Onun en büyük destekçilerinin Elon Musk, Jeff Bezos, Mark Zuckerberg, Sundar Pichai gibi tekelci sermayesinin gözü dönmüş sömürü temsilcileri olduğu düşünülürse sadece ABD’nin değil, dünyanın işçi ve emekçilerini nasıl bir cehennemin beklediği görülebilir. Trump çıkardığı kararnamelerle barış tanrılarının değil savaş, sömürü işgal tanrılarının mesihi olduğunu bir kez daha ilan etti.
Seçim propagandası boyunca “Savaşları bitirmeye geldiğini“ söyleyen Trump, ayağının tozuyla çıkardığı kararnamelerde savaşı nasıl yayacağını ilan etti. Danimarka mülkiyetindeki özerk Grönland Adası’na, Kanada’ya, Meksika Körfezi’ne ve Panama Kanalı’na göz diktiğini açıkladı. Küba’yı terörü destekleyenler listesine yeniden ekledi. Ülkenin terör örgütleri listesine El Salvador’dan MS-13 ve Venezuela’dan Tren de Aragua eklendi.
ABD tekelci burjuvazisi Çin emperyalizmini çevrelemek için Grönland’daki sermayesi ve pazarını, kıymetli metal ve elementler üzerindeki hakimiyetini etkisizleştirmek istiyor. ABD’nin Grönland’ın dijital teknolojide ve batarya üretiminde kullanılan lityum, titanyum vb. kaynaklarına; kömür, uranyum ve elmasına göz diktiği bilinir. Panama’nın Çin emperyalizmini çevrelememesinin olası bir savaşta önemi ortada. Tekelci sermaye adına Trump, Danimarka mülkiyetindeki özerk Grönland Adası’na, Kanada’ya, Meksika Körfezi’ne ve Panama Kanalı’na yöneleceğini açıkladı.
Emperyalistler arası rekabetin önemli enstrümanlarından gümrük duvarlarını yükseltmeye hız verildi. Kanada, Meksika ve Çin ile olanlar da dahil olmak üzere “ABD’nin ticari ilişkilerini adil olmayan uygulamalar açısından gözden geçirme” talimatı verildi. Trump Kanada ve Meksika’ya yüzde 25, küresel ithalata yüzde 10 ve Çin mallarına yüzde 60 oranında ithalat vergisi uygulanacağını daha önceden de söylemişti.
Bu kadarla da sınırlı değil. İçişleri Bakanı’na Meksika Körfezi’nin adını “Amerika Körfezi” olarak değiştirme, Alaska’nın Denali Dağı’nın adını Trump’ın gümrük vergisi politikalarına hayranlık duyduğu Amerika’nın 25. başkanının onuruna McKinley Dağı olarak değiştirmesi talimatı da verdi.
Sağlıktan doğanın sömürüsüne, LGBTİ bireylerden göçmenlere…
Trump ABD mali sermayesinin yayılmacı emellerini en fütursuz ve saldırgan söylemlerle ifade ederken başta ABD emekçileri olmak üzere dünya emekçilerini iyi şeyler beklemiyor. Zira bu politikalar dünya çapında bütün emperyalist kapitalist ülke devletlerinin savunuları.
ABD Paris İklim Anlaşması’ndan çekildi. Yeşil ekonomi adı altında; burjuva devletlerin gezegenin korunması, karbon sınırlaması, doğanın gözetilmesi gibi kıllarını bile kıpırdatmadıkları doğanın yok edilişi doğrultusunda gidişindeki demagojik söylemden dahi kurtulmuş oldu.
Alınan kararlar arasında en tartışmalı olanlarından biri ülkedeki göçmenlerin ve geçici vizeyle bulunanların çocuklarına Amerikan vatandaşlığının otomatik olarak verilmesini engellemek için atılan adım var. Yine acil durum ilan edilmesi kapsamında duvar inşasının hızlandırılması kararı da var, bu politikaya bütçe ayrılacak.
Trump, idam cezasını tekrar devreye sokan bir kararname de imzaladı. Buna göre “Suç işlemeleri halinde ülkede yasadışı olarak bulunan yabancılar” ile bir güvenlik memurunu, polisi öldürenler de bu cezaya maruz kalabilir. Trump ayrıca duruşmaları sürerken göçmenlerin ABD’de yaşamalarının önünü açan “yakala ve bırak” politikasını da sonlandırdı.
Trump daha önceden “Amerikan tarihindeki en büyük sınırdışı etme programını başlatma” ve federal göçmenlik makamlarının kilise ve okullara baskın düzenlemesini engelleyen uzun süreli bir politikayı sona erdirme sözü vermişti.
Bir önceki iktidarı sırasında kürtaj yasağı diyerek kadınların yoğun eylemli tepkileri ile karşılaşan Trump, LGBTİ’leri da hedef alarak “ABD’de sadece iki cinsiyetin, kadın ve erkeğin olacağını“ söyleyerek cinsiyetçi politikasını bir adım ileri taşıdı.
ABD halkını sağlık hizmetlerine ulaşmasını engelleyen uygulamaların engelsiz yürümesi için Dünya Sağlık Örgütünden çıkacaklarını buyurdu.
Trump, TikTok yasağının devreye girmesini 75 gün boyunca engelleyen bir karara da imza attı. TikTok, bu kararı olumlu karşıladığını belirterek ABD’de tekrar devreye girdi.
Trump böylece TikTok’un büyük bir Amerikalı ortak bulması için daha çok zamanının olduğunu aktardı.
Dünyada tek adamların hükmettiği faşizan gelişimin bu pervasız figürü, gelir gelmez imzaladığı çok sayıda kararname ile ABD’deki kararnameler sistemini de sağlamlaştırmış oldu. Trump tanrılar tarafından gönderilen mesih değil, kendini tanrı ya da kral ilan ederek ABD mali sermayesinin taleplerini aslında dünya burjuvazisinin taleplerini doğrudan ve kısa yoldan hayata geçirmek için hiç vakit kaybetmedi.
Trump dünyada bütün burjuva devletlerin “utangaçlıkla” hayata geçirdiklerini dolayımsız uygulayan bir figür sadece. Fazlası değil!
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!