TÜSİAD’ın 31 Mart seçim sandıkları kapanır kapanmaz yaptığı “yapısal uyum reformları” çağrısına anında “hay hay” diyen burjuva iktidar blokunun beklenen paketi bugün açıklandı.
Aslında 2018 yılının sonlarında açıklanan; fakat seçimler nedeniyle alt perdeden uygulamaya sokulan ve işçi ve emekçilere saldırı dışında bir anlam taşımayan Yeni Ekonomi Programı’nın (YEP) seçim sonrasında güncellenmiş, ama soluğu ancak 9 aylık olan bir paket bu. Sadece bu yönüyle bile krizin yeni bir itirafı olan paket, “ekonomide her şey yolunda” diyenlerin önlerini göremediklerinin, bütünlüklü bir programla konuşamadıklarının ve programlamaya gidemediklerinin teyidi niteliği taşıyor.
“Damatlığın” yanısıra Hazine ve Maliye Bakanı da olan Berat Albayrak’ın Dolmabahçe Cumhurbaşkanlığı Çalışma Ofisi’nde düzenlenen basın toplantısında açıkladığı paketin adı bile bunun ifadesi: Yeni Ekonomi Programı Yapısal Dönüşüm Adımları 2019.
Temel çizgileri işçi ve emekçilere dönük saldırıların ilanından oluşan paket o çok tanıdığımız neoliberal saldırganlığın temel argümanlarının tekerleme gibi yinelenmesi dışında yeni bir şey söylemiyor. İşçi ve emekçilerin sağlık-ulaşım-eğitim gibi temel toplumsal ihtiyaçlarının daha fazla ticarileşeceğini ifade eden “sıkı maliye politikası” paketin sık tekrarlanan kavramı. İş güvencesini ortadan kaldırıp, biriken milyarlarca doları cukkaya oturtacakları kıdem tazminatının gaspı ve yine sosyal güvenlik sisteminin tasfiye edilerek, emekçilerden kesilen primlerin sermayeye akıtılacağı zorunlu emeklilik sigortasının (BES) dayatılması da öyle. Paket bu yönleriyle kısa vadeliliğine rağmen burjuvazi açısından ayakta alkışlanacak nitelikler taşıyor.
İşçi ve emekçilerin çanına ot tıkayacak, iş güvencesini ve sosyal güvenliği tümüyle tasfiye edecek, hayat pahalılığını sadece dolaylı vergilerle değil, üst üste bindirilecek dolaysız vergilerle de tırmandıracak pakette, çoğunluğu yandaş inşaat ve enerji patronlarının kredi borçları da devlet tarafından üstleniliyor.
Kıdem tazminatı ve BES entegrasyonundan bahsedilen pakette, bununla birlikte 5 yılda sistemde biriken fonların milli gelirin yüzde 10’unun üstüne çıkacağını söyleniyor. Yani işçi sınıfının gasbedilen kazanımlarından burjuvaziye aktarılacak miktarın büyütülmesinin, aynı zamanda emek sömürüsünün derileştirilmesinin ilanı olan bu durum, bir övünç vaadi olarak baş köşeye oturtuluyor.
Bankaların ihya edileceğinin, bizden kesilenlerin buralara aktarılarak burjuvaların para ihtiyacının karşılanmasının güvenceye alınmaya çalışılacağının ilan edildiği programın basına yansıyan temel çizgileri şöyle:
TAHSİLİ GECİKMİŞ ALACAKLAR RİSK OLUŞTURMUYOR: Türkiye’nin önünde 4,5 yıl seçimsiz dönem var. Türkiye’nin gündemi ekonomide reform. İşte bugün başlatacağımız bu süreç 2019 yılında tamamlayacağımız bir dizi reformu sizinle paylaşacağız. Bu nedenle 2019 yılı sonuna kadar diyerek çok net bir tarih veriyoruz. Reformların başında finansal sektör geliyor, onun altındaki ilk başlık da bankacılık sektörü olacak. Bankacılık sektörümüzün güçlü yapısını sürdürmesini ve reel sektörümüzü finanse etmesini temin etmek bu programın en önemli önceliklerinden bir tanesi demiştik. Bankacılık sektörünün kredi hacmi, tahsili geçmiş alacaklar hariç 2 trilyon 513 milyar TL’dir. Tahsili gecikmiş alacakların bankacılık için bir risk olduğunu düşünmüyoruz.
İCRA-İFLAS İŞLEMLERİ HIZLANDIRILACAK: Borç yeniden yapılandırmalarını ve icra-iflas işlemlerini daha hızlı ve etkin hale getirmek için yeni bir yasal ve kurumsal çerçeve oluşturulacak. Sorunlu kredilerin bir kısmı ulusal ve uluslararası yatırım fonlarına transfer edilecek. Bazı sorunlu kredilerin, bankaların ve ulusal-uluslararası yatırımcıların iştiraki olan bilanço dışı fonlara devredilecek. Bu fonlar enerji girişim sermaye fonu ve gayrimenkul fonu.
KONKORDATO İŞLEMLERİ: Konkordato ve kredi yapılandırma meselesinin çok daha iyi ve herkesin çıkarına olan yeni bir yasa çerçevesiyle ele alacağız. Özellikle borç ödeme kabiliyeti yitirmiş şirketlerin hızlı şekilde tasfiyesini sağlayacak bir çerçeve oluşturacağız.
ENERJİ VE GAYRİMENKUL FONU: Kamunun olmadığı bir yapıda önem teşkil eden iki sektörde sorunlu varlıkları borç hisse takasıyla dışarı çıkaracak ve bankalarımızın bilançolarını daha iyi bir hale getireceğiz. Bunun için enerji girişim sermaye fonu ve gayri menkul fonunu gündemimize aldık.
KAMU BANKALARINA 28 MİLYAR TL’LİK DEVLET TAHVİLİ: Kamu bankalarına 28 milyar liralık Devlet İç Borçlanma Senedi (DİBS) verilecek. Bilançoları çok daha dirençli hale getirilecek. Özel bankalarımız yeniden sermaye planlarını yürütüyorlar. İhtiyaç halinde bu sermayelendirmeyi yapacaklar. Ulusal veri merkezini de kuracağız.
ZORUNLU BES: Emeklilik sisteminin reforme edilmesi en önemli yapısal reformlardan biri. Zorunlu BES yeniden ele alınacak. Daha sürdürülebilir emeklilik sistemi vatandaşa fayda sağlayacak. Tamamlayıcı emeklilik sistemiyle tasarruflar artırılarak dış müdahalelere karşı ekonomi güçlü hale gelecek. Emeklilik sistemindeki reformla toplanan fonlar, milli gelirin yüzde 10’unu bulacak.
BES’LE ENTEGRE KIDEM TAZMİNATI FONU: Tüm paydaşların katılımıyla kıdem tazminatı reformunu hayata geçireceğiz. Kıdem tazminatı fonu ile BES’in entegrasyonu planlanıyor. Yeni yapıyla birlikte 5 yılda sistemde biriken fonların milli gelirin yüzde 10’unun üstüne çıkacağını öngörüyoruz.
VARLIK FONU: Varlık Fonu stratejik sektörlere yatırım planlaması yapacak.
ŞİRKETLERE SİGORTA YAYGINLAŞTIRILACAK: Sigortacılık denetleme ve düzenleme kurumu hayata geçirilecek. Sigortalanmayan sektörlerin sigortalanmasına imkan sağlayacağız.
BÜTÇE DİSİPLİNİ: Sıkı maliye politikası en temel politikaların başında geliyor. Bütçeyle ilgili spekülasyonlara karşı güçlü tablonun farkında olmalarını arz ediyoruz. Bütçe hedeflerini tutturacak tasarruf adımları devam edecek. Seçimden sonra da mali disiplinden vazgeçmeyeceğiz. Bir kısım sektörlere vergi teşvikleri sağladık. Yüksek gelir gruplarının daha adil vergilendirilmesini sağlayacak, enflasyon etkisi minimum olacak bazı adımlar atacağız.
DOLAYSIZ VERGİLER ARTIRILACAK: Vergi dönüşümü reformu. Detaylarını bu yıl içinde sunumla ortaya koyacağımız bu çalışma sürüyor. İstisna ve muafiyetler azaltılacak. Kurumlar vergisini kademeli düşürüp daha adaletli noktaya taşıyacağız. Dolaylı vergileri azaltıp dolaysız vergileri artırarak verginin tabana yayılmasını sağlayacağız. Beyanname yaygınlaştırılacak, gelire göre artan oranlarda vergilendirme planlanıyor. Mükellef dostu bir vergi sistemiyle tüm süreçlerin başarını artıracağız. Mükellef memnuniyetini sürekli ölçeceğiz. İhracata dayalı yüksek katma değer ve teknolojiyi önceleyen ekonomiyi tesis edeceğiz. Kayıtdışılıkla mücadele ile gelirleri artıracağız.
SOSYAL GÜVENLİK: Sosyal güvenlik reform paketini bu yıl içinde açıklanacak. Aktif pasif oranın daha üst seviyeye çıkması ve prim gelirlerinin artırılması hedefleniyor.
YARGI REFORMU: Bir diğer reform alanı yargı alanı. Yargı reformunun vizyonu güven veren ve erişilebilir adalet sistemi olacak. Hukuk ve ekonomi birbirini tamamlayan iki çalışma alanı. Yargı sisteminin kalitesi, hızı yatırım ortamını geliştirmenin temel şartları arasındadır.
İHRACAT: İhracat noktasında Ticaret Bakanlığı ağustos ayında açıklayacağı planla, ülkenin ihracatının artırılması için sürdürülebilir stratejinin oluşturulmasını sağlayacak. Bu planla katma değeri yüksek ürün ihracatının artırılması için etki analizleri yardımıyla hedef ürün ve pazarlara odaklanmış bir bakış açısı sağlanacak, birim ihraç fiyatları yükseltilecek.
SANAYİ: Sanayide yerlileştirme programı… 300 ürünün ortaya konacağı program mayıs ayında açıklanacak.
TURİZM: Turizm master planı en geç eylül ayında açıklanacak. 4 yıl içinde 70 milyon turist 70 milyar turizm geliri hedefi gerçekleştirilecek.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!