Perşembe, 16 Temmuz 2026

İstanbul, İzmir, Dersim barolarından 7-8 Temmuz’da boykot çağrısı



Yaralama suçu nedeniyle 5 yıl hapis kaldıktan sonra serbest bırakılan Abdullah Türkoğlu’nun kendisine dava açan Öznur Tufan ve Avukat Servet Bakırtaş’ı ateşli silahla katletmesinin ardından barolardan ardı ardına tepkiler yükseliyor. İstanbul, İzmir, Dersim baroları bu saldırının avukatlık mesleğine yönelik resmi tutumdan bağımsız ele alınamayacağını vurgulayarak, avukatları 7-8 Temmuz’da duruşmalara katılmamaya çağırdı. Türkiye Barolar Birliği: Avukatlık …


Yaralama suçu nedeniyle 5 yıl hapis kaldıktan sonra serbest bırakılan Abdullah Türkoğlu’nun kendisine dava açan Öznur Tufan ve Avukat Servet Bakırtaş’ı ateşli silahla katletmesinin ardından barolardan ardı ardına tepkiler yükseliyor. İstanbul, İzmir, Dersim baroları bu saldırının avukatlık mesleğine yönelik resmi tutumdan bağımsız ele alınamayacağını vurgulayarak, avukatları 7-8 Temmuz’da duruşmalara katılmamaya çağırdı.

Türkiye Barolar Birliği: Avukatlık mesleğinin itibarını zedeleyen uygulamaların mimarları da bu cinayette pay sahibidir

Türkiye Barolar Birliği (TBB), İstanbul Barosu’na kayıtlı Avukat Servet Bakırtaş’ın öldürülmesine ilişkin, “Avukatlık mesleğinin itibarını zedeleyen uygulamaların, kolluk kuvvetleri de dahil olmak üzere meslektaşlarımıza yönelik sistematik saldırılar karşısındaki duyarsızlığın ve nihayetinde yaşanan cezasızlık politikalarının mimarları bu katliamda pay sahibidir” açıklamasını yaptı.

TBB, İstanbul Barosu üyesi Avukat Servet Bakırtaş’ın öldürülmesi üzerine açıklama yaptı. TBB’nin resmi internet sitesinde yapılan yazılı açıklama şöyle:

Bugün, İstanbul Barosu’na kayıtlı meslektaşımız Avukat Servet Bakırtaş, sadece ve sadece mesleğini icra ettiği, tehditlere boyun eğmeden işini yaptığı ve davasından vazgeçmediği için ofisini basan bir cani tarafından katledildi. Üzüntümüz sonsuzdur.

Türkiye Barolar Birliği olarak avukata yönelik şiddet olaylarının araştırılması amacıyla Meclis araştırma komisyonu kurularak elde edilecek veriler doğrultusunda şiddet olaylarının önlenmesi için gerekli tedbirlerin alınması talebimizi 5 Nisan Avukatlar Günü’nde Meclis çatısı altında reddeden irade bugün meslektaşımızın yaşamını kaybetmesinde sorumluluk sahibidir. Avukatlık mesleğinin itibarını zedeleyen uygulamaların, kolluk kuvvetleri de dahil olmak üzere meslektaşlarımıza yönelik sistematik saldırılar karşısındaki duyarsızlığın ve nihayetinde yaşanan cezasızlık politikalarının mimarları bu katliamda pay sahibidir.

Mesleğimiz ve meslektaşımız adına hukuki sürecin başından sonuna kadar var olacağımızı ifade ediyor, Avukatın güvende olmadığı bir ülkede hiçbir vatandaşımızın güvende olamayacağını bir kez daha haykırıyoruz. Kabul edilemez bu saldırıyı lanetliyor; meslektaşımız avukat Servet Bakırtaş’a ve saldırıda hayatını kaybeden Öznur Tufan’a Allah’tan rahmet; ailelerine, sevenlerine ve camiamıza başsağlığı diliyoruz.”

İstanbul Barosu: Biliyoruz ki başımız sağ olmayacak

Avukatlık mesleğini yaptığı ve tehditlere rağmen açtığı davadan vazgeçmediği için katledilen Avukat Servet Bakırtaş’ın ardından yazılı açıklama yapan İstanbul Barosu, yarın saat 11:00’de meslektaşları için Bakırköy Adliyesi önünde olacaklarını belirterek, 7-8 Temmuz tarihlerinde de duruşmalara katılmama çağrısı yaptı. Açıklamada şunlar belirtildi:

Bugün Bakırköy’de bir meslektaşımızı alçakça sıkılan kurşunlara kurban verdik. Av. Servet Bakırtaş sadece ve yalnız avukatlık yaptığı için öldürüldü. Avukatı müvekkili ile özdeşleştiren sapkın zihniyet, silahtan aldığı güçle, ölüm kustu.

Soruşturmanın ilk saatlerinde bulunurken edindiğimiz bilgiye göre, yaralama suçu nedeniyle mahkum olup cezaevinden yeni çıkan ve kendisine karşı açılan tazminat davasının geri çekilmesini isteyen, ancak bu talebi reddedilince tehditlere başlayan katil zanlısının önce meslektaşımızı sonra da dava açan müvekkili öldürdüğü anlaşılmaktadır.

Bu ve benzeri gerekçelerle gerçekleşen avukat ölümleri ya da saldırılar, mesleğimizi yaparken hangi tehditleri taşıdığımızdan ötede, bu tehditleri yaratan toplumsal bakışı da anlatmaktadır. Avukatın rolünü ve yaptığı işi kavramaktan uzak bir zihin yapısının, giderek onu taraf konumuna sürüklemesi, kelimenin tam anlamıyla bir ilkelliktir. Bir mesleğin “ölümü göze alarak” sürdürülmesi, sürdürenler için ne denli onur vesilesi olsa da, o toplumun bir kesimi için utançtır..

Artık bildiriler yazmak, yaslar tutmaktan bıktık. Sanıkların ağırlaştırılmış müebbet hapislere mahkumiyetleri acımızı hafifletmiyor artık… Her bir avukat ölümünün bir “toplumsal ders” olmasını bekleyip, bu zavallı yaratıklara bir şeyler anlatmasını beklerken çoğalan ölümler, bizden bir parça daha koparmaya devam ediyor. Oysa biz adaletin tecellisi için yapıyoruz bu mesleği… Savunma olmazsa, “olmaz yargılama” diyoruz. Öylesine kutsiyet yüklüyoruz ki mesleğimize, şimdi bir özel müdafii olmazsa, bu katil zanlısını da “bir avukat” savunacak. 

Biliyoruz ki, başımız sağ olmayacak bizim…

Dilenen sabırların sırasız avukat ölümlerine yararı olmayacak. Avukat Servet Bakırtaş ile birlikte verdiğimiz can, taşan sabrımızın durdurduğu son yürek olmayacak. Duruncaya kadar hukuk adına, durduruluncaya kadar adalet adına atan Servet Bakırtaş’ın yüreği şimdi bizde atacak. Kamusal hizmet veren bir mesleğin mensupları olarak Av. Servet Bakırtaş’ı düşünce dünyamızda şehit olarak yaşatacağız.

Sözün bittiği yerdeyiz.

Yine de önce ailesine sonra da bütün meslektaşlarımıza, başsağlığı diliyoruz. Meslektaşımıza Allahtan rahmet diliyoruz.

İzmir Barosu avukatları duruşmalara katılmamaya çağırdı

İzmir Barosu, İstanbul Barosu üyesi Avukat Servet Bakırtaş’ın silahlı saldırı sonucu katledilmesi nedeniyle 7 ve 8 Temmuz tarihlerinde duruşmalara girmeme kararı aldı.

Baronun Bakırtaş’tın katledilmesinin ardından düzenlediği acil toplantı sonucu alınan kararın ardından tüm avukatlara duruşmalara girmeme çağrısında bulunuldu. Baronun açıklamasında şu ifadelere yer verildi.

“Avukatlara yönelik önlen(e)meyen şiddet ve saldırılar karşısında, yetkilileri uyarmak ve acil önlem için göreve çağırmak üzere tüm meslektaşlarımıza 7 ve 8 Temmuz tarihlerinde duruşmalara girmeme çağrısı yapılmasına karar vermiştir. Tutuklu işler dışında CMK müdafilerine Yönetim Kurulumuzun kararını gerekçe göstererek; özel vekil ve müdafilere de Yönetim Kurulumuzun kararına uyarak duruşmalara girmemeleri yönünde çağrıda bulunuyoruz. Bir yanda ekonomik şiddet, öbür yanda ölüm; Yeter artık!”

Dersim Barosu da “Savunmayı savunuyoruz” başlığıyla Avukat Servet Bakırtaş’ın katledilmesine karşı 7-8 Temmuz tarihlerinde duruşmalara katılınmayacağını duyurdu.