Neoliberal birikim modeli, siyasal yönetim biçimleri, ideolojik-kültürel hegemonyası ve dahası emperyalist kapitalizmin kendisi derin bir krizle debelenirken bu kriz, Covid-19 pandemisiyle birleşerek daha ağır bir nitelik kazandı. Tedarik ağları tıkandı, üretimin dünya ölçeğinde toplumsallaşmasının sonuçlarından biri olarak bu, zincirleme sonuçlar yarattı; o çok övülen küreselleşmenin ve amentü gibi okunan neoliberal yasaların iflas etmişliği daha açık hale geldi, kapitalizmin toplumsal ihtiyaçlardan ne kadar uzaklaştığı bir maskenin bile bulunamaz hale gelmesiyle sağlık sistemlerinin çöküşüyle ortaya çıktı. Bunlar ilk elde akla gelenler.
Her felaketi başka bir fırsata dönüştürmek ve süreçleri bunlarla yönetmekte usta olan burjuvazi, bu tablodan da yeni sömürü biçimleri, birikim modelleri devşirmeye çalıştı. Emek gücünü sadece kendisini yeniden üretebilmesine yetecek bir ücret karşılığında satan, geri kalanını artı değer olarak burjuvaziye bırakan işçi yani ücretli köle için pandemi koşullarında da çalışabileceği, kapitalist üretimin sürekliliğini sağlayabileceği kölelik dönemlerini andıran modeller üretildi. Bu modeller Türkiye’de Çanakkale Dardanel fabrikasında ilan edilen “kapalı devre çalışma” yani işçileri bir köle kampında izole ederek üretimi sürdürme, MÜSİAD’ın Tekirdağ’da inşa ettiği izole organize sanayi bölgesi ya da MESS’in işyerlerinde adeta ‘elektronik kelepçe’ olan Mesafe uygulamaları, devletin üretimin sürdürülebilirliği için patronların taleplerine anında yanıt vermesiyle karşımıza çıkmıştı.
Çin devletinin koronayı sömürüyü derinleştirme modelleri üretmenin aracına dönüştürerek işçileri adeta toplama kamplarına kapatması, hasta olsalar dahi kapatıldıkları yerlerde çalışmaya zorlamasının yarattığı isyanda işçiler polisi fabrikadan çıkardı!@AnonymeCitoyen pic.twitter.com/2lE8eqYq10
— Alınteri (@GazeteAlinteri) November 23, 2022
Söz konusu modellerden “kapalı devre çalışma” ucuz-örgütsüz işgücü ve devasa nüfusuyla dünyanın fabrikası haline gelen ve en büyük tekeller için de yatırım üssüne dönüşen Çin’de en acımasız biçimlerle uygulanıyor. Halkın sağlığını değil ama üretimin her koşulda devamını esas alan Çin devleti, Covid-19’a karşı mücadelesini “sıfır vaka” politikasıyla sürdürüyor ve her türlü acımasızlığı kapsayan bu politika, pandemiden bu yana sistematik olarak uygulanıyor.
İşçi sınıfının örgütsüzlüğünü tepe tepe kullanan tekellerden biri de ABD merkezli Apple. Tayvan merkezli Foxconn, Apple’ın en büyük taşeron firması. Foxconn’un Zhengzhou fabrikası ise dünyada en çok iPhone üreten tesis.
Çin’in Henan eyaletine bağlı yaklaşık 13 milyonluk nüfusa sahip Zhengzhou kentinde, içinde dünyanın en büyük iPhone fabrikasının da bulunduğu Zhengzhou Havalimanı Ekonomi Bölgesi’nde Ekim ayından bu yana üretimin kesintisizce sürmesi için işçilere yönelik sayısız dayatma getirilmişti. Foxconn’un Apple fabrikasında ekim ayında getirilen uygulamalardan biri yemekhanelerin kullanılmaması, işçilerin yemeklerini yatakhanelerine götürmelerinin istenmesi olmuştu. Toplu taşıma durdurulmuş ve başka izolasyon yöntemlerinin de devreye girmesiyle binlerce işçi fabrika çitlerini aşarak kendi olanaklarıyla evlerine kaçmıştı.
2 Kasım’daysa ‘sessiz yönetim’ adı altında yeni bir karantina uygulamasına geçilmişti. Karara göre, işçilerin sanayi parkından çıkışı yasaklanırken, araçların tesise giriş-çıkışları özel izne tabi olmuştu. Karantina uygulamasının 9 Kasım’a kadar süreceği açıklanmıştı, ancak uzatıldı.
Bu uygulamada işçiler Covidli arkadaşlarıyla aynı yatakhaneleri paylaşıyor, bir köle kampına dönüşen fabrikaya yeterli gıda ulaştırılmıyor, işçileri üretimde tutmak için yapılan sözleşmeyse (ücretlerin arttırılmasını kapsıyor) uygulanmıyordu, ikramiye ve mesailer yine gasp ediliyordu. Bu koşullarda kendi olanaklarıyla fabrikayı terkeden işçi sayısı artınca Çin Komünist Partisi, kendisine bağlı kitle örgütlerinden kişileri ya da ordudan ve çeşitli devlet kurumlarından kişileri üretim için seferber etme noktasına geldi.
Çin'in Zhengzhou kentindeki iPhone fabrikasında covidin yeniden yayılmaya başladığı gerekçesiyle patron fabrikaya kapatınca direnişe geçen Foxconn işçileri eylemlerine devam ediyor.
📽️@AnonymeCitoyen#China pic.twitter.com/hVrBDCP3r1— Alınteri (@GazeteAlinteri) November 24, 2022
İşçilere dayatılan bu kölelik koşulları ve işçilerin koşullara yönelik geliştirdiği tutumlar üretimi yavaşlatmaya başladı. Apple, Zhengzhou’daki durum yüzünden iPhone 14 dağıtımında yavaşlama olmasını beklediğini açıklamak zorunda kaldı. Bu arada mesela Hindistan gibi yeni üretim üsleri arayışına çıktığı haberleri çıkmaya başladı.
Apple’nin taşeronu Foxconn’un Zhengzhou’da tam kapasite çalıştığında 350 bin, normal koşullarda yaklaşık 200 bin işçiyle çalışan fabrikasında dayatılan kölelik koşulları, örgütsüzlüğüne güvenilen işçileri adeta çıldırttı. İşçilere kelimenin gerçek anlamıyla kölelik dayatılması, çalışmayı reddeden işçilerin polis tarafından dövülmesine vardırıldı. Dayatılan bu köleliğe, yapılan sözleşmenin uygulanmamasına, içeriye doğru düzgün gıda verilmemesine, hasta arkadaşlarıyla iç içe çalıştırılmalarına karşı işçiler isyan etti. Dün itibariyle bu isyan fabrikada kurulu PCR testi kabinlerinin kırılması, saldıran polise yangın tüpleriyle yanıt verilmesi ve son noktada polisin geri çekilmek zorunda kalmasına vardı.
Çin’de yaşanan bu gelişme dünya işçi sınıfı için de kapitalist tekeller açısından da yeni bir durumu ifade ediyor. Sonuçlarınıysa önümüzdeki günlerde daha net göreceğiz.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!