Esnek-kuralsız çalışmada sıra hafta tatiline geldi. Mevcut İş Kanunu ve Anayasa’ya göre bir işçi 6 gün çalıştıktan sonra 7’inci gün hafta tatiline hak kazanıyor. Bu hak ilk olarak 1922’de SSCB’de kanun haline getirilirken ardından kapitalist ülkelerde de yaygınlaşıp kurumsallaştı. Türkiye Cumhuriyeti’nde de bu hak cuma günlerine denk gelecek şekilde 1924’te yasalaştı. 1935’te ise Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanun’la tatil günü pazar olarak güncellenip bayram tatilleriyle genişletildi.
Kapitalist birikim modelleri ve sınıf mücadelesi, sınıflar arasındaki güç ilişkileri işçi haklarının genişleyip daraltılmasını belirleyen esas unsurlar olmaya devam ediyor. “Güvenceli” kapsamına giren tüm çalışma biçimleri neoliberal saldırıyla birlikte yıllar içinde budandıkça budandı. İşçi sınıfının birçok kazanımı da öyle. Sosyal güvenlik ve emeklilik hakkı yıllardır gıdım gıdım ya da büyük lokmalarla adeta kemirildi. Kıdem tazminatı gibi aynı zamanda güvenceli çalışmanın da simgesi olan haklar topun ucunda. Kaldı ki kâğıt üzerindeki hali kaldırılmaya çalışılırken fiilen bu hakkı kazanabilmek zaten hayli güçleştirildi. Örgütlenme hakkı desen tablo ortada.
Şimdi de sıra esnek çalışmanın en keyfi biçimlerini yasalaştırmak anlamında hafta tatiline geldi. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda kabul edilen “Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin 10’uncu maddesi işçi sınıfının bu tarihsel kazanımının gözü dönmüşçe gasbedilmek istendiğinin ifadesidir.
Haber Türk’ten Ahmet Kıvanç’ın haberine göre 22 maddeden oluşan kanun teklifinin 10’uncu maddesine 6 gün çalışanın 7’inci gün tatil hakkı kazanması turizm işletme belgeli otellerde 10 gün kadar çalıştıktan sonra 11’inci gün hafta tatili yapmak biçimine değiştirildi. Üstelik bu keyfilik özellikle sezonlarda azami bir tempoyla çalıştırılan turizm işçileriyle de sınırlı değil. İnşaat patronları başta olmak üzere hemen tüm sektörlerde patronlar aynı keyfiyet hakkına kavuşmak istiyor.
Kıvanç’ın haberi şöyle:
Mevcut yasal ve Anayasal hak
Anayasa’nın 50’nci maddesi, işçilere ücretli hafta tatili, bayram tatili ve yıllık izin hakkı verilmesini, bununla ilgili şartların kanunla düzenlenmesini öngörüyor. İş Kanunu’nun 46’ncı maddesi ise işçiye yedi günlük zaman dilimi içinde kesintisiz en az 24 saat hafta tatili verilmesini düzenliyor. Hafta tatiline hak kazanmak için işçinin tatil öncesinde 6 gün çalışması gerekiyor. Mazeret izinleri ve raporlu günler hafta tatili bakımından çalışılmış günler olarak kabul ediliyor. Yargıtay’ın yerleşik uygulamalarına göre, 7 günlük zaman diliminde kesintisiz 24 saatin altında haftalık izin verilmesi durumunda, hafta tatili izni kullandırılmamış sayılıyor. Başka bir ifadeyle işçi hafta tatilinde bir saat bile çalışmış olsa Yargıtay işçiyi hafta tatili yapmamış kabul ediyor.
Hafta tatilinde çalışan işçinin hakları nedir?
Kanunen işçi hafta tatilinde çalıştırılamaz. Bununla birlikte, işçi onay verirse hafta tatilinde çalıştırılabiliyor. Uygulamada ise işe girerken işçiden gerektiğinde hafta tatilinde çalışacağına dair onay alınıyor.
Yürürlükteki 4857 Sayılı İş Kanununda hafta tatilinde çalışan işçiye ne kadar ücret ödeneceğine dair bir hüküm bulunmuyor. Ancak, kanuna göre “fazla çalışma ücreti” yüzde 50 zamlı ödeniyor. Örneğin işçinin normalde saat ücreti 100 TL ise fazla çalışma yaptığı her saat başına 150 TL fazla çalışma ücreti ödeniyor.
Yargıtay kararı
Yargıtay, işçi haftalık 45 saatlik çalışmadan sonra hafta tatiline hak kazanmış olduğu için hafta tatilinde yapılan çalışmayı “fazla çalışma” sayıyor. Buradan hareketle, işçi hafta tatilinde çalışmışsa, çalışma karşılığı olmaksızın ödenmesi gereken bir günlük ücretin yanı sıra çalışmanın karşılığı olarak 1,5 günlük ücret ödenmesini istiyor.
Kanun ayrıca, fazla çalışma yapan işçi isterse bu çalışmalar karşılığı yüzde 50 zamlı ücret almak yerine, fazla çalıştığı her 1 saat karşılığında 1,5 saat serbest zaman (izin) kullanabileceğini düzenliyor. Yargıtay da hafta tatilinde çalışan işçi zamlı ücret almak yerine serbest zaman kullanmayı tercih ederse 1,5 günlük izin kullandırılmasını öngörüyor.
Turizm sektöründe hafta tatili 11’inci güne kadar ertelenebilecek
TBMM’de çarşamba gecesi kabul edilen kanunla turizm sektörü hafta tatili uygulamasında genel kuralın dışına çıkartıldı. Normalde işçi 6 + 1 kuralına göre (6 gün çalışıp 7’nci gün) hafta tatili yaparken, Kültür ve Turizm Bakanlığından turizm işletme belgesi almış konaklama tesislerinde çalışan işçiler 10 +1 kuralına göre hafta tatili yapabilecekler. Yani, turizm sektöründeki işçi 10 güne kadar çalıştırıldıktan sonra 11’inci gün hafta tatili yapabilecek. İşçinin hak kazandığı hafta tatilinde yaptığı çalışmaların günlük normal çalışma süresi kadarlık kısmı fazla çalışmanın hesabında dikkate alınmayacak. Başka bir ifadeyle, hafta tatilinde çalışan işçi, fazla çalışma yapmış sayılmayacak.
Kanun değişikliğinde, kullanılmadığı için biriken hafta tatillerinin kaç gün içinde telafi edileceğine dair bir hüküm bulunmuyor. Yargıtay telafi süresi konusunda bir içtihat oluşturmadığı müddetçe, kanunun bu haliyle, turizm sektöründe işveren isterse işçiye tüm sezon boyunca 11 günde bir hafta tatili yaptırabilecek.
Turizmi başka sektörlerini izlemesi bekleniyor
Hafta tatili uygulaması konusunda Türkiye’de yeni bir dönemin başladığını söyleyebiliriz. Kanunun TBMM Plan Bütçe Komisyonundaki görüşmeleri sırasında işveren örgütlerinin temsilcileri inşaat sektöründe de hafta tatilinin turizm sektöründeki gibi düzenlenmesine ihtiyaç olduğunu savundular.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına inşaat sektörü dışında başka sektörlerden de bu yönde talepler geldiği belirtiliyor.
Kısa süre içinde diğer sektörlerin hafta tatilinin ertelenmesi taleplerinin TBMM gündemine taşınması bekleniyor.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!