Seçimlerine kontrgerilla yöntemleriyle müdahale edilen, bir çete üssü gibi kullanılan, kumarhaneleri ve bankalarıyla kara para aklama cenneti muamelesi gören Kıbrıs’ın son bir seferle Saray’ın doğrudan arka bahçesi haline getirilmeye çalışılmasının aleni ilanı anlamına gelen geziden sonra Erdoğan, yine “iç ve dış düşmanların” bol bol zikredildiği açıklamalarda bulundu.
Bu açıklamalarda yarattıkları yalan dünyasını halkın zihnine gerçek olarak zikreden bol hamasetli konuşmada on binlerce insanın hayatını kaybettiği, milyonların işsiz kaldığı, enflasyonun alıp başını gittiği, iflasların önünün alınamadığı, intiharların rutinleştiği, toplumsal krizin he açıdan alarm verircesine tırmandığı korona salgını sürecini “Yol açtığı sıkıntı ve maliyetlerinin yanında bize pek çok fırsat penceresi açtı, ülkemizin önünde pek çok fırsat yaratmıştır. Şimdi bu fırsatları kuvveden fiile geçirme aşamasındayız” şeklinde tarif edebildi.
Ardından sıraladığı her cümle bu sürecin patronlar için nasıl bir fırsatı ifade ettiğini göstermesi açısından çarpıcı. İşçi ve emekçiler cephesinden neye tekabül ettiğiniyse yaşayıp görüyoruz. İşsizlik alıp başını gitmişken, hayat pahalılığı ocaklar söndürecek düzeye fırlamışken o her zaman olduğu gibi halkın aklıyla dalga geçen şu açıklamalarda bulunabildi:
Salgın süreci yol açtığı sıkıntı ve maliyetlerinin yanında bize pek çok fırsat penceresi açtı, ülkemizin önünde pek çok fırsat yaratmıştır. Şimdi bu fırsatları kuvveden fiile geçirme aşamasındayız. Sanayi üretimimiz gayet iyi gidiyor, ticaretimiz canlanıyor. İhracatımız rekor üstüne rekor kırıyor. Turizm sektörü sürekli hedef yükseltiyor. Yatırımcılarımızın en önemli şikayeti kapasite büyütmek için makine, üretmek için hammadde ve nakletmek için konteynır bulamamak. OSB’lerde yer kalmadığı için sürekli genişletme ve yenilerini açma çalışmaları var. Tüm bu gelişmeler istihdamı da olumlu yönde etkiliyor. Pek çok sektörde vasıflı-vasıfsız eleman ihtiyacı hat safhaya çıkmış durumda. Bilhassa belli alanlarda yetişmiş işgücü adeta karaborsaya düşmüş durumda. Gençlerimiz başta olmak üzere ülkemizin insan kaynağını en verimli şekilde değerlendirmek için tüm kurumlarımızla yoğun gayret içindeyiz. Türkiye’nin potansiyelinden, gücünden, büyüklüğünden habersiz şeamet tellalları sürekli tersini söylüyor. Karanlık bir fotoğraf çizmeye çalışıyor olsa da 2023 hedeflerimize doğru kararlılıkla yürüyoruz”.
Yoruma gerek kalmayacak bir halk düşmanlığı kokan bu sözler aynı zamanda burjuva iktidarın işçi ve emekçilere yabancılaşmasının boyutlarının da çarpıcı ifadesidir. Bu haliyle bile bir mücadele çağrısıdır!
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!