TÜPRAŞ Aliağa Rafinerisi’nde kıyıma karşı işyerine kapanma eylemi



Bu yılın ilk çeyreğindeki satışlarını geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 286 oranında arttıran ve 895 milyon TL net kar elde eden TÜPRAŞ, Ege bölgesindeki en büyükler sıralamasındaki birinciliği son 2 yıldır Star Rafineri’ye bırakmanın acısını, emek sömürüsünü derinleştirerek çıkarma peşinde. Güvenceli-sendikalı çalışmayı tasfiye edecek adımların başında taşeron sistemini yaygınlaştırmak geliyor. Son zamanlarda bu konuda …


Bu yılın ilk çeyreğindeki satışlarını geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 286 oranında arttıran ve 895 milyon TL net kar elde eden TÜPRAŞ, Ege bölgesindeki en büyükler sıralamasındaki birinciliği son 2 yıldır Star Rafineri’ye bırakmanın acısını, emek sömürüsünü derinleştirerek çıkarma peşinde. Güvenceli-sendikalı çalışmayı tasfiye edecek adımların başında taşeron sistemini yaygınlaştırmak geliyor. Son zamanlarda bu konuda attığı adımlara işçiler tutum alınca da çeşitli biçimlerle (ücretsiz izin gibi) cezalandırma yoluna gitti. TÜPRAŞ’ın güvencesiz-örgütsüz-esnek çalışma biçimini yaygınlaştırmaktaki kararlılığı, 4 rafinerisinden 87 işçinin işten çıkarılması çabasıyla devam etti.

TÜPRAŞ’ta örgütlü olan Petrol-İş’le Koç Holding ve patron sendikası Kiplas arasında 2 Şubat’a başlayan toplu iş sözleşmesi görüşmeleri 17 Mart’a yani 45 gün içinde masada bağıtlanmıştı. Geçen sözleşme dönemindeki gibi sürecin yüksek hakem kurulunda bitmemesi ve işçilerin geçen yıllardaki zararlarının sözde telafi edildiği tezahüratlarıyla karşılanan bu 3 yıllık sözleşmeye aynı zamanda “rehabilitasyon sözleşmesi” etiketi yapıştırılmıştı.

Yüzde 40 oranında bir zamla bağıtlandığı halde övüle övüle bitirilemeyen bu sözleşmenin arkasının patronun atacağı “iyi niyet adımlarıyla” geleceği beklenirken, kısa süre geçmeden burjuvaların azami kar yamyamlığı apaçık şekilde sergilendi. Keza Ukrayna-Rusya “savaşı”nın avantaj ve dezavantajları hesaplanarak, bu koşulları avantaja çevirmenin yegane yolunun emek sömürüsünü derinleştirmek olduğu gerçeğine uygun davranılmaya başlandı. Koç’lar TÜPRAŞ’ta güvencesiz-örgütsüz bir çalışma rejimi oluşturmak konusundaki kararlılıklarını da Petrol-İş yönetimine sundukları ve “uyumsuzluk” gibi bir gerekçeyle dört rafineriden toplam 87 işçinin işine son verilmesi adımıyla gösterdi.

Mobbingin, çeşitli biçimlerde cezalandırma (taşeronda çalışmayı reddeden işçilerin bir haftalık ücretsiz izne çıkarılması gibi) biçimlerinin devreye girdiği bu süreç, sendika genel merkezine sunulan kıyım listesiyle devam etti. Arkasının fabrikayı sendikasızlaştırma ve taşeron çalışmayı yaygın çalışma biçimi haline getirme biçiminde geleceğiyse açık.

Petrol-İş Genel Merkezi’ne sunulan 87 kişilik “uyumsuz”lar listesine sendika genel merkezi aradan 2 hafta geçmiş olmasına rağmen herhangi bir tutum geliştirmedi. Koçlarla pazarlık yapmanın yanısıra sorumluluğu da şube yönetimlerine bıraktı.

Petrol-İş Genel Merkezi’nin tutumsuzluğu önceki gün Koç Holdig yönetimiyle yaptığı sonuçsuz görüşmenin ardından da devam etti.

Genel merkezin ve diğer şubelerin sessizliğine tepki gösteren Aliağa Rafinerisi işçileri bu gidişatın sonunun sendikasızlaştırmaya geleceğini düşünüyor. Bu rafineriden atılması istenen işçi sayısı 27. Petrol-İş Aliağa Şube Başkanı Hasan Toptan genel merkezin kendilerinden müzakerelerin devam etmesini istediğini, ancak kıyıma uğrayacak işçilerin seçimin yapılacağı bir müzakere masasına oturmayacaklarını, bir müzakere olacaksa bunun eşit koşullarda bir müzakere olması gerektiğini belirtti.

Petrol-İş Aliağa Şubesi bu yaklaşımla dün sabah rafineri içerisinde işçilere açıklamalarda bulundu. Açıklamaya, Star, PETKİM ve Ravago Airliquide temsilcileri de rafineri içerisine girerek destek verdi. O açıklamada işçiler 24 saat boyunca rafineri içerisinde işyerini terk etmeyerek eylemi sürdüreceklerini ifade etti.

“Pazarlık yapmayacağız”

Evrensel’den Eren Saran’ın haberine göre Petrol-İş Aliağa Şube Başkanı Hasan Toptan, “İşverenle 27 kişi üzerinden pazarlık yapmayacağımızı, buradaki sorunun yüz kızartıcı bir şey olmadığı takdirde arkadaşlarımız normal çalışma şartına döndükten sonra düzeleceğini söyledik. Ama işveren yetkilileri illa masada bir pazarlık olmasını ve bizim kişi seçmemizi istiyorlar. Sınıf mücadelemizde 27 kişi neyse 1 kişi de aynıdır. İşveren önümüzü tıkamaya çalışıyor. Daha önce bize gelinmiş olunsaydı biz görüşüp 27 arkadaşımızın da normal şartlarda çalışacağını düşünüyoruz. Bugüne kadar getiren ve tıkayanlar kimlerse sorumlular onlardır” dedi.

“Kişi seçtiren masada olmayacağız”

Önceki gün yapılan görüşmeye ilişkin de bilgi veren Toptan, “Müzakerenin devam edilmesi kararı alındı. Evet devam etsin ama şartların yeniden belirlenmesi lazım. Müzakere eşit şartlarda olur ama özellikle bizi kişi seçmeye getiren durumda Aliağa Şube olarak biz o müzakere masasında olmayacağız” diye konuştu.

Alınan eylem kararı kapsamında tüm işçilerin rafineride olacağını aktaran Toptan, “Tüm vardiyalar burada olacak. Hem içeride hem de dışarıda, sadece burada da değil tüm sosyal medyada devam edeceğiz. Burada yapılmak istenen sadece 1 işçinin çıkarılması değil 87 işçi üzerinden 4 bin kişiye mesaj vermek. Biz burada kararı kendi organlarımızda, tüm temsilcilerimizle aldık. Buradan Türkiye’ye mesaj verilmeye çalışıyor. TÜPRAŞ işçisi, PETKİM, Star, Ravago, Solupet işçilerinin yanlarında olduğunu biliyorlar. Bu şekilde yolumuza devam edeceğiz” dedi.