Serhat Tuna
Yeni bir korku iklimi yaratmak için düğmeye bastılar. Bursa’da dün geceden başlayarak Amedspor’a kin kusan ırkçı hezeyan, tribünlerde defalarca tanık olduklarımızdan belirgin farklılıklar taşıyor. Belli ki her şey önceden planlanmış.
Organize kötülük
Olacakların işaret fişeği dün gece patlatıldı. Çoğu çoluk-çocuk ırkçı faşist bir güruh gecenin bir yarısı nerede kaldıklarını nasıl öğrendilerse Amedspor kafilesinin kaldığı otelin önüne giderek Kürt düşmanı şoven sloganlar atarak dakikalarca gösteri yaptı. Polisin kılı dahi kıpırdamadı.
Sonra bu sabah, Bursa sokaklarında tek başına yakaladıkları Amedspor taraftarı bir çocuğa tehdit ve zorbalıkla “Bursasporluların hepsinden özür diliyorum” dedirtilen insanlık dışı bir video sosyal medyada dolaşıma sokuldu.
Yetmedi Bursasporlu futbolcular ısınmak için sahaya çıkar çıkmaz Amedsporlu futbolculara saldırdı.
Bu arada Bursaspor tribünlerinde ’90’lı yıllarda faili meçhul birçok cinayette adı geçen Yeşil kod adlı JİTEM’ci katil Mahmut Yıldırım ile yine faili meçhullerde kullanılan Beyaz Toros pankartları açıldı.
Sahaya patlayıcı maddeler, bıçaklar, kurusıkı tabanca mermileri fırlatıldı.
Sergilenen bütün bu çirkefe rağmen maç tatil edilmedi, en azından stad boşaltılmadı.
Bursasporlu futbolcular saldırganlıklarını maç boyunca sürdürdüler. Vermek istedikleri mesajı öyle bir noktaya taşıdılar ki, attıkları goller sonrası asker selamı çaktılar. Maç sonrası “Ne mutlu Türküm diyene” şeklinde ırkçı sloganlar attılar.
Polis kontrolü altındaki saldırılar maç bitiminde de sürdü. Soyunma odası koridorlarında bu kez Bursaspor Özel Güvenlik Amiri, Kulüp Güvenlik Sorumlusu ve kulüp personeli Amedsporlu futbolcu ve yöneticilere saldırdı.
Sonuç olarak Amedsporlu futbolcular maçı tam bir ırkçı saldırganlık ve kuşatma altında oynadılar.
Fakat daha da önemlisi bu maç herhangi bir futbol karşılaşması olmaktan çıktı. Bütün Türkiye’ye canlı olarak izlettirilen ırkçı bir hezeyana tanık olduk.
Olayların gelişim seyri, saldırıların birkaç kendini bilmez ırkçı güruhun işi olmadığını, tersine Bursa Valiliği ve polisinin de işin içinde olduğu devlet yapımı bir faşist gösteriyle karşı karşıya olduğumuz gerçeğini ortaya koyuyor.
İnisiyatif kaybının hışmıyla nabız yokluyorlar
Hitlerci faşist iktidar koalisyonu, kaybettiği inisiyatifi yeni bir korku iklimi yaratarak tekrar kazanmak için nabız yokluyor. Meral Akşener kliğinin burjuva muhalefet koalisyonundan kopartılmasının ardından Kürt dinamiği ile muhalefet arasındaki olası yakınlaşmanın önünü kesmek, özellikle CHP kitlesiyle HDP kitlesi arasına kama sokmak için el yükseltiyorlar.
Depremle birlikte, rantçı ekonomik politikalarının faturasının onbinlerce insanın katline yol açması, arama-kurtarma ve yardım faaliyetlerinde abandone olup katliamın boyutunun büyümesine yol açmaları, AFAD ve Kızılay rezaletlerinin ortalığa saçılması toplumsal tepkileri tetikledi.
Sergilenen bu pejmürdeliğe karşı tribünlerde başlayan “Hükümet istifa” sloganlarından duydukları rahatsızlık, faşist iktidar koalisyonunun tüm bileşenlerinin ağızlarından salyaların akmasının getirdi. Erdoğan’ından Soylu’suna, Bahçeli’sine hakaret, küfür ve tehdit savurdular. Tribünleri susturmanın arayışlarına giriştiler.
Bugün Bursaspor-Amedspor maçında bu saldırganlık bir adım ileri taşındı. Amedspor kafilesinin kaldığı otel önündeki provokasyon, Bursa sokaklarında Kürtlere dönük estirilen terör, maçın oynandığı stattaki saldırganlık, Amedspor taraftarının linç edilmesi bir nabız yoklaması olarak devreye sokuldu.
#Bursaspor maçı için sahaya çıkan #Amedspor'a daha maç başlamadan ırkçı saldırı gerçekleşti.
Irkçı hezeyanlar, gece Amedsporlu oyuncuların kaldığı otel önünde başlamıştı👇 pic.twitter.com/JzyQfJGdNi
— Alınteri (@GazeteAlinteri) March 5, 2023
Faili meçhul cinayetlerin simgelerinin Bursaspor tribünlerinde açılmasına verilen tepkiler, bu saldırganlığa karşı kısmi bir fren rolü oynasa da önümüzdeki süreçte benzer ırkçı hezeyanların tetiklenmesiyle toplumu yeni bir korku ikliminin içine hapsetmeye oynayacaklar.
İYİ Parti gibi aparatlar da bu süreçte etkin rol oynamaya hevesli görünüyor. Öyle ki gelen tepkiler üzerine Süleyman Soylu bile “Beyaz Toros ve Yeşil” posterlerinin açılmasına ilişkin “soruşturma başlatıldı” demek zorunda kalmasına rağmen Mehmet Aslan gibi İYİP yöneticilerinin bu posterlerin açılmasını savunması kendilerini ele veriyor.
Bu puslu havayı ancak sandığa hapsedilen bir siyaset yapma tarzı değil, anti-faşist, militan, devrimci bir hattın örgütlenmesi dağıtabilir. Bursa’da karşılaştığımız hezeyan aklımızı bir an önce başımıza toplama uyarısı olarak okunmalıdır.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!