Erdoğan için Corona da ‘Allah’ın lütfu’!



Erdoğan, koronavirüs salgınıyla ilgili Çankaya Köşkü’nde yapılan toplantı öncesindeki konuşmasında bir “Allah’ın lütfu” demediği kaldı


Türkiye’de ilk koronavirüs vakasının resmi olarak açıklanmasının ardından ortalıkta görünmeyen AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 7 gün sonra Çankaya Köşkü’nde gerçekleştirilecek Koronavirüsle Mücadele Eşgüdüm Toplantısı’na katıldı. Toplantı öncesinde kısa bir konuşma yapan Erdoğan’ın, salgına ilişkin bir “Allah’ın lütfu” demediği kaldı. Devleti bir şirket gibi yönetmek gerektiğini defalarca yineleyen, o tüccar kafasını her hassas toplumsal sorun karşısında bile sakınmasızca konuşturan Erdoğan, korona konusunda söyledikleriyle de şaşırtmadı.

Bu salgın karşısındaki önlemler konusunda “En iyi konumda biz gözüküyoruz, bizim arkamızdan Almanya geliyor” diye hava basan, “Önümüzdeki birkaç haftalık süreci iyi yönetirsek umduğumuzdan da ötesinde güzel bir tablo bizi bekliyor” diyerek dolar ve yatırım hesapları yapan Erdoğan, bir kez daha o tüccar kafasının ciddi bir salgını bile nasıl okuduğunu kanıtlamış oldu.

Neoliberal ahlakın-canavarlığın tipik izdüşümü olan bu hesaplar ve gelecek projeksiyonlarıyla Erdoğan, İngiltere’deki diğer muadili Boris Johnson’a bile çelme atmış oldu. Johnson’un sağlık sistemi üzerindeki yükü merkeze koyan, nüfusun yaşlı ve hasta kesimlerinin bu salgında ölmesini adeta doğallaştırıp, yaklaşımını da “sürü bağışıklığı”yla kılıflamaya kalkışmasıyla; Erdoğan’ın Çin ve diğer ülkelerdeki yatırımların corona nedeniyle daha iyi konudaki Türkiye’ye kayacağı beklentisini adeta müjdelemesi arasında bir fark yoktur.

“Ekonomimizi düşünmeliyiz” diye belirten Erdoğan’ın bu mantığının “yeterince ucuz işgücüm var, üretim devam etsin, nasılsa ölenin yerini yenisi doldurur” gibi bir noktaya varmasıysa şaşırtıcı olmayacaktır.

Toplantının açılış konuşmasında “Çin’deki salgın, tüm dünyayı üretim konusunda alternatifler aramaya itmiştir. Alternatiflerde ilk akla gelenlerden Türkiye olmaktadır. Finans alanında yaşanan gelişmeler de ülkemize avantajlar sağlayacaktır. Birkaç haftalık dönemi iyi yönetir, milletimizi iyi bilgilendirir, hastalığı kontrol altında tutabilirsek güzel gelişmeler bizi bekliyor. Bizim bunu aşacağımıza inanıyorum” diyebilen Erdoğan’ın konuşmasının  satırbaşları şöyle:

-Gönüllü veya zorunlu karantina nedeniyle günlük hayatı durdurma noktasına gelen bu süreçte ciddi ekonomik sonuçları da ortaya çıkacaktır. Hem üretimi, ticareti, üretimi, istihdamı canlı tutma mecburiyetimiz var. 2018 yılında yaşadığımız saldırının etkilerinden yeni yeni kurtulmaya başladığımız dönemde ipin ucunu bırakamayız.

 

-Toplantımızın ardından yapacağımız millete sesleniş toplantımızda, bu hastalığın sürecini detaylı bir şekilde anlatacağız. Burada kısa bir giriş konuşmasının ardından alacağımız tedbirlere ağırlık vereceğiz.

 

-Gönüllü veya zorunlu karantina nedeniyle günlük hayatı durdurma noktasına gelen bu süreçte ciddi ekonomik sonuçları da ortaya çıkacaktır. Hem üretimi, ticareti, üretimi, istihdamı canlı tutma mecburiyetimiz var. 2018 yılında yaşadığımız saldırının etkilerinden yeni yeni kurtulmaya başladığımız dönemde ipin ucunu bırakamayız.

 

“Daha büyük fırsatlar bizi bekliyor olacak”

 

Covid-19 ile mücadele ederken, ekonominin çarklarının dönmesini sağlamak kolay değil. Devlete düşen görevler yanında, özel sektöre de düşen görevler vardır. Bugün burada alacağımız kararlarla bu zoru birlikte başaracağız. Ülkemizi sağ salim bu süreçten çıkardığımızda önümüzde büyük fırsatları bizi beklediğini görüyoruz.

 

‘Yatırımlarda ilk akla gelen alternatif Türkiye’

 

Çin’deki salgın, tüm dünyayı üretim konusunda alternatifler aramaya itmiştir. Alternatiflerde ilk akla gelenlerden Türkiye olmaktadır. Finans alanında yaşanan gelişmeler de ülkemize avantajlar sağlayacaktır. Birkaç haftalık dönemi iyi yönetir, milletimizi iyi bilgilendirir, hastalığı kontrol altında tutabilirsek güzel gelişmeler bizi bekliyor. Bizim bunu aşacağımıza inanıyorum.

 

Dün yaptığımız video konferansta sadece virüsü değil, bölgesel konuları da görüşme fırsatı bulduk. Virüs ile alacağımız kararların ülkemiz ve ekonomimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum.

 

Şöyle bir plan yapmayı uygun bulduk. Bilgilendirme noktasında, bu işin süreci yöneten Sağlık Bakanımız olması hasebiyle, Sağlık Bakanımıza 5 dakikalık bir süreç, kabine üyelerimize 3’er dakika, STK’lara 5’er dakika konuşma süreci olacak.