Cezasızlık politikaları, siyasallaşan kadın düşmanlığı, derinleşen erkeklik krizi, büyüyen toplumsal çürüme kadın cinayetlerine, şiddete, taciz ve istismara kapıları sonuna kadar açıyor. Düşünün ki kadınların kaç çocuk doğuracaklarından nasıl doğum yapmaları gerektiğine kadar uzanan bir siyasal söylem var. Taciz edilen ya da şiddete maruz kalan, hatta katledilen kadınlar hakkında “o taytı giymeyecekti”, “o saatte orada ne işin vardı?” denilebiliyor. Hem de bunu devletin kurumlarındaki temsilcileri dile getirebiliyor. Kadınlara nispi bir can güvenliği sağlayan hemen tüm yasal dayanaklar ya ortadan kaldırılıyor ya da tartışmaya açılıp hedef haline getiriliyor. Kısacası aklımıza gelen hemen her alanda sistemin makbul kadın ölçütlerini reddeden (biçiminden-düzeyinden de bağımsız olarak) tüm kadınlar hedefe çakılıyor, sistem kurumları tarafından da “makbullük” ölçütlerine göre muamele görüyor.
Bu gidişatın geldiği noktaysa ardı ardına yaşanan kadın cinayetleriyle dile gelmeye devam ediyor.
Dün, psikolojik sorunları nedeniyle 5 kere hastaneye yatırıldığı, defalarca şikayet edildiği halde serbestçe dolaşan, intihar teşebbüsünde bulunduğu öğrenilen 19 yaşındaki Semih Çelik yarım saat arayla iki genç kadını vahşice katletti. Çelik’i babası bile şikayet etmişti. Gerçekleştirdiği cinayetler adeta geliyorum diyordu. O kadar ki, bir yıl önceki videosunda dün katlettiği İkbal Uzuner’i öldürmek üzere evinin önüne geldiğini, sonra vazgeçtiğini belirtiyordu. İkbal’e yönelik saplantılı bir psikoloji içinde olduğu her açıdan ortada olduğu halde Çelik ortalıkta dolaşabiliyordu!
İkbal Uzuner ve Ayşenur Halil’in ardı ardına aynı katil tarafından vahşice katledilmesinin arka planı, kadın cinayetlerinin neden bu ölçekte tırmandığının da çarpıcı bir fotoğrafı oldu.
Kışkırtılan kadın düşmanlığı ve derinleşen erkeklik krizinin son zamanlardaki somut ifadesi şu ya da bu şekilde erkeğin çizdiği sınırların dışına çıkan kadınları katleden erkeklerin hemen ardından intihar etmesidir.
Bu yönelimin son örneğiyse Mersin ve Diyarbakır’da yaşanan kadın cinayetleriyle dile geldi.
Diyarbakır’ın Sur ilçesinde Uzman Çavuş Muhammed Recai Işık, evli olduğu Bedriye Işık’ı katletti. Recai Işık, daha sonra intihar etti.
Mersin’in Mezitli ilçesinde Sonay Öztürk Aslan adlı kadın erkek arkadaşı olduğu iddia edilen U.A. adlı erkek tarafından boğularak öldürüldü. U.A. cinayet sonrası tabancayla intihar etti
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!