Özgür Basın Susturulamaz: Gözaltılar ve Tehditlerle Hakikat Gizlenemez



“İçeride ya da dışarda, nerede olursak olalım, hakikatleri yazmaya devam edeceğiz. Gözaltı, tutuklama, tehdit ve işkence ile bizi yıldıramazsınız. Özgür Basın susturulamaz”


Türkiye’de gazetecilere yönelik baskılar son dönemde artarak devam ediyor. İstanbul, Van ve Mersin’de eş zamanlı olarak düzenlenen ev baskınlarında toplam altı gazeteci gözaltına alındı. Gözaltına alınan gazeteciler arasında Reyhan Hacıoğlu, Ahmet Güneş, Necla Demir, Rahime Karvar, Vedat Örüç ve Welat Ekin bulunuyor. Gözaltı gerekçeleri hakkında henüz bir açıklama yapılmazken dosyalara gizlilik kararı getirilmesi ve avukat görüş yasağı sürecin keyfi bir şekilde yürütüldüğünü gösteriyor.

Tehditler ve Baskılar
Van’da gözaltına alınan Reyhan Hacıoğlu’nun yaşadıkları gazetecilere yönelik baskının boyutunu bir kez daha gözler önüne serdi. Ev baskını sırasında polislerin “Sesinizi kesmezseniz hepinizi toplarım. Hepinizi alırım, kimsenin ruhu duymaz” şeklindeki tehditleri, özgür basına yönelik sindirme politikalarının açık bir ifadesiydi. Buna rağmen Hacıoğlu, kararlılıkla şu sözleri dile getirdi:

İçeride ya da dışarda, nerede olursak olalım, hakikatleri yazmaya devam edeceğiz. Gözaltı, tutuklama, tehdit ve işkence ile bizi yıldıramazsınız. Özgür Basın susturulamaz!

Polislerin evdeki dijital materyallere el koyması, gazetecilerin haber alma ve yayma hakkına yapılan doğrudan bir saldırı olarak değerlendirilmeli. Gazetecilik faaliyetlerini kriminalize etme çabaları, tüm sindirme ve baskı mekanizmalarına rağmen susmayan özgür basını hedef alıyor.

Soruşturmalarda Gizlilik ve Hukuk İhlalleri
Mersin’de gözaltına alınan Vedat Örüç’ün dosyasına gizlilik kararı konulması ve avukat görüş yasağı, hukuksuzluğu ayyuka çıkaran bir uygulama. Bu tür kararlar yargı süreçlerinin keyfi bir şekilde işlediğini ve gazetecilerin savunma haklarının engellendiğini gözler önüne seriyor.

Hakikati Savunma Mücadelesi
Türkiye’de gazetecilere yönelik baskı ve saldırılar yalnızca kişileri hedef almakla kalmıyor, toplumu hakikatten mahrum bırakmayı amaçlıyor. Ancak gazeteciler hakikati savunmaktan vazgeçmiyor. Gözaltılar, tehditler ve baskılar özgür basının mücadele azmini daha da perçinliyor.

Özgür basını susturma çabalarına karşı toplumsal dayanışma ve itirazı yükseltmek gerekiyor. Çünkü özgür basın susturulursa toplum hakikatten mahrum kalır.

Hakikatleri yazan kalemler kırılabilir ama susturulamaz!