Ağır çalışma koşullarında, karşılığı ödenmeyen uzun mesailerle çalışan Farplas işçileri, “asgari ücretle çalışıyorlar beğenmiyorlar” denilerek dayatılan sefalet ücretini reddedip, taleplerini dile getirdikleri direniş süreci başlatmıştı. 20 Ocak’ta başlattıkları bu süreçte topluca iş durdurmuş ve bu sırada da çözümün sendikal örgütlülükte olduğuna karar vererek 7 ayrı taşeron firma ve 5 farklı işkolunda gösterilmelerine rağmen bu engelleri de aşarak DİSK Birleşik Metal’de örgütlenmişlerdi. Yaklaşık bir hafta süren ve Farplas patronunun tedarikçisi olduğu büyük otomotiv şirketleri karşısında zor durumda bırakan direniş, patronu “tamam taleplerinizi değerlendireceğim” demek zorunda bırakmıştı.
Patronun bu tutumu karşısında işçiler eylemlerine son vermiş ve Birleşik Metal’de örgütlenmelerini sürdürmüştü. Bu arada patron enerji kesintilerini fırsata çevirip, idari izne gönderdiği işçileri tazminat haklarına da çökecek şekilde işten atmaya başlamış, bu kıyım 50’si kadın 150 işçiye kadar çıkmıştı. Tüm bunlar olurken de Birleşik Metal’in yetkisi bakanlıkça onaylanmıştı.
İşten atılan işçiler patronun bu dalaverelerine karşı 30 Ocak’ı 31 Ocak’a bağlayan gece fabrikaya girerek hem kıyımdan vazgeçilmesini hem de sendikayla toplu sözleşme masasını oturulmasını istediler. Patronun imdadına polis yetişti ve direniş sabah erken saatlerde polisin işçileri işkence ederek gözaltına almasıyla sonlandı.
İşten atılan işçiler 2 Şubat’tan beri fabrika önünde direnirken, içerdeki işçiler de katı bir baskı ve tecrit altına alındı. İşçilerin işsiz kalmak korkusuyla dışarda direnen arkadaşlarıyla birlikte hareket etmemeleri için fabrika yönetimi baskı ve mobbingin tüm biçimlerini devreye soktu.
Bu hal dün gece yönetimin işçileri baskı ve şantajla Birleşik Metal’den istifa ederek Türk Metal’e (TM) geçmeleri için çalışma yapmasına kadar vardırıldı. İşçilerin kayıt altına aldıkları görüntülerde yönetimdeki kişiler, onlara Birleşik Metal’de örgütlenmelerinin kendileri için tehlikeli olduğu konusunda uyardıklarını, ama şimdi TM’de örgütlenmelerinin bizzat fabrika yönetimince desteklendiğini, başlarına bir şey gelmeyeceğini söylüyordu. Elinde telefon olan bu kişi işçilerin TM’de örgütlenmesi için işi hızlandırıp hızla e devlet üzerinden sonuca bağlamaya çalışıyordu.
Türk Metal çetesiyle kol kola gerçekleştirilen bu pratikten haberdar olan direnişçi işçiler yapılan kalleşliğe karşı içerdeki arkadaşlarına güç vermek için hızla mobilize olup, fabrika önüne gittiler. “Türk Metal defol!”, “Patron şaşırma, sabrımızı taşırma!” sloganları, halaylar, içerdeki arkadaşlarına çağrı konuşmaları yapan işçiler, sabah da fabrika önünde toplanarak direniş kararlılığını gösterdiler.
Türk Metal’le MESS satış sözleşmesini imzalayan, centilmenlik anlaşması yapan Birleşik Metal bu duruma ilişkin henüz bir açıklama yapmadı. Yaşananlar doğal bir gelişme değil oysaki. Türk Metal gibi bir çetenin sendika değil, patronların koltuk değneği, mayın katırı ve gerekirse sopası olduğunu bir kez daha kanıtladığı bu pratiğe karşı net bir tutumun söylemde bile olsa alınmaması tek kelimeyle vahim.
Tüm bunlar olurken Farplas direnişi devam ediyor. İşçiler yarın da (16 Şubat 2022) Farplas’ın Maslak’taki Genel Merkezi önünden taleplerini haykıracak. Farplas patronunun ardı arkası gelmeyen sınıf düşmanı tutumlarına bir de buradan tepki gösterecek.
Gelinen noktada işçi ve emekçilerin Farplas direnişini daha güçlü sahiplenmesi, maddi-manevi her araçla sarıp sarmalamasıysa çok daha kritik bir anlam kazandı.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!