¿ Sıra kimde



Nəriman Bakı “Naziler komünistler için geldiğinde sesimi çıkarmadım; çünkü komünist değildim. Sosyal demokratları içeri tıktıklarında sesimi çıkarmadım; çünkü sosyal demokrat değildim. Sonra sendikacılar için geldiler, bir şey söylemedim; çünkü sendikacı değildim. Sonra Yahudiler için geldiler, sesimi çıkarmadım, çünkü Yahudi değildim. Benim için geldiklerinde, sesini çıkaracak kimse kalmamıştı.” Önce Naziler’e destek veren ancak sonrasında Nazi karşıtı …


Nəriman Bakı

“Naziler komünistler için geldiğinde sesimi çıkarmadım; çünkü komünist değildim.

Sosyal demokratları içeri tıktıklarında sesimi çıkarmadım; çünkü sosyal demokrat değildim.

Sonra sendikacılar için geldiler, bir şey söylemedim; çünkü sendikacı değildim.

Sonra Yahudiler için geldiler, sesimi çıkarmadım, çünkü Yahudi değildim.

Benim için geldiklerinde, sesini çıkaracak kimse kalmamıştı.”

Önce Naziler’e destek veren ancak sonrasında Nazi karşıtı olan Alman papaz Martin Niemöller’in yukarıdaki sözlerini Türkiye’de her gün yaşamaya başladık. 

En son Gülşen’in tutuklanmasında “yuh artık” ifadesinin daha yuh kısmı tamamlanmadan jeoloji alanındaki parlak denebilecek akademik kariyeri dışında boşboğazlığıyla, dahası “bok yedirmeyi” dahi savunabilecek kadar düşkünleşebilen devlet yanlısı Celal Şengör’ün dinlerin gerçekliğini açıklamasından dolayı “halk kin ve düşmanlığa tahrik”ten savcılığa çağrıldığı haberi düştü gündeme. Derken bu sefer Aleyna Tilki’nin konser yasağı haberi geldi.

İç politikadan dış politikaya, ekonomiden siyasete kadar her alanda harekat alanı iyice daralmış olan hükümet artık kime vurduğuna dahi bakmadan sopasını sallıyor. Bu sopa öncelikle seçim sürecinin nasıl geçeceğinin keskin bir işareti değilse, Allah’ın sopası olsa kâr etmez. 

Özel sektörde çalışan öğretmenlerin taleplerine polisin şiddetle saldırması, İstanbul Tokatköy’ün polis şiddeti eşliğinde yıkımı, 1 Eylül Dünya Barış Günü’nde yapılmak istenen basın açıklamalarına vahşi saldırılar son 1 hafta içinde olanlar sadece. 

AKP-MHP-Ergenekon kliği, ağırlaşmış sistem krizinin toplumsal patlamaya dönüşme olasılığından o denli korkuyor ki en ufak kıpırtıya dahi vahşice saldırarak sadece o direnişi engellemeye çalışmıyor, şiddetin dozunu kasten yüksek tutarak direnişe geçebilecek toplumsal kesimlere gözdağı vermeye çalışıyor.

Peki bundan sonra n’olacak? Dikkatli okuyucu fark etmiştir. Yazının başlığı bir soru cümlesi olmasına rağmen soru işareti hem cümlenin başında hem de ters biçimde duruyor.* Yazının başlığına ters soru işaretinin konulması “bundan sonra n’olacak sorusunun cevabı”na dair konuldu. Görünüşte ters olan bir problemin çözülmesinin belki de tek doğru yolu olabilir. Türkiye’de bugün olup bitenlere dair doğru cevaplar bulmadan önce soruları tersten (veya farklı biçimde) sormanın zamanıdır. O zaman sorumuzu yeniden sorarak bitirelim: ¿ Sıra kimde

* ¿ Ters soru işareti   dünyada sadece İspanyolca’da kullanılan bir noktalama işaretidir.