‘Günde 59 bin adım atıyoruz, ama performansınız düşük diyorlar!’



Yıllık karını yüzde 350 oranında arttıran Koç Üniversitesi Hastanesi, taşeron işçiler DİSK’e bağlı Dev Sağlık-İş’e üye oldukları; angaryaya, mobbinge, kadın işçilere yönelik sözlü tacizlere, aşağılayıcı muamelelere, taşeron firmanın değişmesinin ardından ücret artışı ve tazminat haklarının da gasbedilmesine ve daha pek çok insanlık dışı koşula karşı tutum aldıkları için işçi kıyımına başladı. Yeterli işçi yokken bazı …


Yıllık karını yüzde 350 oranında arttıran Koç Üniversitesi Hastanesi, taşeron işçiler DİSK’e bağlı Dev Sağlık-İş’e üye oldukları; angaryaya, mobbinge, kadın işçilere yönelik sözlü tacizlere, aşağılayıcı muamelelere, taşeron firmanın değişmesinin ardından ücret artışı ve tazminat haklarının da gasbedilmesine ve daha pek çok insanlık dışı koşula karşı tutum aldıkları için işçi kıyımına başladı. Yeterli işçi yokken bazı işçiler “Uygun pozisyon yok” denilerek, bazıları canları çıkıncaya kadar çalıştırıldıkları halde “performans düşüklüğü” iddia edilerek ve başka onur kırıcı ithamlarla işten çıkarıldı.

Aralarında üç sendika temsilcisinin de bulunduğu işten atılan işçiler bugün Dev Sağlık-İş’le birlikte hastane önünde basın açıklaması yaparak sağlıkta taşeronluk sisteminin kaldırılmasını, işten atılan işçilerin geri alınmasını ve insanlık dışı koşulların düzeltilmesini talep ettiler. Dev Sağlık-İş imzalı “Sağlıkta taşeron ölüm demektir! Atılan işçiler geri alınsın!” pankartının açıldığı açıklamada “Atılan işçiler geri alınsın!”, “Taşeron çalışma ölüm demektir!”, Koç Üniversitesi şaşırma sabrımızı taşırma!”, “Direne direne kazanacağız!” sloganları atıldı.

Koç Üniversitesi Hastanesi’nde de taşeron şirket Torbalı Marlboro’da olduğu gibi Euroserve şirketi. İşçiler açıklamalarında önceki şirketin sözleşmesi bittikten sonra Euroserve’nin işi aldığını ve gelir gelmez ücret artışları da dahil kazanılmış haklarını gasbettiğini vurguladılar.

Basın açıklamasının yanısıra yaşadıklarını anlatan işçiler, hastaneyi Guantanamo’ya benzettiler. İşçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerinin alınmadığını, iş “kazası” geçiren işçilerin kayıtdışı şekilde ameliyat edildiklerini, bazılarının işlerine son verildiğini ifade eden işçiler, Koç Holding’e “Bizi açlığa mahkum ettiniz, karınız ne kadar arttı?” diye sordular.

Euroserve işi alınca kazanılmış hakları da gasbetti!

Basın açıklamasını okuyan Semra Küçet Koç Üniversitesi Hastanesi’nin NWG taşeron şirketiyle 2021 yılı Ocak ayında temizlik ve portör (hastane içindeki taşıma işleri) hizmetleri için yaptığı sözleşmenin bittiğini, hastanenin Euroserve şirketiyle hizmet sözleşmesi yaptığını, bu yeni anlaşmayla birlikte ücret zammına kadar birçok haklarının gasp edildiğini söyledi.

Hem kadrolu hem de taşeron işçilerin çalışma koşullarının düzelmesi için sendikalı olduklarını belirten Küçet, ayrıca çalışma koşullarını kamuoyuna duyurmak için alabildiğine haberleştirilmesini sağladıklarını, ancak hastane yönetiminin işçileri işten atmayı ve baskıları daha da arttırmayı tercih ettiğini kaydetti. Küçet, “Personel eksikliği nedeniyle iş yükümüz her gün artarken ‘uygun pozisyon bulunmadığı’ gerekçe gösterilerek 10’u aşkın arkadaşımız işten çıkartıldı” dedi.

Kadrolularla aynı işi yaptıkları halde birçok hakkı kullanamıyorlar

Açıklamanın devamında Küçet kadrolu işçilerle aynı işi yapmalarına rağmen aralarında ücret ve diğer haklar bakımından büyük bir uçurum olduğunu belirterek koşulları şöyle özetledi:

“Koç Hastanesi’nde çalışan sağlık işçileri haklarını alamıyor, taşeron çalıştıkları için daha güvencesiz çalışıyor. Gece mesailerinde gece farkı, gıda, giyim, yol yardımı alamıyor

Kadrolu çalışana hastanede sağlık hizmeti için indirim uygulanırken taşeron işçiler iş başında kaza geçirdiğinde tıbbı desteğe ihtiyaç duyduğunda iş yükleri bahane edilerek acil servise bile gidemiyoruz, yerimizden kıpırdamamızı istemiyorlar. Acile gitmeye kalksak bile aldığımız hizmeti ödemeye bir aylık maaşımız yetmez. Buna rağmen ücretlerimiz bu kadar düşük

“Her birimiz 3 kata 40 odaya bakmak zorunda”

İş tanımı dışında birçok işi yapmalarının istendiğini belirten Küçet, “Her birimiz en az 3 kata bakmak zorunda kalıyoruz, toplamda 40 oda demek. Ara dinlememizi kullanamıyoruz, her dakika ayakta ve işe hazır olmamız bekleniyor. Zaten personel eksikliği nedeniyle işi yetiştirmek için de dinlenmeden çalışmamız gerekiyor” dedi.

“Angaryaya itiraz maaştan kesinti, işten atma gerekçesi”

İş tanımı dışında pek çok angarya işi yapmaları istendiğinde iş yapmak istemediklerini ise haklarında tutanak tutulduğunu ve çoğunlukla idari para cezası uygulanarak maaşlarımızda kesinti yapıldığını vurguladı.

Özellikle pandemiyle birlikte iş yüklerinin daha da arttığını, o dönemde çalışma koşullarının zorluklarına dayanamayıp istifa eden arkadaşlarının yerine yeni işçi alımı yapılmadığını aktaran Küçet, işten atmaları için ise bu koşullara karşı çıkmanın yeterli olduğunu söyledi.

“Her gün hepimize hırsız muamelesi yapılıyor”

“Çantalarımız iş çıkışında güvenlik tarafından aranıyor, her gün hepimize hırsız muamelesi yapıyorlar. Erkek güvenliğe çantasını aratmak istemeyen kadın arkadaşlarımıza bir şey saklıyormuş gibi davranıyorlar” diyen Küçet hastane yönetiminin personel eksikliği nedeniyle işler kitlendiğinde, iş çıkışında, hırsız muamelesi yapıldığında hastane işçileri hatırladığını ama söz konusu kadro talebi ya da çalışma koşullarımızın düzeltilmesini olduğunda görünmez olduklarını belirtti.

“Kadın işçiler taciz edilip işten atılmakla tehdit ediliyor”

Erkek yöneticilerin, şeflerin konumlarını kullanarak kadın işçileri sürekli taciz ve mobbinge maruz bıraktığını aktaran Küçet. “En ufak bir itirazda bile işten atmayla tehdit edilirken bir de şefin ya da yöneticinin bizleri sindirmek için taciz etme ihtimalini göze almak zorunda kalıyoruz. İş yerlerinde kadınlar olarak erkek yöneticilerin şiddetiyle karşı karşıya geliyoruz. Buna karşı geldiğimizde işten atılma tehdidi ile karşılaşıyoruz” dedi.

“İnsanca yaşayacak ücret insanca çalışma koşulları için direnişteyiz”

Koç Üniversitesi Hastanesi yönetimine seslenen Küçet ” İşimizi geri istiyoruz ama sadece işimizi değil; Koç Hastanesi’nde angaryaya son verilmediği, taşeron çalışmanın devam ettiği, çalışma koşullarımızın düzeltilmediği durumda demokratik haklarımıza başvuracağız demiştik. Bunları talep ettiğimiz için işten çıkartıldığımızı da biliyoruz. İnsanca yaşayacak bir ücret ve insancıl çalışma koşulları için direnişteyiz. Tüm işçi arkadaşlarımızı ve kamuoyunu bu mücadeleye omuz vermeye çağırıyoruz. Direne direne kazanacağız” dedi.

Açıklamanın ardından hastanede çalışıp işlerine son verilen işçiler çalışma koşullarını, baskı ve mobbingi, angaryaya zorlanmalarını, iş tanımı dışında birçok işi yapmaya zorlanmalarını, tacizi, aşağılanmayı yaşadıklarını anlatarak teşhir ettiler.

İşçiler tüm bunlara karşı sonuna kadar mücadele edeceklerini vurguladılar.