‘Eziyet Yönetmeliği’ne Karşı İş Bırakan Hekimler ve Sağlık Emekçileri Alanlardaydı



ASM’leri yani birinci basamak sağlık hizmetlerini piyasanın insafına bırakmakta önemli bir adım anlamına gelen, sağlık emekçilerine performans dışında sayısız dayatma getiren ‘Eziyet Yönetmeliği’ne ilişkin 1 Aralık’ta başlayan iş bırakma eyleminin son günü olan bugün pek çok merkezde basın açıklamaları gerçekleştirildi, yönetmeliğin geri çekilmesi ve Sağlık Bakanı’nın istifa etmesi istendi


Türk Tabipleri Birliği (TTB) ve sağlık emek-meslek örgütlerinin, birinci basamak sağlık hizmetlerinde mevcut sorunları çözmek bir yana yeni sorunlara yol açacak olan ve bu nedenle “Eziyet Yönetmeliği” olarak nitelendirilen yönetmelik değişikliğine karşı aile sağlığı merkezlerinde (ASM) başlattığı beş günlük iş bırakma eylemi, beşinci gününde de yoğun katılım ile devam etti.

Söz konusu yönetmelik değişikliğinin 30 Ekim tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmesinin ardından 5-7 Kasım tarihlerinde aile hekimleri ve aile sağlığı merkezi (ASM) çalışanları sağlık alanındaki tüm örgütlerle birlikte iş bırakma eylemleri yapmıştı.

Taleplerin yerine getirilmemesi ve çözüme yönelik kararlar alınmaması üzerine ASM hekim ve çalışanları bir kez daha 2-3-4-5-6 Aralık 2024 tarihlerinde 5 günlük iş bırakma kararı aldı.

2 Aralık 2024 Pazartesi gününden itibaren aile sağlığı merkezi çalışanları, Türk Tabipleri Birliği (TTB) ve sağlık emek-meslek örgütlerinin, birinci basamak sendika ve derneklerinin katılımı ile taleplerini duyurmak üzere basın toplantıları, basın açıklamaları, yönetmeliğe ilişkin hukuk forumu, müzik dinletesi yaptı, bilgilendirme broşürleri, posterler, kokartlar dağıttı.

5 gün süren iş bırakma eyleminin son günü olan bugün (6 Aralık Cuma), Kadıköy Meydanı’nda toplanan hekimler ve sağlık çalışanları eziyet yönetmeliğinin geri çekilmesini isteyerek Sağlık Bakanı’nı istifaya çağırdı. Eylemde konuşan İstanbul Tabip Odası Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Osman Küçükosmanoğlu, “Yönetmelik, aile hekimlerinin performansa dayalı ücretlendirilmesinin önünü açtı. Temel ücretlere kısıtlamalar getirdi. Bunu da garip formüllere bağladı” dedi. Dr. Küçükosmanoğlu konuşmasına şöyle devam etti.

Büyük katılımla yapılan kasım başındaki 3 günlük iş bırakmaya Sağlık Bakanlığının cevabı şu şekilde oldu: İş bıraktınız kimse hissetmedi. Sağlık Bakanı Yardımcısı, ‘siz bir işe yaramıyorsunuz’ anlamında böyle bir açıklama yaptı. Bu büyük bir hürmetsizliktir. Önceki yıl Erdoğan’ın söylediği gibi ‘giderlerse gitsinler’ sözünün bir benzeridir. ‘Siz bir işe yaramıyorsunuz, hiçbir değeriniz yok’ anlamındadır. Büyük bir hizmet yürüten, birinci basamağı, toplumun sağlık hizmetinin yüzde 70-80’ini yürüten -daha doğrusu iyi çalışan bir sistemde böyle olması gerekir maalesef böyle olmadığını hepimiz gördük- bir sistemi bu şekilde değersizleştirmek kabul edilebilir bir durum değildir. Bunun ardında nelerin yattığını biliyoruz. Sağlığın kamu hizmeti olmaktan çıkarılmasını, alınır satılır bir hale getirilmesini talep ediyorlar.”

Sağlık emek-meslek örgütlerinin ve siyasi parti temsilcilerinin konuşma yaptığı eyleme vatandaşlar da büyük destek verdi.

Yapılan ortak açıklamada hiçbir düzenlemenin halk ve hizmet sunan emekçiler açısından kalıcı çözüm getirmediği, ASM’lerdeki sağlık hizmetlerinin ücretli olması yolunda hızla ilerlenildiği vurgulandı.

Kasım başında bu gerçekleri tüm yetkili mercilere ilettikleri ancak olumlu bir dönüş alamayınca 3 günlük iş bırakma eylemine gittikleri, talepleri dikkate alınmadığı için 1-6 Aralık tarihlerinde de eylemlerini yineledikleri kaydedildi.

Yapılacak düzenlemeler birinci basamak sağlık hizmetlerinin piyasa dinamiklerine tam olarak teslim edileceği anlamına geliyor

Açıklamada Meclis komisyonundan geçen ve Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nda ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ile 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu’nun 5. maddesi ve 5510 sayılı kanunun 68. maddesinde değişiklikler yapmayı içeren düzenlemelerin Meclis’ten geçerek yasalaşması durumunda birinci basamak sağlık hizmetlerinin piyasa dinamiklerine tam olarak teslim edileceği vurgulandı.

Geleneksel ve tamamlayıcı tıp uygulamaları mesai dışında paralı olarak yapılacak

Açıklamada TBMM’ye sunulan yasa teklifinin geçmesi durumunda şu sonuçların ortaya çıkacağı anlatıldı:

…Etkili ve güvenilir olduklarına ilişkin henüz yeterli bilimsel veriler bulunmayan geleneksel ve tamamlayıcı tıp (GETAT) uygulamaları aile hekimleri birimlerinde mesai dışında paralı olarak gerçekleştirilebilecektir. Nitelikli ve görece daha yüksek maliyetli sağlık hizmetine erişim olanağı olmayan hasta grubunun, etkililiği belirsiz bu yöntemlere kamu eliyle yönlendirilmeleri, toplum sağlığına zarar verebilecek bu uygulamalara duyulan güveni yersiz bir biçimde artıracağı gibi, sosyal devlet ilkesine ve devletin sağlık hakkını koruma yükümlülüğüne aykırıdır. Hep söylediğimiz gibi halkın sağlığı için birinci basamakta bilimsel koruyucu tıp uygulamalarının yaygınlaştırılması gerekir, GETAT uygulamalarının değil.

Ücretsiz olarak verilen raporlar ücretli hale getirilecek

ASM’lerin şimdiye kadar ücretsiz olarak verdikleri raporların teklif yasalaşırsa paralı hale geleceği ve bunun sağlıkta şiddeti teşvik edeceği belirtilen açıklamada şunlar ifade edildi:

Yine aynı yasa taslağı aile hekimliğinde ücretsiz olarak verilen raporları ücretli hale getirmektedir. Bu durum aile hekimi arkadaşlarımızı ‘Parasıyla değil mi? Raporumu vermek zorundasın’ diyen hastalarla karşı karşıya getirecektir. ‘Olmaz’ denmemelidir, daha kanun Meclis’ten geçmeden bir arkadaşımız haksız rapor isteyen hasta tarafından darp edilmiştir.

Katkı katılım payı arttırılacak, hasta ve hekim karşı karşıya getirilecek

Bu yasa teklifi ile katkı katılım payının arttırılacağı, halkın cebinden daha fazla ödeme yapmaya zorlandığı belirtilen açıklamada şunların altı çizildi:

Hasta eğer daha az katkı payı ödemek istiyorsa ikinci ve üçüncü basamak sağlık kuruluşuna aile hekimliğinden sevkle gitmesi gerekecektir. Ancak Eziyet Yönetmeliği, ikinci ve üçüncü basamağa yaptığı sevklerden dolayı aile hekimini gelirini keserek cezalandırmaktadır. Bu durumda sevk isteyen hasta ile hekimler yine karşı karşıya gelecektir. Sağlık Bakanlığı bizim de talep ettiğimiz sevk zincirini hastalarla hekimleri karşı karşıya getirerek, hekimlerin kazancı üzerinden kurmaya çalışmaktadır. Bunu kabul etmiyoruz, etmeyeceğiz.

TALEPLER

1. Kamusal bir hizmet olan birinci basamak sağlık hizmetlerinin fiziki ve tıbbi donanımı ve aile sağlığı merkezleri (ASM) kamu tarafından sağlanmalıdır.

2. Halkımıza nitelikli bir sağlık hizmeti sunabilmemiz için yeterli zaman ve olanak sağlanmalıdır. Koruyucu sağlık hizmetlerinin öncelendiği ve ekip anlayışını gözeten bir sistem inşa edilinceye kadar ASM sayısı hekim başına 2.000 nüfusu aşmayacak şekilde artırılmalıdır.

3. Aile hekimliğinde güvencesiz ve kadrosuz istihdamı kabul etmiyoruz. ASM’lerde nüfus yapısına göre yeterli hemşire, ebe, teknisyen görevlendirilmeli, aşılama ve diğer koruyucu hekimlik uygulamaları desteklenmeli, geliştirilmelidir. Aile hekimleri işveren olmamalıdır. Ebe ve hemşirelerin maaş ve teşvik ödeme kriterleri mesleki sorumluluklarının dışında kriterlerden oluşmakta iken, ASM’lerde çalışan ebe hemşirelerine ödenecek ücret aile hekiminin çalışma kriterleri ile değil kendi mesleki sorumluluklarına göre düzenlenmelidir. Aile sağlığı çalışanlarının kanun değişikliği gerektiren tavan ücreti katsayısı artırılmalıdır.

4. ASM’lerde çalışan hekim, ebe, hemşire ve sağlık emekçilerine emekliliğe yansıyacak tek kalemden oluşan, insanca yaşamaya yetecek düzeyde, izin kullandıklarında, hastalandıklarında, çocuğu olduğunda veya ailesinden biri öldüğünde kesilmeyecek maaş ödenmelidir.

5. Sağlıkta şiddeti artıracak düzenlemeler değil şiddetin önlenmesini sağlayacak etkin ve caydırıcı tedbirler alınmalı, etkili şiddet yasası çıkarılmalı ve sağlık çalışanlarının can güvenliği sağlanmalıdır.