Burjuva devlet koronavirüs salgını döneminde sözümona işten çıkarmayı yasaklamış, ama “yüz kızartıcı suç” anlamına gelen Kod-29 nedeniyle işten atmayı serbest bıraktı. Pandemi sürecinde patronların bir kısmı işçiyle sözleşmelerini belirlenmiş cezayı ödeyerek feshederken, büyük bir kısmı da önlerinin açık bırakıldığı Kod-29’u bir kıyım tırpanı olarak kullandı. SGK verilerine göre işten “atmak yasak denilen” son bir yılda 177 bin işçi bu madde gerekçe gösterilerek işinden edildi. Bu sayede patronlar işçinin tazminat hakkına çöreklenmiş oldu, işsizlik sigortası fonundan yararlanmasını engellediler.
İşçinin tazminat ve diğer haklarının gasbı anlamına gelen Kod-29’la işten atma saldırısının işçi açısından aynı zamanda ömür boyu taşıyacak bir leke olduğunu da bilmeyen yok. Fakat şimdi “ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan davranış” gibi genel bir tanımlama içeren Kod-29’un kapsamındaki her başlık başka “kod”larla açımlanıyor. SGK bu değişikliği, “Birbirinden farklı fesih nedenlerinin tamamının aynı kod (Kod-29) ile bildiriminin çalışma hayatında belirsizliklere yol açtığının görülmesi üzerine SGK genelgesinde yapılan değişiklik ile ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan hallerin tamamı için ayrı ayrı kodlar belirlenmiştir. Böylelikle mazeretsiz devamsızlık hali ile hırsızlık gibi birbirinden farklı fesih sebeplerinin farklı bildirim kodları ile yapılması sağlanarak, olası sorunların önüne geçilecektir. Ayrıca, 16.04.2020 tarihinden itibaren uygulanan fesih kısıtını delmek amacıyla, işçinin ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan davranışı olmaksızın ‘Kod-29’ kullanılarak çok sayıda çalışanın işten çıkarıldığı yönünde iddialar bulunmaktadır.” şeklinde duyurdu.
Sözümona işçi lehineymiş gibi görülen bu son düzenlemenin tersine işçi aleyhine bir düzenleme olduğuysa çok açık. Keza Kod-29 genel bir suçlama ifade ederken, patronlar bundan sonra “hırsızlık”, “uyuşturucu”, “taciz”, “işe geç gelme, savsaklama” gibi birçok maddeyi tek tek kodlayarak işçinin boynuna asacak!
Patronlara uydurdukları çeşitli gerekçelerle işçinin tazminat hakkına da çöreklenip geride kalan işçiyi de korkuya sürükleyerek, sömürüyü derinleştirme olanağı da veren Kod-29’un kaldırılması mücadelesi önemliyken şimdi de sayısız ‘kod’un kaldırılması sorunu sözkonusu.
Daha da karmaşıklaştırılan bu mücadelenin işçinin tazminat hakkının hiçbir koşulda gasbedilmeyeceği ve işçiyi suçlayan patronun suçlamalarını kanıtlamakla yükümlü olduğu vurgularıyla birleştirilerek yütülmesi gerektiğiyse ortada.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!