Gericilerden kadınlara saldırı hazırlığı



AKP’nin, kadın sorununda toplumu dizayn etme yöneliminde dayandığı temel güçlerden biri dahi erkek egemen sistemden siyaseten yakınıyorsa, ülkede her gün, hayatın her alanında bu batakta debelenen kadınların halini düşünün!


Çiçek Özgen

Yeniden Refah Partisi (YRP) Cumhur İttifakına katılmak için 6284 sayılı kanunun (‘Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’) değiştirilmesi talebini öne sürdü. İdeolojik olarak AKP’yle arasında çok uzun mesafelerin olmadığı HÜDA-PAR da, hem özellikle Kürt halkına geçmişin karanlık sayfalarını hatırlatmak hem de -sınırlı da olsa- oy potansiyelini emebilmek için Cumhur İttifakı’nın parçası haline getirildi.

Devlet mekanizması içinde kendine yeni bir yol ve ittifak kanalları bulan, yeni görevlendirmelerle ve sınırsız kaynaklarla ihya edilen bu kanlı yapılar AKP ile ittifak koşulu olarak hedeflerine ilk olarak kadınları koydu. Saldırılarını kadına yönelik kimi kısmi kazanımları ortadan kaldırma tehditleriyle yürütmeye devam ediyorlar.

AKP iktidarının kadın bileşenleri

Bu konuya ilişkin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Derya Yanık ve AKP Grup Başkanvekili Özlem Zengin’den utangaç da olsa kimi itirazlar geldi ve bu parti tabanında rahatsızlığa neden oldu.

Bunun üzerine Zengin şaşkınlık içinde, “Ben koskoca AKP’nin grup başkanıyım ben bile tehdit ediliyorum” diyor. Kendi deyimiyle “koskoca” AKP grubunun iş görenlerinden biri olunca otomatikman “dokunulmazlık” kazanacağını, her söylediğinin dikkate alınacağını düşünüyor olmalı. Hele iktidar gücüyle donanmış erkeklerin canını sıkacak, asıl dertlerine dokunacak cümleler kurarsanız ne olduğunu bizzat kendisi deneyimleyince şaşırmış: “’6284 No’lu yasa kırmızı çizgimizdir’ dediğinizde tehdit ediliyorsunuz.

AKP’nin, kadın sorununda toplumu dizayn etme yöneliminde dayandığı temel güçlerden biri dahi erkek egemen sistemden siyaseten yakınıyorsa, ülkede her gün, hayatın her alanında bu batakta debelenen kadınların halini düşünün!

Sıranın 6284’e geleceği biliniyordu

Faşist iktidar, koltuğu kaybetmemek için, “sürtük” dediği, varlığını ve kimliğini her fırsatta reddedip belli kalıplar içine hapsetmeye uğraştığı kadınları, IŞİD uzantılı kanlı örgütün ve YRP gibi gerici oluşumların önüne atmakta, hatta bu konuda önüne çıkan “öz yavrularını” bile yemekte tereddüt etmiyor.

Faşist iktidarın zaten hedef tahtasında olan kadınlar, bu sefer dört koldan, devletin verdiği güçle donatılmış, gerici bir çemberle daha sıkı çevrelenmek isteniyor. İstanbul Sözleşmesi’nden sonra şimdi hedefte 6284 sayılı kanun bulunuyor.

Faşist iktidarın hedefindeki kanun

6284, ‘Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlemesine Dair’ çıkarılan bir kanun. Amacı, şiddet gören ya da bu yönde bir tehdit altında bulunan kadın, çocuk, aile bireyi ve tek taraflı ısrarlı takip mağdurlarının korunması ve bu kişileri hedef alan şiddetin önlenmesi için alınacak önlemleri düzenlemek.

Bunu ne kadar yapıp yapmadığından bağımsız olarak, gericilerin ilk olarak hedefe bunu koymalarının altında yatan gerçeğe bakmak gerekiyor. Gücünü tahakküm kurmaktan alan bu yapılar, kadını eşya, mal olarak görüyor. Dolayısıyla onun üzerinde şiddet de dahil tüm “kullanım” hakkına da sınırsızca, engelsizce hakim olmak istiyor. İktidarlarının perçinlenmesi anlamına da gelecek olan kadının daha da köleleştirilmesi onlar için oldukça elzem.

Sistem onlardan yana ama…

Sistem kadın tacizcilerini, kadın katillerini zaten koruyup ödüllendiriyor. Her gün “iyi hal indirimi” almış katillerin, tecavüzcülerin vahşetine tanık oluyoruz. Aslında iyice iğdiş edilip burjuvazinin ve iktidarın ihtiyaçlarına göre düzenlenmiş AKP yargısı, onların isteklerine, hayallerine bu yönüyle cevap veriyor ancak bu onları tatmin etmiyor. Çünkü buna engel olabilecek en ufak bir ihtimalin varlığı kendilerini güvende hissetmemelerine neden oluyor. İşte bu nedenle, görüş alanlarından çıkarmadıkları bu kanunu da ortadan kaldırmak için harekete geçiyorlar. Toplum ve kadınlar için hayal ettikleri kokuşmuş sisteme daha hızlı varmalarını sağlayacak şeyin, kadınlar üzerindeki tüm koruma mekanizmalarını en ufak parçasına kadar kaldırmak olduğunun farkındalar.

Kendi ‘evladını’ yiyen iktidar

Bu tartışmalar, beraberinde “ilginç” çıkışları da getirdi. AKP Grup Başkanvekili Özlem Zengin, “Biz bu görüşte değiliz, bu konu kırmızı çizgimizdir” dedi ve kıyamet koptu. Bu açıklamasının ardından Zengin, şaşırmış ve sersemlemiş bir halde, grup başkanvekili olmasına rağmen, kadın olduğu için partisindekilerin bile kendisini dinlemediğini, tehdit mesajları aldığını açıkladı.

Kendisinin de bir parçası olduğu faşist iktidar zaten kadın düşmanlığıyla besleniyordu. Yıllarca kadınların giyiminden, gülüşüne, sokakta gezmesinden, evlenmesine kadar her şeyine müdahale etmekten fırsatını bulduğunda tüm kazanımlarına saldırmaktan geri kalmıyordu…

Hakkını arayanlar faşist rejimin cumhurbaşkanı tarafından “sürtük” diye damgalanıyordu. Gericilik nezdinde zaten kadının yeri yok. Bunları Zengin de çok iyi biliyor olmalı. Bunu dizayn edenlerle, köleleştirilmiş kadınların yer aldığı bir toplum hayal edenlerle uzun yıllar birlikte çalışmış sonuçta. İktidarın “itibarlı” mevkilerinden birinde olduğu için saldırıların kendisine ulaşamayacağını düşünmüş olmalı. Ne var ki unuttuğu bir şey var; gericilik kendi öz evlatlarını bile yemekten geri durmaz. Kadın olmak onlar için yeterli… Dolayısıyla şu an hangi mevkide olursan ol, eğer itaat etmeyen bir kadınsan, sesin çıktığı anda kafana inecek balyoz tepende hep asılı duracaktır. İşte sizin toplum için, kadınlar için hayal ettiğiniz dünya bu!..

Zengin bazı “çıkarları” daha önde gelir de sözlerini geri alır mı bilinmez, ama şu gerçek ki, dengenin hangi ucunda olursanız olun, gericilikten kadına özgürlük, kadına güvence çıkmaz. Ve gericilik ipleri tamamen eline aldığında yakın çevresinden başlayarak köle düzenini inşa etmek isteyecektir. İlk hedefi de kadınlar ve çocuklar olacaktır. Hep böyle olmuştur, yine şaşmayacaktır.

Gücümüz birlikteliğimiz…

Bizi kontrol altına almanın çok kolay olduğunu zanneden bu kanlı örgüt ve tarikatlara, çete ve örgütlenmelere söyleyecek sözümüz var: Biz düzenin karşısında olanlar, sizin kadın-erkek kol kola verip bize dayatmak istediğiniz yaşamı kabul etmiyoruz. Çizgimiz net. Gücümüzü kendimizden, bir arada olmamızdan alıyoruz. Bizim özgürlüğü kazanmamış ve bu doğrultuda kurtuluşumuz toplumun kurtuluşu olacak. Sizi tüm gerici örgütlenmeleriniz, gerici yasalarınız, tehditlerinizle alaşağı etmeden bize de durmak yok!