‘Tecrit sadece İmralı’da değil, her yerde’



21 yıldır cezaevinde olan ve şu anda tecridin kaldırılması talebiyle açlık grevi direnişi yapan Newroz Bozkurt’un annesi Sultan Bozkurt: Tecrit sadece İmralı’da değil, tecrit bütün tutsakların üzerinde,  bütün Türkiye halklarının üzerinde


Tecridin kaldırılması talebiyle açlık grevi yapan yurtsever devrimci tutsaklardan Newroz Bozkurt’un annesi Sultan Bozkurt, kızı ve binlerce tutsak için İstanbul’dan Ankara’ya gelen Barış Anneleri’nden biri.

 

21 yıldır cezaevinde olan Newroz’un annesi Sultan Anne bu süreçle, “Sadece içeride değil, dışarıda da tecrit var. Biz bütün Türkiye halklarının bu tecritten kurtulması için mücadele veriyoruz aynı zamanda. Barış olsun, kardeşlik olsun istiyoruz” anlayışıyla ilişkileniyor.

 

Sultan Anne kızını, onun davasını ve kendisinin bu süreçte yaşadığı dönüşümü şu sözlerle anlatıyor:

Newroz daha 14 yaşındaydı. Köyümüz abluka altında ve sokağa çıktığımızda sürekli GBT yapılıyordu.  Ortaokul karnesini yeni almıştı Newroz, 14 yaşında bir çocuktu. 14 yaşındaki bir çocuk nasıl bölge yöneticisi olur? 14 yaşındayken 14 gün boyunca gözaltında tutulmuş; ama bize ‘yok’ diyorlar.

Sürekli karakola gidip soruyoruz, emniyete gidiyoruz haber yok. 8. gününde ‘bölge yöneticisi’ olarak gözaltına alındığını öğrendik. “Sokağa GBT’siz çıkamıyoruz, köyün içine karakol kurmuşsunuz. ‘Bu çocuk nasıl bölge yöneticisi olur? Bölge yöneticisi olsa bu çocuk ne anlar yöneticilikten?” diye soruyoruz. Ama tabi bu sorulara cevap alamadık.

8 gün boyunca yüreğimiz yandı.  Newroz’u serbest bıraktılar.  Newroz’a dedim ki, “Kızım bir daha gidersen hakkımı helal etmem” dedim. Benim bu sözüme karşılık, “Anne bak eğer sizin babalarınız, anneleriniz mücadele etselerdi siz bunları yaşamazdınız.  Siz mücadele etseydiniz biz yaşamazdık. Eğer biz mücadele etmezsek bizim çocuklarımız daha beterini yaşayacaklar.  O nedenle ben mücadele etmekten vazgeçmeyeceğim.  Siz de benden asla vazgeçmemi istemeyin” dedi.

Ben o zaman durakladım, düşündüm, haklıydı. Dedim ki “Bundan sonra her sokağa çıktığında bizden helallik iste”. O günden bu yana Newroz’a hiç ‘mücadele etme’ demedim. Aksine sonuna kadar mücadelesini destekledim.

Şimdiye kadar onlar mücadele etti. Artık biz onların mücadelesini sahiplenip, önde olmalıyız.  Bütün herkese biraz cesaret diyorum, biraz cesaret.

Bir de tecrit sadece İmralı’da değil, tecrit bütün tutsakların üzerinde,  bütün Türkiye halklarının üzerinde. Biz bütün yaşamımızı abluka altına alan tecride karşı mücadele ediyoruz. Sadece Kürtler için değil, Türk halkı için de tecride karşı mücadele yürütüyoruz, yürüteceğiz.  Barış olsun, kardeşlik olsun istiyoruz.