DGD-SEN: Zafere Çok Yakınız, Direnişe Devam!



DGD-SEN ile Migros yönetimi arasında yürütülen görüşmeler, işten çıkarılan 303 işçinin işe iadesi konusunda yaşanan anlaşmazlık nedeniyle tıkandı. Sendika, kazanımlara rağmen işten çıkarmaları kabul etmeyeceklerini açıkladı


DGD-SEN ile Migros yönetimi arasında yürütülen görüşmeler, özellikle işten çıkarılan 303 işçinin işe geri dönüşü ve kısmi taşeron uygulamasının devamı noktasında kilitlendi. 11 Şubat’ta başlayan görüşmeler nedeniyle eylem ve etkinliklerini erteleyen DGD-SEN, kazanımlara rağmen işçi kıyımını kabul etmeyeceklerini belirterek boykot çağrısını yineledi. DGD-SEN, Özilhan’ın evinin önünde yapılacak açıklamaya davet etti.

DGD-SEN, bugün yapılan görüşmelerde, şarta bağlı bir müzakere zemini önerildiği ve özellikle işten çıkarılan işçilerin geri alınması konusunda uzlaşma sağlanamadığını belirtti.

Sendikanın yazılı açıklamasında, direnişin başından bu yana hiçbir işçinin geride bırakılmayacağı vurgulanarak tüm işçileri kapsayan bir çözümde ısrarcı olunduğu ifade edildi. Taraflar arasında birçok konuda önemli ölçüde anlaşma sağlandığının aktarıldığı açıklamada şunlar kaydedildi

Hangi başlıklarda mutabakat sağlandı?

Depo işçilerinin Aralık 2025 ücretlerine Ocak 2026’da yapılan %28’lik artışın kök ücret olarak esas alınması ve devam eden TİS sürecinde yapılacak artışların bu zamlı kök ücret üzerine eklenmesi konusunda anlaşmaya varılmıştır. Bu çerçevede, ücret ve diğer haklar bakımından 2026 yılı için teklif edilen TÜFE + %20 oranıyla birlikte, %50 zam talebimizin üzerinde bir artış ortaya çıkmaktadır.

Depo işçilerinin kazanılmış yan haklarının aynen korunacağı ( il destek primi, devamlılık primi, kıdem yılı primi ve benzeri haklarının); Mağaza ve market işçilerinin yararlanmakta olduğu hakların da ek olarak TİS kaynaklı haklarının sözleşmenin imzalanmasıyla birlikte kadroya geçişten itibaren geçerli olmak üzere geriye dönük ödeneceği; Depo işçilerinin Migros kadrosuna geçişlerinde yeni işçi sayılmayacağı ve taşerondaki tüm çalışma süreleri dikkate alınarak TİS’teki kademeli yararlandırma sistemine dahil edileceği; Banka promosyonlarının kadroya geçen tüm depo işçilerine ödeneceği; Eksik ücret, fazla mesai ve diğer alacakların çok kısa sürede tamamlanacağı; Sendikal tercihlere ve faaliyetlere yasal çerçevede saygı gösterileceği;  İlgili işkolunda bulunan herhangi bir sendikaya üyelik veya dayanışma aidatı yoluyla yararlanma imkanının açık olduğu hususlarında açıklama yapılacağı konusunda mutabakat sağlanmıştır.

“İşten çıkarmalar sendikamız açısından kabul edilemez”

İşkolu itirazımızın devam ettiği, ancak süreci tıkamamak adına bu başlığın müzakereyi engelleyici bir noktaya taşınmayacağı da tarafımızca ifade edilmiştir. İşkolu itirazımızın Bakanlık veya yargı mercilerince kabul edilmesi halinde Migros yönetiminin bu sonuca yasal çerçevede saygı göstereceği de kararlaştırılmıştır.  Kadroya geçirilmeyen temizlik işçileri ve depoda kalan diğer taşeron işçilere ilişkin talebimiz ise toplantıda sonuçlandırılamamıştır.

İş akitleri sona erdirilen işçilerin ayrımsız biçimde işe başlatılması, ayrılmak isteyenler bakımından ise yasal hakları ve uygun ek menfaatler sağlanarak sürecin mutabakatla sonuçlandırılması talebimize Migros yönetiminin atılan işçilerin büyük çoğunluğunun geri alınmayacağı yönündeki beyanları ve demokratik hak arama mücadelesini kriminalize eden bir dil ile gerçekleştirilen işten çıkarmalar sendikamız açısından kabul edilemezdir.

Sendikadan çağrı: Direniş ve boykota devam

Kazanımların bedeli olarak yüzlerce işçinin kış ortasında işsiz bırakılmasını dayatan hiçbir çözümü kabul etmiyoruz. Kazanımlarımıza da işten çıkarılan arkadaşlarımıza da sahip çıkıyoruz. Birlikte direndik, birlikte kazandık, birlikte yararlanacağız.

Gelinen aşamada süreç, özellikle işten çıkarılan 303 işçinin işe geri dönüşü ve kısmi taşeron uygulamasının devamı noktasında kilitlenmiştir. Tek bir işçi arkadaşımızı geride bırakmadan mücadeleye devam ediyoruz. Direne direne kazanacağız. Tüm Türkiye’yi bu direnişi sahiplenmeye, Migros’u boykot etmeye ve bulundukları her yerde sesimizi birlikte yükseltmeye çağırıyoruz.