Metal işçileri fabrikalardan sesleniyor: Kıdemi gasbettirmeyeceğiz!



DİSK’e bağlı Birleşik Metal İşçileri Sendikası’nın örgütlü olduğu fabrikalarda “Kıdem tazminatımızı gasbettirmeyeceğiz!” başlıklı bildiri okunuyor. Dün başlayan bildiri okumalara bugün de devam edildi


DİSK’e bağlı Birleşik Metal İşçileri Sendikası (BMİS), kıdem tazminatının zorunlu bireysel emeklilik sigortası (BES) ile entegre edilerek patronların nemalanacağı bir havuza dönüştürülmesi ve işçinin onlarca yıllık hakkının, iş güvencesi sigortasının gasbedilmesine karşı yayınladığı bildiriyi örgütlü olduğu işyerlerinde okuyarak tepkisini gösteriyor.

Sendika’nın örgütlü olduğu fabrikalarda dünden itibaren vardiya giriş ya da çıkışlarında, yemek saatlerinde sendikanın “Kıdem Tazminatımızı Gasbettirmeyeceğiz!” başlıklı bildirisi okunuyor.

Din Bilecik Acuride, Gebze Yücel Boru, Ergün Hidrolik, İzmir Eren Balata, Marmara Siegener, Acel Elektrik, İzmir Tor Demir, Gebze GE GRİD SOLUTİONS, Gebze Cengiz Makine, İzmir RETTİG Metal, TABO, Bursa Prysmian, Paksan, Osmaniye Yücel Boru, Gebze Arpek, Hatay Çayırova Boru, Ankara BAŞÖZ ENERJİ,  Eskişehir TARKON, Mersin Cimsataş, Gebze Çayırova Boru, Eskişehir Entil-Hapalki-Tarkon, Bursa Şahinkul Makine, SCM işyerlerinde kitlesel basın açıklaması biçiminde okunan bildiri bugün de Eskişehir Renta ve Ergün Hidrolik işyerlerinde okundu.

https://www.facebook.com/BirlesikMetal/videos/2106915749385973/

BMİS tarafından açıklanan ve işyerlerinde okunan bildiride şöyle:

Daha seçimlerin tozu dumanı ortadan kalkmadan yurttaşların iradesi hiçe sayılarak açıklanan yeni ekonomik programdan anlaşıldığı üzere AKP Yönetimi gözünü her zaman ki gibi çalışanlara, elini de işçinin, emekçinin cebine atmış bulunuyor.

 

83 yıllık kazanımımız olan kıdem tazminatımızı elimizden almak istiyorlar. Emekçiler için yıllardır kâbusa dönen fonlar şimdi yeniden kıdem tazminatı olarak karşımıza çıkarılıyor.

 

‘Maaşlar düşecek, işsizler tazminat alamayacak’

 

Dedikleri gibi Kıdem Tazminatı Fonu ile Zorunlu Bireysel Emeklilik Fonu birlikte ele alınıp düzenlenirse işçilerin maaşları düşecek, işsizler ise tazminat alamayacak demektir.

 

Biz bu fonları biliyoruz

 

Çalışanlar olarak, Zorunlu Tasarruf Fonu, Konut Edindirme Fonu gibi fonlardan aldığımız büyük yaraların ve gördüğümüz zararların ardından yine bizim paralarımızla kurulan İşsizlik Fonu da hükümetlerin ve sermayenin gizli kasası haline getirildi. Yetmedi, Zorunlu Bireysel Emeklilik Sigortası (BES) adı altında yeni kesintilerle kendilerine yeni kaynaklar yaratmak istediler. Çalışanlardan bekledikleri ilgiyi görmeyince de şimdi bu zorunlu sistemden çıkmayı imkansız hale getirmek istiyorlar.

 

‘Bedelini bize ödetmek istiyorlar’

 

Özelleştirme adı altında peşkeş çekilen kamu mal işletmelerinden elde ettikleri gelirleri har vurup harman savurdular. Kaynaklar kuruyunca da ülkeyi büyük bir ekonomik krizin eşiğine getirenler ne yazık ki krizin bedelini her zaman olduğu gibi işçilere ödetmeye çalışıyorlar.

 

Hayat pahalılığı ile bunalan emekçiler, tam anlamıyla bir kuru soğana muhtaç hale gelirken ve yüzde 13’leri aşan işsizlik tehdidi ile karşı karşıyayken en önemli güvencemiz olan kıdem tazminatlarımız elimizden alınmak isteniyor.

 

‘Peşkeşe göz yummayacağız!’

 

İşsizlik fonundan işçiler-işsizlerden başka herkesin yararlandığı ortadayken şimdi elimizde kalan en önemli haklarımızdan biri olan kıdem tazminatlarımızın fon adı altında birilerine peşkeş çekilmesine göz yumamayız.

 

‘Kıdem tazminatımız iş güvencemizdir!’

 

Kıdem tazminatımız iş güvencemizdir. İşverenlerin, işçileri işten çıkarma kararı vermesinde yaşadığı caydırıcı bir düzenlemedir. İşçinin çalışma hayatı ve sonrasında güveneceği en önemli haktır.

 

Şu andaki yasal düzenlemeyle kıdem tazminatı almamızı sağlayan bütün şartlar ortadan kaldırılarak işçilerin kaderlerinin, işverenlerin iki dudağı arasına bırakılması söz konusudur. Bu düzenleme yeni işçi kıyımlarına ve işsizliğin hızla artmasına yol açacaktır.

 

15 yıl tamamlandıktan sonra hakettiğinin sadece yarısı

 

Çünkü bu fonla birlikte işveren çıkardığı işçiye tazminat ödemeyecektir. İşten çıkartılan işçiler ancak 15 yılı tamamladıktan sonra ve hak ettiği tazminatın sadece yarısına karşılık gelen miktarı alabilecektir. Kıdem tazminatlarının tamamını alabilmek için emekli olmak veya 56 yaşını beklemek zorunda kalacaklardır. Tabii eğer primleri fona yatırıldıysa. Diğer yandan bu miktarın şimdiki tazminatlarının ancak üçte biri oranında olacağını da belirtmeliyiz.

 

Kısacası tazminatlarımızı işten çıkınca değil en erken 15 yıl sonra, bugünkünden çok daha az miktarda ve fonun izin verdiği kadarıyla alabileceğiz. Bu fondan yararlanabileceğimize dair devlet dahi güvence veremezken, biz emekçilerin bu girişimi onaylamamızı beklemek ham bir hayalden ibarettir.

 

Kendileri için yeni bir kasa oluşturuyorlar

 

Görüldüğü gibi AKP iktidarı kıdem tazminatını vermeyi değil kendisine yeni bir kasa oluşturmak derdindedir.

 

Amaçları Hazine’nin elini rahatlatmak, İşsizlik Sigortası Fonu ve yeni kurulan Zorunlu Bireysel Emeklilik Fonunun yanı sıra kıdem tazminatı fonunda biriken paraları da Hazine’ye aktarmaktır. Çünkü bu fonda biriken paraların en az yüzde 40’ı Hazine’nin borçlanma kâğıtlarında değerlendirilerek Hazineye işçilerin cebinden bir kez daha kaynak aktarılacaktır.

 

Bu zorbalığa göz yummayacağız!

 

Böyle bir haksızlık karşında sessiz kalamayız, bu zorbalığa göz yumamayız.

 

On yıllar önce işçilerin verdiği büyük mücadelelerle elde edilen bu hakkı korumak şimdi bizim için bir namus borcudur.

 

Kıdem tazminatlarımız çalışma hayatında çocuklarımıza bırakacağımız mirastır.

 

Yıllardan beri dile getirdikleri kıdem tazminatlarımızı fona devretme girişimlerini şiddetle reddediyoruz.

 

Biz emekçiler, üretenler demokrasinin sandık başına giderek oy vermekten ibaret olmadığını biliyoruz. Asıl işimiz şimdi başlıyor. Seçimden önce türlü vaatlerle oy peşinde koşanların, hemen ertesi günlerde gözlerini emekçilerin haklarına diktiklerini de görüyoruz. DİSK/Birleşik Metal-İş Sendikası olarak emekçilerin alın terlerini, birikmiş emeklerini hedef alan bu gasp girişiminin karşısında olacağımızı herkesin çok iyi bilmesini istiyoruz.