Mardin’in Nusaybin ilçesinde 20 Ocak günü Rojava’daki saldırılara karşı gerçekleştirilen yürüyüşün ardından sınır hattında işkence edilerek gözaltına alınan, vücudunda omurga ve kafa kırıkları dâhil ağır yaralanmalar tespit edilerek tedavi altına alınan Diyar Koç, tedavisi tamamlanmadan taburcu edilerek dün savcılığa sevk edildi.
Mardin Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden alınarak Nusaybin Adliyesi’ne sevk edilen Koç, savcılık ifadesinin ardından “örgüt üyesi olmak” ve “örgüt propagandası yapmak” ve “sınır güvenliğini ihlal etmek” iddialarından tutuklanma istemiyle Sulh Ceza Hakimliğine sevk edildi.
Diyar Koç’un maruz kaldığı işkence kameralara da yansımış, buna rağmen “kuleden düştü” denilerek işkence örtbas edilmek istenmişti.
Özgürlük için Hukukçular (ÖHD) Mardin Şubesi, Koç’un maruz kaldığı işkenceye dair şu bilgileri vermişti:
Görüntülerde, D.K’nın darp edildiği, yere yatırılarak etkisiz hale getirildiği ve aşağılayıcı sözlerle kötü muameleye uğradığı nettir. Özellikle mağdura yönelik sürekli biçimde ‘lan’ hitabı kullanılması, söz konusu muamelenin tesadüfi değil; bilinçli, onur kırıcı ve sistematik bir nitelik taşıdığını ortaya koymaktadır.
Edinilen bilgilere göre D.K., dün akşam saatlerinde sınır hattında görev yapan askerler tarafından gözaltına alınmış; ilk yakalandığı andan itibaren yaklaşık 20 kişi tarafından tekme ve yumruklarla darp edilmiştir. Sonrasında üzerine su dökülerek soğuk havada açık alanda, bir bahçede bekletilmiş; bahçeden geçen asker ve polislerin her birinin kendisine fiziksel şiddet uyguladığı ifade edilmiştir. Mağdurun beyanına ve mevcut tıbbi bulgulara göre; omuriliğinde birden fazla kırık, kafasında iki kırık, yüzünde dört dikiş, kafasında yedi dikiş ve iç kanama tespit edilmiştir. Ayrıca zırhlı araca bindirildiği, araçtan yere atıldığı ve kulede bulunduğu sırada taş atılarak yeniden şiddete maruz bırakıldığı belirtilmektedir.
Bir sınır karakolunda tutulan tutanakta mağdurun ‘yere düştüğü’ iddia edilse de, sosyal medyada yayılan görüntüler ve mevcut yaralanmalar bu beyanın gerçeği yansıtmadığını açıkça ortaya koymaktadır. Görüntülerde yer alan kişilerin polis veya jandarma görevlileri olma ihtimali ise olayın vahametini daha da artırmaktadır. Kolluk görevlileri, görevlerini yerine getirirken dahi insan onuruna saygı göstermekle yükümlüdür. İşkence ve kötü muamele, hiçbir koşulda ve hiçbir gerekçeyle meşrulaştırılamaz.
Diyar Koç’un tutuklanmasının ardından da açıklama yapan ÖHD, yapılan işkenceleri teşhir ederek ağır sağlık sorunlarına rağmen hapishaneye gönderilen Koç’un başına gelebileceklerden taburcu edilmesine onay veren hastane yönetimi, savcılık, tutuklama kararı veren hakimliğin sorumlu olacağını kaydetti.
Bayrak indirme denildi ama o iddiayla ilişkilendirilmedi!
ÖHD Mardin Şubesi ayrıca müvekkillerinin “bayrak indirme” iddiasıyla basına servis edildiğini, ancak ne kollukta ne de sorgu aşamasında bu iddianın gündeme getirilmediğini belirterek şunları ifade etti:
Ayrıca kamuoyuna servis edilen ‘bayrak indirme’ iddiası gerçeği yansıtmamaktadır. Müvekkil bu iddiayla hiçbir şekilde ilişkilendirilmemiş, ne kollukta ne de sorgu aşamasında bu yönde tek bir isnat dahi yöneltilmemiştir. Buna rağmen müvekkilin hedef gösterilmesi açık bir manipülasyondur. Müvekkilin derhal serbest bırakılarak tedavi altına alınmasını, sorumlular hakkında etkili ve bağımsız bir soruşturma yürütülmesini talep ediyor; sürecin tüm yönleriyle takipçisi olacağımızı kamuoyuna ilan ediyoruz.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!