eylül 2021 tarihinde Akdeniz Tıp Kurumu’nda hiçbir yeni tetkik yapılmadan, muayene bile edilmeden “Şüphelenilen bir nokta var fakat metastaz diyemeyiz, planlanmış bir ameliyatın yok, takip edilen tedavin, yok rutin kontrole gelmen yeterli “şeklinde fikir beyan edeceğini belirtmiş ve 01 Ekim 2021 İstanbul Adli Tıp Kurumunun ‘Cezaevinde kalabilir’ raporu vermesi ile Antalya 8.Ağır Ceza mahkemesi infazın gerçekleşmesine karar vermiş ve 02 Ekim 2021 de kendi ikametinde kötü muamele ile tutuklanarak cezaevine götürülmüştür. Götürüldüğü gün kalp ritim bozukluğu ve açık yarasındaki kanamanın artması nedeniyle hastaneye kaldırılmıştır. Revir soğuk olduğu için yüzündeki ameliyatlı kısım şiştiği için çarşaf sararak ısıtmaya çalışmaktadır. Damağında delik nedeniyle yemekler baharatlı olduğu için yemek yiyemiyor ve açık yarasının cezaevi şartlarında mikrop kapma ihtimali çok yüksektir.

Ayşe Özdoğan 8 Ekim 2021 itibari ile Denizli’deki hastanelerin müdahale edemediği gerekçesiyle Antalya Döşemealtı L Tipi Hapishanesine sevk edilmiştir. Oysa Ayşe Özdoğan’ın 4. Evre olan ve her gün ilerleyen, ağırlaşmış olan kanser hastalığı nedeniyle hapishanede tutulması kabul edilemez. Hapishanede tek başına kalabilmesi, kendi bakımını yapabilmesi mümkün değildir. Acil olarak infazının ertelenmesi için gerekli işlemler bir an önce yapılmalı ve yaşam hakkının korunması için tahliye edilmelidir.

Bizler; Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi olarak 370. Haftada, Hasta Mahpusların durumlarını dile getirdik. Tüm bu sorunlar kalıcı bir şekilde çözülünceye kadar taleplerimizi dile getirmeye ve kamuoyu ile paylaşmaya devam edeceğiz.