DİSK’e bağlı Genel-İş Sendikası Araştırma Dairesi (Emek Araştırma) her yıl olduğu gibi bu 8 Mart’ta da Kadın Emeği Raporu hazırladı. 2 Mart’ta yayınlanacak rapor, kadın ve erkek emeği arasındaki eşitsizliğin derinliği ve sonuçlarını çarpıcı bir şekilde ortaya koyuyor. Aynı işi yapan kadınların erkek işçilerden yüzde 27,4 gibi büyük bir oranda az ücret aldıklarını, kadın istihdamında güvencesizliğin yaygınlığını, işsizlik oranlarının giderek büyüdüğünü, istihdama katılım oranının düşük olduğunu, sendikalaşma oranlarının erkek işçilerle kıyaslandığında yüzde 5,7 daha düşük olduğunu ortaya koyan rapor özet olarak şöyle:
İstihdamda cinsiyet açığı büyük, kadın işsizliği tırmanıyor
OECD ülkeleri ortalamasında istihdamda cinsiyet açığı yüzde 14,5; AB ülkeleri ortalamasında yüzde 10 iken, Türkiye’de bu oranın yüzde 39,1 olduğu kaydedilen raporda, Türkiye’de kadın işsizliğinin de her geçen gün arttığı belirtildi. Buna göre 2020 yılında geniş tanımlı kadın işsiz oranı yüzde 36,6 oldu. Bu oranın diğer birçok ülkeyle karşılaştırılınca oldukça yüksek olduğu kaydedilen raporda, “Yıllar içerisinde dar tanımlı kadın işsizlik oranına bakıldığında kadınların işsizlik oranlarının daha da yükseldiği ve kadın erkek işsizlik farkının kadınlar aleyhine daha da açıldığı görülmektedir” denildi.
Genç kadın işsizliği resmi verilerin 2 katı!
İşsizlikten en fazla genç kadınların etkilendiği kaydedilen raporda, TÜİK’in verilerinin gerçeği yansıtmadığı vurgulandı. TÜİK’in 2021 yılı 4. çeyrek verilerine göre, 15-24 yaş arası genç kadın işsizliğinin 493 bin kişi ile yüzde 27,2 olduğunun belirtildiği, oysaki geniş tanımlı genç kadın işsizliğinin 943 bin kişi ile yüzde 42,7’la dar tanımlı işsizliğin iki katı olduğu kaydedildi.
13,3 milyon kadın ücretsiz bakım emeği verdiği için çalışma hayatına katılamıyor!
Raporda 13,3 milyon kadının ev işleri ve bakım sorumlulukları nedeniyle çalışma hayatına katılamadığı, erkekler açısından bu sayının yok denilecek kadar küçük olduğu belirtilerek, “Bu da açıkça gösteriyor ki, ev işleri ve bakım emeği, devletin, işverenin ve erkeklerin sorunu değil sadece “kadınların sorunu” olarak görülmektedir” denildi.
Her 10 kadından 3’ü kayıt dışı çalıştırılıyor! 1,2 milyondan fazla kadın ise hem yarı zamanlı hem de kayıt dışı çalıştırılıyor
Raporda kadın emeğinde kayıtdışılığın daha da yüksek olduğu tespit edilerek, “Türkiye’de her 10 kadından 3’ü kayıt dışı çalıştırılmaktadır. Esnek istihdam olarak da bilinen ve daha çok yarı zamanlı çalışma ile özdeşleştirilen çalışma biçiminde de kadınların oranları yüksektir. Ülkemizde toplamda 1 milyon 533 bin kadın yarı zamanlı çalışırken yarı zamanlı çalışanların yüzde 73’ü de kayıt dışı çalıştırılmaktadır” denildi.
Erkekler, kadınlardan yüzde 27,4 daha fazla kazanıyor
Çalışma hayatında toplumsal cinsiyete dayalı eşitsizliklerin önemli bir göstergesinin de ücret adaletsizliği olduğu kaydedilen raporda, Türkiye’de erkeklerin kadınlara göre yüzde 27 oranında daha fazla kazandığı ifade edildi. Erkek ve kadınlar arasındaki ücret eşitsizliğinin, işteki duruma göre de değiştiği ifade edilen raporda, ücretli ve maaşlı çalışan kadın ve erkekler arasında yüzde 17,6’lık bir ücret eşitsizliğinin bulunduğuna dikkat çekildi.
Yevmiyeli çalışmada bu fark daha da büyüyor
En fazla ücret eşitsizliğinin yevmiyeli çalışan erkek ve kadınlar arasında görüldüğü kaydedilen raporda bu, “Yevmiyeli çalışan erkekler, yevmiyeli çalışan kadınlara göre yüzde 83,8 daha fazla kazanmaktadır. Ücretli çalışan babalarla ücretli çalışan annelerin ortalama ücret farkı ise yüzde 19’dur. Söz konusu veriler kadınlar açısından çocuk sahibi olmanın ücret geliri açısından bir ceza haline geldiğini ortaya koymaktadır” şeklinde vurgulandı.
Her 10 kadın işçiden sadece biri sendikalı: Kadın işçilerin sendikalaşma oranı yüzde 10 iken, erkeklerin yüzde 15,7’dir.
Kadının işgücüne ve istihdama katılımıyla sendikalaşma arasında doğrusal bir ilişkinin olduğu hatırlatılan raporda, Türkiye’de kadın istihdamının düşüklüğü, esnek ve güvencesiz çalışmanın yaygınlığının sendikalaşma oranlarını da belirlediği dile getirildi. Ek olarak sendikaların erkek egemen yapılarının da kadın işçilerin örgütlenmesini zayıflatan bir faktör olduğu hatırlatıldı.
Kadınların en çok sendikalı olduğu işkolu: Sağlık ve sosyal hizmetler
Raporda, kadınların yoğun olarak çalıştığı işkollarında sendikalaşma düzeyinin yüksek olduğu, cinsiyete dayalı işbölümü nedeniyle kadın örgütlülüğünün de buna bağlı olarak sağlık ve sosyal hizmetlerde yoğunlaştığı vurgulandı. Buna göre sağlık ve sosyal hizmetlerde örgütlenme oranı yüzde 24,9, ticaret, büro, eğitim ve güzel sanatlar işkolunda da yüzde 21,4. Raporda üçüncü sırada da yüzde 16,4’le kadın istihdamının düşük olduğu genel işler işkolunun geldiği ifade edildi.
Raporun tamamı şu linkte
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!