Gabonlu üniversite öğrencisi Jeannah Danys Dinabongho Ibouanga’nın cansız bedeni 26 Mart’ta Filyos Çayı’nda bulunmuştu. Başsavcılık ısrarlı bir şekilde “doğal ölüm” diyordu. Dina’nın ön otopsi raporuyla yetinilerek boğularak öldüğü öne sürüldü. Avukatlara kısıtlama getirildi. Güvenlik kamerası görüntülerini paylaşan muhabir gözaltına alınıp bırakıldı.
Afrikalı öğrenciler ve kamuoyundaki toplam tepki, basının olayı takibi olmasa Karabük Başsavcısı bu ölümün üzerini “suda boğulma” diyerek kapatacaktı.
Dina için İstanbul Adli Tıp Kurumu 1’inci İhtisas Kurulu’nun düzenlediği kesin otopsi raporu ortaya çıktı.
Raporda, Dina’nın suda boğularak öldüğü kabul edilirken, olayın cinayet ya da intihar olup olmadığı tespit edilemedi. Dina’nın kanında uyuşturucu madde bulunmadığı belirlendi. Genç kadının cesedinin üzerinden çıkan hapların alerji tedavisi için kullanıldığı ifade edilirken, kanında bunun yanı sıra ağrı kesici etken madde belirlendi. Dokuz uzman ölümün adli tahkikatla aydınlatılmasının uygun olduğuna oy birliğiyle karar verdi.
Adli Tıp raporunda otopside boyun bölgesinde elle boğulma izine rastlanılmadığı yer alırken, pantalonunun fermuar kısmının yırtık olduğundan bahsedilse de genç adında cinsel saldırı izine rastlanılmadığı kaydedildi. Ölüm olayının suda boğulma şeklinde meydana geldiğinin kabulü gerektiği yazılan raporda, suda meydana gelen ölümün birinin ya da birilerinin etkisiyle mi olduğu belirlenemedi. Genç kadının ölümünün cinayet mi kaza mı intihar mı olduğu sorularına yanıt verilmedi.
Gabon Cumhuriyeti Ankara Büyükelçiliği ve Dinabongo’nun ailesinin avukatı Kerim Bahadır Şeker, adli tıp raporunun bu şekliyle soruşturmaya veya yargılamaya fayda sağlamayacağını belirterek rapora itiraz edeceklerini belirtti. Şeker şunları söyledi:
Gece saatlerinde çıplak ayakla birisi ya da birilerinden kaçtığı belli olan 17 yaşında bir kız çocuğunun ölümüne ilişkin, intihar etme ihtimalinin bile değerlendirilmeye katılması hayatın olağan akışına, mantık fizik kurallarına aykırıdır. Suda boğulmanın ne şekilde gerçekleştiğine dair emarelere açıklık getirilmemiş, ölümün kaç sularında vuku bulduğu ya da su altında geçirilen sürenin ne kadar olduğuna dair herhangi bir beyanda bulunulmamıştır. Bu şekliyle ne soruşturma aşaması ne de kovuşturma aşamasında mahkemeye esas teşkil edebilecek işbu rapora itirazlarımızı gerçekleştirip, eksik ve açığa kavuşturulması gereken hususlar için tamamlanma talebinde bulunacağız.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!