Kayseri’de dünya çapında ev tekstili üretimi yapan Yataş’ta binlerce işçi, yalnızca patronlara değil, patronlarla el birliği içinde çalışan sarı sendikaya karşı da isyan bayrağını açtı. 150 günü aşkın süredir hak gasplarına maruz kalan ve en temel geçim talepleri dahi karşılıksız bırakılan Yataş işçileri bu kez “Sendika istifa”, “Yönetim istifa”, “Emekçi burada hırsızlar nerede?” sloganlarıyla seslerini ülke geneline duyurdu.
2 bin işçinin çalıştığı Yataş Fabrikası’nda ortalama maaşlar 30-32 bin TL bandında. Ancak enflasyonun hızla tırmandığı, temel ihtiyaçların dahi lüks haline geldiği bu sistemde bu ücretle geçinmenin olanaksız hale geldiği açık. İşçiler, 2024 Ekim ayından bu yana maaşlarına tek kuruş zam yapılmadığını belirtiyor. Yüzde 40 zam talebine karşılık, patronun dayattığı yüzde 15’lik artış teklifi ise hem patronun hem de onunla birlikte hareket eden Öziplik-İş Sendikası’nın işçileri nasıl hiçe saydığını gözler önüne seriyor.
Sarı Sendika Sınıfın Değil Sermayenin Yanında
Yataş işçilerinin haklı öfkesinin yöneldiği bir diğer adres de Hak-İş Konfederasyonu’na bağlı Öziplik-İş Sendikası. “Bu sendika sadece aidat alıyor, bizi savunmuyor” diyen işçiler, bir kez daha sarı sendikaların nasıl bir rol üstlendiğini teşhir etti. İşçilerin iş bırakma eyleminde dahi ortalıkta görünmeyen bir sendika, kimin sendikası olabilir? Cevap açık: Patronun!
Özellikle Hak-İş gibi konfederasyonlar bünyesindeki birçok sendika, yıllardır iktidarın ve sermayenin çıkarlarına göre pozisyon alıyor. İşçileri sözde “temsil eden” bu yapılar, gerçek bir toplu sözleşme mücadelesi yürütmektense, tabanı susturarak patronla uzlaşmanın yollarını arıyor. Bu tablo, yalnızca Yataş’ta değil Türkiye işçi sınıfının büyük bölümünde yaşanan yapısal bir ihaneti ortaya koyuyor.
Kayseri’de Atılan Sloganlar Tüm Türkiye İşçi Sınıfına Sesleniyor
Yataş işçileri yalnız değildir. Onların attığı sloganlar, yıllardır aidat ödeyip hakkını alamayan, sendika sandığı yapılarda iradesi çalınan, grevleri yasaklanan, hakkını aradığında kapı önüne konan bütün işçilerin çığlığıdır. Bu eylem, yalnızca ücret artışı değil temsil krizine, örgütsüzlüğe ve bürokratik sarı sendika ağalığına karşı bir isyandır.
Bugün Yataş’ta somutlaşan öfke, yarının ülke çapında bir sınıf hareketine dönüşmesi için çabalamalıyız. Bunun yolu, mücadeleyi kararlılıkla sürdürmekten, işçilerin kendi bağımsız sınıf örgütlerini inşa etmesinden ve tabandan yükselen iradeyi her düzeyde söz ve karar sahibi kılmaktan geçiyor.
Patronlarla Birlikte Sarı Sendika Ağaları da Yenilecek!
Yataş işçileriyle dayanışmak, işçi sınıfının tarihsel birikimini ve devrimci geleneğini sahiplenmekle mümkündür. Bu direniş, sadece Kayseri’deki bir ücret mücadelesi değil sınıfın bağrındaki ihanete karşı bir uyanış bir hesaplaşma çağrısıdır.
Gerçek militan bir sendikal örgütlenme patronla araya mesafe koyabilen, işçinin değil sermayenin karşısında “eli mahkûm” olmayan, grevde, eylemde, direnişte omuz başında duran bir yapı olmalıdır. Yataş’ta olduğu gibi aidat toplayıp susan yapılar artık işçi sınıfının geleceğinde yer alamaz.
Çünkü bu düzenin çarkları dönüyorsa, işçinin alınteriyle dönüyor. O çarkları durduracak olan da yine işçilerin örgütlü gücü olacak.
Yataş İşçileri Patrona ve Sarı Sendikaya Karşı Ayakta
📍Kayseri’de çarklar durdu, işçiler yalnızca ücret değil ihanete karşı onur mücadelesi veriyor. Yataş’ta öfke büyüyor, sınıf kendi sözünü arıyorhttps://t.co/rAcow6Rf1D pic.twitter.com/2cq9vX8y7s— Alınteri Gazetesi (@GazeteAlinteri3) July 30, 2025
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!