Sağlık emekçileri her yerde G(ö)REVde



Türk Tabipleri Birliği (TTB) ve sağlık emek-meslek örgütlerinin çağrısıyla hakları, hayatları ve halkın sağlık hakkı için 14-15 Mart’ta Türkiye genelinde yapılacak grevin ilk günü güçlü bir katılıma sahne oldu. 10 örgütün çağrısıyla gerçekleşen greve hekimler ve sağlık emekçileri yoğun ilgi gösterirken, hastalar da yapılan çağrılara uyarak hastanelere gelmedi. Emekçiler sabah saatlerinden başlayarak tüm illerde ve …


Türk Tabipleri Birliği (TTB) ve sağlık emek-meslek örgütlerinin çağrısıyla hakları, hayatları ve halkın sağlık hakkı için 14-15 Mart’ta Türkiye genelinde yapılacak grevin ilk günü güçlü bir katılıma sahne oldu. 10 örgütün çağrısıyla gerçekleşen greve hekimler ve sağlık emekçileri yoğun ilgi gösterirken, hastalar da yapılan çağrılara uyarak hastanelere gelmedi. Emekçiler sabah saatlerinden başlayarak tüm illerde ve hastanelerde basın açıklamaları yaparak, 10 acil taleplerini bir kez daha açıkladılar. Hemen her hastane önünde yapılan açıklamaların ardından da kentlerin belirlenen hastanelerinde bir araya gelerek, neden greve gittiklerini anlatıp, taleplerini bir kez daha ifade ettiler.

Bu seneki 14 Mart Tıp Bayramı kutlamalarına damgasını vuran gelişmelerden biri de onlarca yıldır her 14 Mart’ta çelenk bırakılan Taksim Anıtı’nın hekimlere yasaklanması, önlerine çıkarılan polis barikatıyla darbedilmeleri, gözaltına alınma çabaları oldu. Bu gelişme yapılan tüm eylemlerde protesto edildi.

“Oyalama değil, hakkımız olanı istiyoruz! Haklarımız için beyaz grevdeyiz”, “Önlüğümüzün beyazı, emeğimizin hakkı için 14-15 Mart’ta büyük G(ö)REVdeyiz”, “Hiçbir yere gitmiyoruz! Halkımızın sağlığı ve refahı için çalışmayı sürdürüyoruz!”, “Buradayız, gitmiyoruz, haklarımız için G(ö)REVdeyiz!”, “Vazgeçmiyoruz, hakkımız olanı alacağız!”, “Emek bizim, söz bizim” pankartlarının taşındığı eylemlere AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın birkaç gün önce söylediği “gideceklerse gitsinler” sözlerine yönelik tepki damga vurdu.

Sağlıkta dönüşümün halkın sağlık hakkına ulaşmasını imkansızlaştıran bir yıkım yarattığını, bu dönüşümün sağlık emekçileri ve hekimler açısından da aşırı çalışma-düşük ücret-performans dayatması-şiddet-mobbing anlamına geldiğini, mevcut tablonun sürdürülebilir olmaktan çıktığını vurgulayan emekçiler, 10 acil taleplerini yineleyerek, “vazgeçmiyoruz” dediler:

-Şiddetsiz ve güvenli bir çalışma ortamı için yeni ve etkili “Sağlıkta Şiddet Yasası” çıkarılsın, mobbing ve baskılar son bulsun.

-Performans, ek ödeme değil, insanca yaşamaya yetecek, yoksulluk sınırı üzerinde emekliliğe yansıyacak temel ücret sağlansın.

-3600’den 7200 kadar kademeli ek gösterge uygulansın.

-Fiili hizmet süresi (yıpranma payı) sağlık hizmetlerinde çalışan tüm emekçilere yıllık 90 gün üzerinden tam olarak uygulansın.

-OECD ortalamasında kadrolu güvenceli personel istihdamı yapılsın. Taşeron çalışma ortadan kaldırılsın.

-Toplumsal sağlık için güçlü ve etkin birinci basamak sağlık örgütlenmesi sağlansın. Ceza yönetmeliği kaldırılsın.

Özgür ve bilimsel çalışma ortamı için meslek örgütleri üzerindeki baskılara son verilsin.

İstanbul’dan Diyarbakır’a, Ankara’dan Urfa’ya, Antalya’dan Mardin’e, Eskişehir’den Van’a, Bursa’dan Dersim’e, Bandırma’dan Adana’ya, kısacası hemen tüm illerde greve giden hekimler ve sağlık emekçilerine hastalar de destek verdi.