TÜPRAŞ ve Petkim’deki 3 yıllık sözleşmelerden, metal işkolunda dayatılanlardan sonra bu sefer de 4 yıllık sözleşme girdi işçi sınıfının gündemine. Azerbaycan devlet petrol şirketi Socar Holding ile Hak-İş’e bağlı Liman-İş Sendikası arasında yaklaşık 330 liman işçisini kapsayan toplu iş sözleşmesi bir ilk olarak tarihe 4 yıllık sözleşme olarak geçti. Yasalara göre en fazla 3 yıllık sözleşme sözkonusu olabileceği için de 3+1 olarak formüle edildi.
Geçen cuma, gece yarısı imzalanan sözleşmeden işçilerin haberi olmadığı gibi, sonrasında da ellerine bir A4 kağıdı tutuşturularak bilgilendirilmiş oldular! Sözleşme öncesinde grevden bahseden, “kırmızı çizgilerimiz” diyen Liman-İş Genel Başkan Yardımcısı Musa Kizir ve Genel Başkanı Önder Avcı, işçilere selam bile vermeden gittikleri görüşmelerden onların iradesine 4 yıl boyunca ipotek koyan ve her açıdan geri bir sözleşmeyle çıktılar.
Yapılan sözleşmeye göre 2020 yılında ücretlere yüzde 16.5 zam yapıldı. 2021 yılında havuz artı enflasyon, 2022’de enflasyon, 2023’te de havuz artı enflasyon oranında zam yapılacak. Anlaşmaya göre (havuz) Socar 2021’de toplam işçilik maliyetinin yüzde 2.5’ini, 2023’te yüzde 1’ini sendikaya aktaracak. Havuzdaki paraların işçilere nasıl verileceği ise sendikanın inisiyatifinde olacak. Öte yandan sözleşmede yıllara göre ikramiyeler de 75, 90, 90, 105 gün olarak belirlendi. Sosyal yardım miktarı ise aylık 60 lira olurken, 2021’in sadece ocak ayında ücretlere artı olarak işçilere 800 lira ödenecek.
“Biz 2 yıl beklerken 4 yıllık imzalandı”
Evrensel’den Turan Kara’nın haberine göre Socar’da çalışan işçiler ise hem sürecin işleyiş biçimine hem de sözleşme süresine tepkili. Sözleşme imzalanmadan bir gün önce “Kırmızı çizgilerimiz var, bunlar olmazsa greve hazır olun” diyen Liman-İş Genel Başkan Yardımcısı Musa Kizir ve Genel Başkanı Önder Avcı’nın kendilerine selam bile vermeden gittiğini belirten bir işçi, “Sözleşmenin imzalandığı duyulduktan sonra basit bir A4 kağıdı dolaşmaya başladı. Hepimiz açıklama bekliyorken imzayı atanlar ortalarda yoktu. Temsilciler yarım yamalak açıklamalar yaptı, ancak işçileri tatmin eden bir açıklama yapmaktan aciz kaldılar. Örneğin kimin ne zam aldığını hâlâ bilmiyoruz, farklı farklı oranlar var. Nasıl olup da toplu sözleşme ve sendikalar yasasına aykırı biçimde dört senelik sözleşme imzalandığını bilmiyoruz. Temsilciler korona salgını dönemi yayımlanan bir mevzuattan bahsediyor ve yasalara aykırı olsa da bu mevzuata göre dört yıllık sözleşmenin mümkün olduğunu savunuyor. Mevzuatı göster diyoruz kem küm ediyorlar. Biz iki yıl olmasını ümit ederken dört yıl oldu sözleşme. Bu saatten sonra sendikaya ne gerek var ki burada?” dedi. İşçi, “Sendika bizden korkmuyor ne de olsa arkasında Socar Holding var, ekmeğimiz var ama emek camiasından da korkusu, utanması yok bunların. Bu cesaretin arkasında havuz maddesi diyerek işverenden aldıkları para olduğunu düşünüyoruz” dedi.
“60 lira günde 1 ekmek parası”
Sözleşme sürecine ilişkin eleştiride bulunan bir işçi şunları söyledi:
Sözleşmeye oturmadan önce Musa Bey esti gürledi, kırmızı çizgilerimiz var diye. Sözleşmemiz grev aşamasındaydı. Ona atıfla gerekirse grev yaparız dedi. Kırmızı çizgi diye sosyal yardım dedi, 60 lira almış, günde 1 ekmek parası. Vardiya primi dedi, biz gece vardiyası yüzde 20, gündüz yüzde 15 zamlı olmasını bekliyorduk. Sadece 60 lira var aylık. İkramiyeleri 120 gün beklerken 60’tan 75’e çıkarmışlar. Kırmızıyı pembeyi bilmiyorum ama çizgi falan kalmamış. Sadece kendi kullanımlarında olan havuz parası vardı onu almışlar.
Başka bir işçi de “Geçtiğimiz sözleşmenin üçüncü senesinde vardiya primi gece yüzde 20 gündüz yüzde 15 olacak demişlerdi, sözleşmede yoktu ama protokol yaptık demişlerdi. Aylarca bizi oyaladılar. Sonra ‘Geçtiğimiz sözleşmede bir kelime hatası yapmışız o yüzden vardiya primi alamayacağız, unutun’ dediler. Bu sözleşmede alacağız bu hakkı demişlerdi, alamadılar” dedi.
Neye göre dağıtacaklar?
Havuz uygulamasının da nasıl gerçekleşeceğinin belirsiz olduğunu ifade eden başka bir işçi de “Sendikanın söylediğine göre kimin ne kadar para alacağını onlar belirleyecekmiş. Diyorlar ki az alana çok, çok alana az olacak şekilde dağıtılmasını sağlayacağız. Sanki bahşiş dağıtıyorlar. Sendikayla ya da müdürlerle aran iyiyse belki zam alırsın ama kötüyse kesin alamazsın. Kimin ne alıp almayacağını da açıklamayacaklar. Bu durumu sendikacıların komisyonu olarak değerlendirmemizin önünde bir engel var mı?” diye konuştu.
“Ayrılmayı düşünen arkadaşlar var”
Sözleşme sürecinde taslak oluşturmak istediklerini belirten bir işçi de şunları söyledi: “Talep listesi hazırlayıp genel merkezimize gönderdik ama ne taslak gördük ne de taleplerimize bir karşılık aldık. Hatta biz bu hareketi yapınca genel merkez, Socar’ın disiplin yönetmeliğine aykırı olduğunu söyledi. Sözleşme süresi bitip grev aşamasına gelindiğinde aramızda eylem kararı aldık ama genel merkez eylemin sözleşme sürecine zarar vereceğini söyledi. Temsilcinin değiştirilmesi talebimiz de reddedildi.” Temsilcilerin sözleşme görüşmelerine Cumhurbaşkanı Danışmanı Mehmet Uçum’un da girdiğini söylediğini belirten işçiler, “Bu sözleşme baskı altında ilerledi” dedi.
Gün boyu temsilcilerle tartıştıklarını söyleyen bir işçi, “Temsilciler herkes memnun diyor. İtiraz edeni senin derdin ne, sen böyle konuşuyorsun ama sivriliyorsun dikkat et, kimse senin arkanda durmaz’ diyerek bizi birbirimize düşman ediyor. Sözleşme sonucu duyulduktan sonra birikmiş parasını alıp çıkmak isteyen arkadaşlarımız da var, kıdemini alıp gitmek için başvuran da” diye konuştu.
Genel Başkan Yardımcısı Musa Kizir: yaptığımızın arkasındayız
Liman-İş adına toplu sözleşme sürecini yürüten Genel Başkan Yardımcısı Musa Kizir de “1 yıl pandemiden dolayı uzatmaya gittik. Bu yılki zam ayrı uygulanacak. Gelecek dönem için de ayrı zam uygulanacak iki parça halinde” dedi.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!