‘Taşerona kadro’ yalanını işçiler bozuyor!



Taşeron Belediye İşçileri Birliği’nin (TABİB) çağrısıyla pek çok ilden gelen taşeron belediye işçileri Ankara Ulus’ta basın açıklaması gerçekleştirdi. Çanpaş işçilerinin katılımındaki kitlesellik dikkat çekti. Açıklamaya Yenimahalle Belediyesi işçileri ile Genel İş Ankara 2. Nolu Şube başkanlığına aday olan Murtaza Koçbaş ve arkadaşları da katıldı. Taşeron işçiler basın açıklaması sırasında “Eşit işe eşit ücret!”, “Kadro hakkımız …


Taşeron Belediye İşçileri Birliği’nin (TABİB) çağrısıyla pek çok ilden gelen taşeron belediye işçileri Ankara Ulus’ta basın açıklaması gerçekleştirdi. Çanpaş işçilerinin katılımındaki kitlesellik dikkat çekti. Açıklamaya Yenimahalle Belediyesi işçileri ile Genel İş Ankara 2. Nolu Şube başkanlığına aday olan Murtaza Koçbaş ve arkadaşları da katıldı.

Taşeron işçiler basın açıklaması sırasında “Eşit işe eşit ücret!”, “Kadro hakkımız söke söke alırız!”, “İşçiler burada sendikalar nerede!”, “Yağma yok TABİB var!”, “Hak hukuk adalet!”, “Taşeron işçisi köle değildir!” sloganlarını attılar. Basın açıklamasında “Güvencesizlik köleliktir. Kadro İstiyoruz”, “Birleşe birleşe kazanacağız!”  yazan TABİB imzalı pankart açtılar. Açıklamaya katılan işçiler talepleri yazdıkları dövizler taşıdılar.

Basın açıklaması yapılmadan önce konuşan TABİB Ankara Temsilcisi, “Belediyelerde çalışan arkadaşlarımız ciddi anlamda baskı altındadır, baskılar, mobingler yapılıyor. Bunları herhangi bir ayrım gözetmeksizin söylüyorum. Bütün partilerin belediyelerinde maalesef ki bunlar yaşanmaktadır.  Çok yakın tarihte Yenimahalle Belediyesi işçileri yaşamaktadır. Maalesef ki buna sendikacılar da ayak uydurmuşlar.

Yenimahalle Belediyesi’nde şöyle bir gelişme yaşandı; sendikanın mevcut şube yönetimine karşı muhalif bir adayın olması ve muhalif adayı destekleyen insanlara ciddi anlamda mobing yapılmaktadır. Bu ağır mobbinglere dayanamayan bir arkadaşımız kalp krizi geçirerek hayatını kaybetmiştir. Biz bu durumların da takipçisi olup hesabını muhakkak soracağız” dedi.

Temsilci, konuşmasının ardından TABİB’in hazırladığı basın metnini okudu.

Açıklamada, TABİB’in belediye şirket işçilerinin öz örgütlenmesi olduğu, siyasi kimlik fark etmeksizin Türkiye’nin dört bir yanındaki belediye işçilerinin sorunlarını paylaşıp ortak çözüm aradıkları bir zemini ifade ettiği kaydedilerek, “Lideri yoktur, herkes eşit söz hakkına sahiptir. Bizi ortaklaştıran, işçi sınıfı olmamız, ücret karşılığında kamuda hizmet üreten insanlar olmamızdır” denildi.

Taşeronluk kaldırılmalı denildi, ama…

2017’de TÜRK-İŞ, HAK-İŞ ve DİSK’in de katılımıyla CHP Emek Büroları tarafından düzenlenen Taşeron İşçilik Çalıştayı’nda taşeronluğun çalışma yaşamını kuralsızlaştıran, işçiyi baskı altına alan modern bir kölelik düzeni olduğunun kabul edildiği, fakat o günden bugüne taşeron kölelik düzeninin belediye şirketleri aracılığıyla sürdürüldüğü vurgulandı.

Kayıtsız-koşulsuz 4D kadrosuna geçirilmeliyiz!

2018 yılında çıkan ve taşeronluğu bitireceği vadedilen 696 sayılı KHK ile belediye işçilerinin kadroya geçmeyi beklerken belediye şirketlerine geçirildiği ve yüz binlerce işçinin geçiş sırasında kazanılmış haklarının da gasp edilmesiyle ağır mağduriyetler yaşadıkları kaydedilen açıklamada, sendikaların bu süreçleri işçilere sağlıklı bir şekilde anlatmadıkları, mevcut duruma adeta rıza gösterdikleri belirtilerek şöyle devam edildi:

Norm Kadro ve Tediye alacaklarımız için, eşit işe eşit ücret verilmesi için mücadele etmeyenlerden, bizlerden aidat alarak lüks içinde yaşayanlardan, biz akşam evimize götüreceğimiz bir ekmeğin hesabını yaparken, son model arabalardan inmeyen, işçilerle empatiden uzak sendikacılardan da siyasilerden de bizler razı değiliz. Bizler geçinemiyoruz diyoruz sizler aidat deyip, oy deyip lüks içinde hayatlar yaşıyorsunuz. Artık bıçak kemiğe dayandı, kandırılmaya oyalanmaya sabrımız yok taleplerimizi dikkate alıp şartsız şurtsuz herkes için 4D kadro çalışması yapılmalıdır. Tek bir kişi bile açıkta kalmadan 4D kadromuzu almamız sağlanmalıdır. Hiçbir sendika, hiçbir siyasi parti, işçinin derdini dert edinmediği derdimize merhem olmadığı için kendi sesimizi kendimiz duyurmak amacıyla bir araya gelerek meydanlara indik.

Ekim ayındaki torba yasada haklarımız olmalı!

Ekim ayında meclise gelecek torba yasada belediye şirket işçilerinin kadro, ilave tediye, eşit işe eşit ücret ve zorunlu emekliliğin kaldırılması taleplerinin mutlaka yer alması gerektiğine vurgu yapılan açıklamada, “Kimse belediye şirket işçilerinin sabrını zorlamasın, kimse bizi yok saymasın. 562.712 şirket işçisiyiz. Yakınlarıyla milyonlarca insanız. Hükümet götürecek, hükümet getirecek kadar gücümüz var. Bıçak kemiğe dayandı” denildi.

Belediye işçilerinin sadece yüzde 9’u kadrolu!

“İtirazımız ayrımcılığa, sömürüye ve bunlar üzerinden gemisini yürütenlere” denilen açıklamanın devamında belediye işçilerinin çok azının kadrolu olduğu, yüz binlercesinin ise taşeron olarak, kadrosuz çalıştığı belirtilerek şu bilgiler verildi:

Belediyelerde çalışan kadrolu işçi sayısı yaklaşık 55 bin civarında iken (54.873) şirket işçilerinin sayısı ise resmi rakamlara göre 562. 712 olduğu ifade edilmektedir. Oransal olarak kıyaslandığında ise şirket işçileri yüzde 91 kadrolu işçiler ise sadece yüzde 9 dur. Bizlerde Kadrolu işçilerle birlikte ağır işler yapmaktayken bu ayrımcılık sosyal haklarda ve ücretlerdeki adaletsizlik nedendir? Bunun adı, işçiyi bölmektir.

Talepler

Yarım milyon işçiden aidat alan, Belediye İş, Genel İş, Hizmet İş sendikalarının hiçbir taleplerine sahip çıkmadığı, bu duruma tahammüllerinin kalmadığı kaydedilen açıklamada, talepler şöyle özetlendi: 1. Güvenceli iş sağlanmalıdır, keyfi işten atmalar durdurulmalı işten atılanlar işe iade edilmelidir. 2. 4D Norm kadro verilmelidir. 3. 52 günlük tediye hakkımız ve alacaklarımız verilmelidir. 4. Altı ayda bir enflasyon oranında refah payı eklenerek ücretler güncellenmelidir. 5. Haftalık 40 saat çalışma süresi aşılmamalıdır. 6. Zorunlu emeklilik kaldırılmalıdır

İşçiler konuştu

Basın açıklamasının ardından çeşitli belediyelerde çalışan taşeron işçiler söz alarak hem sendikaların bugünkü durumundan bahsettiler hem de taşeronluğun yarattığı sonuçları anlattılar. Enflasyonun alıp başını gittiği bu koşullarda işçilerin asgari ücrete mahkum edildiklerini ve sendikaların buna seyirci kaldıklarını kaydeden işçiler, bu koşullarda işçilerin de kendi öz örgütlenmelerine yöneldiklerini ve TABİB’in de böyle bir ihtiyaçtan doğduğunu ifade ettiler. Bu koşullar nedeniyle TABİB’in kısa sürede iyi bir yol katettiğine işaret eden işçiler, bilinçlendiklerini ve bedeli ne olursa olsun öz örgütlülüklerini yaratmakta kararlı olduklarını kaydettiler.

Açıklama çeşitli belediyelerdeki işçilerin konuşmalarıyla sona erdi..