Onur Haftası’nın bu yılki teması: Direniş



Yapılan açıklamada 2013 yılında Gezi Direnişi sonrasında Onur Haftası’nın temasının “Direniş” olarak belirlendiği hatırlatılarak, aradan geçen yıllarda artan homofobi, transfobi, ace+fobi, bi+fobiye ve lubunyalığa dair her düşmanlığa karşı, erkek egemen devlet politikalarına, heteroseksizme ve şiddete karşı yeniden “Direniş” temasına karar verildiği belirtildi. “Tıpkı 1987’de Gezi parkı merdivenlerinde açlık grevi yaparak harekete ilk kıvılcımlarını veren trans …


Yapılan açıklamada 2013 yılında Gezi Direnişi sonrasında Onur Haftası’nın temasının “Direniş” olarak belirlendiği hatırlatılarak, aradan geçen yıllarda artan homofobi, transfobi, ace+fobi, bi+fobiye ve lubunyalığa dair her düşmanlığa karşı, erkek egemen devlet politikalarına, heteroseksizme ve şiddete karşı yeniden “Direniş” temasına karar verildiği belirtildi.

“Tıpkı 1987’de Gezi parkı merdivenlerinde açlık grevi yaparak harekete ilk kıvılcımlarını veren trans kadın seks işçilerinin direnişini hatırladığımız gibi yıllar içerisinde binlerce kişiyle sokaklara dolup taştığımız yürüyüşlerimizi unutmuyoruz. Bu sene bir kez daha ‘Direniş’ diyerek tüm direniş alanlarımızı yeniden hatırlıyoruz” ifadelerinin kullanıldığı açıklamada, Gezi davasında tutuklanan direnişçiler de selamlandı.

İktidarın 2015’ten beri çeşitli bahanelerle Onur Haftası etkinliklerinin yasaklandığı kaydedilen açıklamada, “Bir gecede çıkılan İstanbul Sözleşmesi’yle birçok nefretin kapılarını açan iktidar yaşadığımız tüm şiddetin sorumlusudur” denildi. Geçen sene yapılan Onur Yürüyüşü’nde gözaltına alınan ve haklarında dava açılan LGBTİ+’lar şahsında onur yürüyüşünün yargılandığı ifade edilen açıklamada, Onur Yürüyüşü’nün yasaklanamayacağının altı çizildi.

Eğitimden sağlığa, ulaşımdan barınmaya her alanda LGBTİ+’ların eşitlenme mücadelesinin sürdüğü ifade edilen açıklama, şöyle devam etti: “Boğaziçi direnişinde BULGBTİ+’nın kapatılması, hormon erişimlerinin her geçen gün zorlaşması, toplu taşımalarda cinsiyetlendirilmiş kartlar yüzünden günbegün sorunlar yaşanması, ‘makbul’ ve ‘yakışır’ komşu olamayacağı gerekçeleriyle yerinden edilen ve ev bulamayan transların yaşadığı zorluklara karşı sesimizi yükseltiyoruz. Her alanda lubunyalar, translar eşitlenene kadar direniyoruz; haklarımızı rica etmiyor, istiyoruz! Eşit değiliz, eşitleneceksiniz! Ayrımcılığa ve nefrete inat direnerek ve dayanışarak herkes için eşit bir dünyayı mümkün kılacağız! Zamana bırakmıyoruz!”