Ey bu kadim toprakların, kadim halklarının evlatları:
Zalimin zulmüne karşı Nevruz meşalesini yakan Demirci Kawa’dan kölelerin zincirlerini kırarak özgürlük meşalesini yakan Önder Spartaküs’e…
Yendik, yenildik, asla vazgeçmedik; kadim halkların evlatlarıyız!
Spartaküs’ten “Eşitçe bölüşümü, ortak mülkiyeti” haykıran Mazdek’e, Hürrem’e…
Parmak ile sayılamayan, kırılarak tükenmeyen kadim halkların evlatlarıyız,
Hürrem’den, halkımızın “Eba Müslim-i Teberdar gelmeseydi cihane eşekler de secde ederdi Mervan’e” diyerek haykırdığı Eba Müslim-i Teberdar’a…
Yendik, yenildik, asla vazgeçmedik; kadim halkların evlatlarıyız
Eba Müslim-i Teberdar’dan Babek’e, Ebu Tahir El-Cennabi’ye…
Ebu Tahir El-Cennabi’den darağacında bedeni param parça edilirken “En-el- Hak” diyerek haykıran Hüseyin bin Hallac-ı Mansur’a…
Zulme karşı direnen, umutsuzluk celladına teslim olmayan, kadim halkların evlatlarıyız,
Hüseyin bin Hallac-ı Mansur’dan “Halkımızın başı üzerine yeminler ettiği” Cogi Baba’ya, Baba İlyas’a, Baba İshak’a…
Yendik, yenildik, asla vazgeçmedik, kadim halkların evlatlarıyız!
Baba İshak’tan derisi yüzülürken “Bende sığar iki cihan, ben bu cihana sığmazam” diyerek haykıran Seyyid Nesimi’ye…
Zulme karşı direnen, umutsuzluk celladına teslim olmayan kadim halkların evlatlarıyız!
Seyyid Nesimi’den “Yarin yanağından gayrı, her şeyde, her yerde, hep beraber” diyerek haykıran Börklüce Mustafa’ya, Torlak Kemal’e, Şeyh Bedreddin’e…
Her kırımdan sonra tekrar ayağa kalkan, başkaldıran kadim halkların evlatlarıyız!
Şeyh Bedrettin’den Şah Kalender Çelebiye, Baba Zünun’a, Zününoğlu Halil’e…
Yendik, yenildik, asla vazgeçmedik; kadim halkların evlatlarıyız!
Zününoğlu Halil’den “Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan” diyerek haykıran Pir Sultan’a…
Pir Sultan’dan onlarca yıl Osmanlı’ya korku salan Bozoklu Şah Celal’e…
Zulmedenlere korku salan, onları tir tir titreten kadim halkların evlatlarıyız,
Bozoklu Şah Celal’den “Ferman Padişahınsa dağlar bizimdir” diyerek haykıran Dadaloğlu’na…
Yendik, yenildik, asla vazgeçmedik; kadim halkların evlatlarıyız,
Dadaloğlu’ndan “Tüfek icat oldu, mertlik bozuldu” diyerek haykıran Köroğlu’na…
Köroğlu’ndan Atçalı Kel Mehmet Efe’ye, Matteos Sarkissian Paramaz’la 19’lara, Mustafa Suphi’yle 15’lere…
Bu kadim topraklarda karanlığa karşı ışığı vareden kadim halkların evlatlarıyız,
Mustafa Suphi ve 15’lerden Alişer’e, Zarife’ye, “Ben sizin yalan ve hileleriniz ile baş edemedim bu bana dert oldu, ben de sizin önünüzde diz çökmedim bu da size ders olsun” diyerek haykıran Pir Seyyid Rıza’ya…
Direnen, asla vazgeçmeyen, umudunu diri tutan kadim halkların evlatlarıyız!
Pir Seyyid Rıza’dan; ‘68 kuşağının devrimci önderlerine; Deniz’e, Mahir’e, İbrahim’e.
Darağaçlarında, Kızıldere’de, zindanlarda serini veren ama sırrını vermeyen kadim halkların evlatlarıyız,
‘68 kuşağından 15-16 Haziran Büyük İşçi direnişini yaratanlara, ‘78 kuşağını var edenlere.
‘78 kuşağından Filistin’de, Taksim’de, Malatya’da, Maraş’ta, Sivas’ta, Çorum’da, Halepçe’de direnenlere…
12 Eylül faşizmine teslim olmayan kadim halkların evlatlarıyız,
Sivas Madımak’ta “Ateşte semah dönerek can veren” kadim halkların evlatlarıyız,
Madımak’tan Gazi’ye, zindanlarda direnenlere, Hrant Dink’e ve GEZİ’ye…
Yendik, yenildik, asla vazgeçmedik; kadim halkların evlatlarıyız!
Ey halkım, her umudunu yitirdiğinde tarihindeki direnişlerine bak, tarihini unutma, unutturma, umudunu yitirme, asla vazgeçme, vazgeçmek yenilmektir.
Asla yenilmedik, yenilmeyeceğiz!
Bu kadim topraklarda CENNETİ var edene kadar CEHENNEM’e karşı mücadele etmeye devam edeceğiz, Direnirken ölümsüzleşen kadim halkımızın evlatlarına selam olsun…
Bir işçiden
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!