İsmailağa Cemaati’ne bağlı Hiranur Vakfı’nın kurucusu Yusuf Ziya Gümüşel’in 6 yaşındaki kızı H.K.G.’yi “nikah” adı altında Kadir İstekli’nin istismarına sunmasının ardından bütün foyaları ortaya dökülen iktidar, şimdi şov yaparcasını bu iki ismi tutukladı.
6 yaşındaki çocuğun istismarına dair ortaya dökülenler, nasıl bir çürümüşlüğün siyasal olarak korumaya alındığını ve aslında bu siyasallaşmış çürümüşlüğün nasıl toplumsal gelecek tahayyülü kurduğunu tüm çıplaklığıyla ortaya serdi.
Yıllarca istismar edilen çocuğun 14 yaşındayken yani 10 yıl önce durumu yargıya taşıdığını, ama muhatap savcının getirilen sahte kemik yaşı raporu bahanesiyle “kovuşturmaya yer yoktur” dediği, olayın üstünün dört bir koldan örtüldüğü açığa çıktı.
Artık genç bir kadın olduğunda da mücadeleyi sürdürmekten vazgeçmeyen H.K.G 2020 yılında ikinci şikayette bulundu. Görevli savcı iki kez iki sanık hakkında tutuklama talep etti ancak mahkeme bu talebi reddetti. Açığa çıktı ki mahkemelerde bu kararları verenlerle vakıf arasında ticari-siyasi ve ideolojik ilişkiler var!
Daha vahimini Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı koltuğunda oturan Derya Yanık icraatlarıyla övünürken farkında olmadan ifşa etmiş oldu. Yanık, H.K.G.’nin 2 yıldır ŞÖNİM korumasında olduğunu, benzer yüzlerce vakanın bulunduğunu belirtti. Kendisine gelen “2 yıldır korumanızda ama bu istismarcılarla ilgili hiçbir girişimde bulunmadınız öyle mi?” sorularını savuşturmak için saldırıya geçti.
Bir bir ortaya dökülen bu gerçeklerden sonra İstekli ve Gümüşel hakkında Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açılmak zorunda kalınırken, vakfa mühür vuruldu. 2012’de kovuşturmaya yer olmadığına karar veren ve halen İstanbul Anadolu Adliyesi’nde görevli cumhuriyet savcısı hakkında HSK’ye inceleme izni verildi.
Bu korkunç olayı unutturabilme düşüncesiyle olsa gerek açılan davanın ilk duruşması 22 Mayıs 2023’e atıldı. Bu kadar uzak tarihe atılmasının tek nedeni “unutturma” değil elbette. Asıl nedense kendileri nazarında da olayın “doğal” görülmesi belirleyiciydi bunda. Tepkiler dinmeyince “çok dava olduğu için o kadar geç tarihe ertelendi” gibi bir savunmayla 30 Ocak’a çekmek zorunda kaldılar.
Mahkeme, talepler üzerine istismarcı Kadir İstekli ile kızını istismara sunan Yusuf Ziya Gümüşel hakkında “üzerlerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti, atılı suçun CMK’nın 100/3. maddesinde gösterilen katalog suçlardan olması, CD çözümünü içerir bilirkişi raporu, bu suç için yasada öngörülen alt ve üst sınırlar, kaçma şüphesi ve mevcut delil durumu” nedeniyle ayrı ayrı tutuklanmalarına yönelik haklarında yakalama emri çıkartılmasına oy birliğiyle hükmetti.
Sonra bir şova dönüştürülerek bu kişiler gözaltına alındı ve tutuklandı. Fakat çocuğa dönük bu insanlık dışı suçun toplumsal vicdanda da mücadelede de peşinin bırakılmayacağı anlaşılmış olmalı.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!