Antep’te işçi hareketi kaynıyor



Son iki ayda yaşanan işçi sınıfı hareketlerini değerlendirirken Gaziantep’teki işçi eylemlerine özel bir yer açmak gerekiyor. Bir ay gibi kısa sürede Başpınar Organize Sanayi Bölgesi’nde 33 işçi eylemi yaşandı. Bu bölgede en son 2012 yılında 5-6 bin tekstil-dokuma işçisinin eylemi olmuştu. Evrensel’den Fatih Polat ve Halil İmrek’in hazırladığı dosyaya göre, bu yıl ilk işçi eylemi, …


Son iki ayda yaşanan işçi sınıfı hareketlerini değerlendirirken Gaziantep’teki işçi eylemlerine özel bir yer açmak gerekiyor. Bir ay gibi kısa sürede Başpınar Organize Sanayi Bölgesi’nde 33 işçi eylemi yaşandı. Bu bölgede en son 2012 yılında 5-6 bin tekstil-dokuma işçisinin eylemi olmuştu.

Evrensel’den Fatih Polat ve Halil İmrek’in hazırladığı dosyaya göre, bu yıl ilk işçi eylemi, 2 Şubat günü Zafer Tekstil’de başladı. Bir gün sonra onu Melike Tekstil izledi. Sonra Gürteks, Şireci Tekstil gibi büyük fabrikalarda iş bırakma eylemleri yaşandı. İşçiler, istedikleri zam taleplerini patrona kabul ettirmek için üretimden gelen gücünü kullandı ve belli oranda ücret artışı sağladı.

İşçiler, kendi içinde çok örgütlü olmadığı için; eylemler genellikle iki, üç saat sürdü. En fazla süren ise üç gün. Çoğu işçi zam alırken kimi yerler dayanamayıp erken dağıldı. Eylemlerin yaşandığı işyerleri sendikasız ve eyleme geçen işçilerin de sendikaya üye olmak konusunda tereddütleri var. Sendikayı ücret artırmaya yardımcı olan bir yapı olarak görme eğilimi ağırlıkta. “Zaten zammı aldık. Gelecek yıl da Allah kerim, işe bir de sendika karıştırıp ağzımızın tadını kaçırmayalım” algısı hissediliyor.

BU İŞİN PEŞİNİ BIRAKMAYACAĞIZ

Başpınar Organize Sanayi Bölgesi’nde çalışan ve sendikalaşma mücadelesi sürdüren bir iplik işçisi ile konuşuyoruz. İşçilerin son eylemlerde, sendikanın kendilerine yarar getirdiğini gördüklerini anlatıyor ve işçilerin “BİRTEK-SEN gelince bu iş oluyor, zam alıyoruz” diye düşündüğünü söylüyor. “Sendika işinin tutacağını ama yavaş yavaş olacağını” ifade ediyor.

İŞÇİLER ZAM TALEPLERİNİ KABUL ETTİRDİ

Konuştuğumuz bir dokuma işçisi de son yaşanan eylemlerde işçilerin belli kazanım sağladığına ve zam taleplerini patronlara kabul ettirdiğine dikkat çekiyor. “Bu kadar yaygın bir direniş Antep’te ilk kez yaşanıyor. Bir ay boyunca 12 bin kadar işçi eylem yaptı. İşçiler moral buldu, kendine güven kazandı. İşçilerin buradan çıkardığı dersler, olacak. Bu hareketin sendikalı olması için çalışacağız” diyor.

ASIL SORUN YÜKSEK ENFLASYON VE DÜŞÜK ALIM GÜCÜ

Petrokimya işkolunda bulunan ve 300 TL zam alan Karpen Aliminyum’dan üç genç işçi ile konuşuyoruz. “Asgari ücret olarak maaş açıklanınca gece vardiyası olarak iş bıraktık. Bizim yaptığımızın yasa dışı olmadığını BİRTEK-SEN gelip anlatınca işçiler rahatladı. Sabah da patron 300 TL zam yaptı. Kimse işten atılmayacak şartıyla işbaşı yaptık. Bu zam ocak başında açıklansaydı işçilerde bu tepki olmazdı. Ocakta her şeye zam gelince asgari ücret işçiyi kesmedi.”

İŞÇİLERİN SENDİKALI OLMALARI İÇİN UĞRAŞACAĞIZ’

Başpınar Organize Sanayi Bölgesi’nde çuval fabrikasında çalışan Ahmet adlı bir işçi ile sohbet ediyoruz. 2012 yılındaki Başpınar grevinin çıtayı yükselttiğini, bugün yaşanan eylem ve iş bırakmaların onun birikimini yansıttığını söylüyor: “Nasıl ki dokuma kalfaları hâlâ 1996 Ünaldı direnişinin meyvesini yiyorsa, iplik işçileri de 2012 yılında yaşanan Başpınar direnişinin meyvesini yedi. Ama artan hayat pahalılığı karşısında ücretler eriyince işçiler yeniden ayağa kalktı. Bütün bu yaşanan süreçler işçilerin hafızasında bir şeyler oluşturuyor, işçi kendi eyleminden illaki bir şeyler öğreniyor. Bir birikim oluşuyor. Bunun sendikal örgütlenme ile güvenceye alınması için uğraşacağız.”

YEMEK SICAKKEN YENİR’

BİRTEK-SEN’de 9 işçinin yaptığı toplantıyı izliyoruz. Ünaldı direnişini yaşamış, Çemen direnişini yaşamış deneyimli işçiler var.

İbrahim Kalfa, gittikleri yerlerde önce işçilerin sendikalarına üye olmasını talep etmeleri önerisi getiriyor. Sendika kurucusu başka bir halı işçisi baştan bu öneriyi destekliyor: “Eylem yapan işçiler Mehmet Türkmen’i arıyorlar desteğe gel diyorlar. Ama üye olmuyorlar. Sendika başkanımız gözaltına alınıyor, sıkıntı yaşanıyor. En azında üyemiz olursalar rahat gidilir.” Genç bir iplik işçisi, “Yemek sıcakken yenir. Sendikanın başkanı işçilere seslenirken, onlara ne yapması gerektiğini anlatırken biz de işçilere üye olmaları gerektiğini söylemeliyiz” diyor.

Çemen direnişine katılmış, şimdi başka bir fabrikada çalışan işçi, Milat Halı’da çalışan başka bir işçi ile Sentetik Çuval işçisi, böyle bir dayatmada bulunmalarının doğru olmayacağını söyleyerek diğer arkadaşlarına itiraz ediyorlar: “Biz sendika olarak böyle söyleyemeyiz, sendika her halükarda işçinin yanında olur.”

İŞÇİ BİZİ TANIYOR SENDİKAYA DA GÜVENİR

Çemen direnişini yaşamış işçi, tartışmaya şöyle katılıyor: “İşçilerin bu sendika bize sahip çıkıyor, bize destek veriyor demesi çok önemli. Hangi fabrikaya gidersek bizi, 3-5 işçi tanıyor. Bizi bildiği için sendikamıza da güvenir. Direniş sırasında deşifre olmamak için belki yanımıza gelmiyor. Biz de biraz o arkadaşları korumak için uzak duruyoruz. Bir ayda yaşanan bu işçi eylemleri olmasaydı 2-3 yılda sendikayı tanıtamazdık. İşçi sendikayı tanıdı veya duydu. Başpınar’da bu sendika nereden çıktı diyecek işçi çok yok. Bu sendika için ele geçmez bir fırsat. Bundan sonra sendika büyür, gelişir.”

SENDİKALAŞMASI GEREKTİĞİNİ ANLATMALIYIZ

Sentetik Çuval’da çalışan işçi sözü alıyor: “Bir sendika dahi ortada görünmezken bu sendikanın işçi için uğraşması önemli. İşçi bunu görecek. Biz de ‘Bu sendikanın daha güçlü olması için senin katılman ve sahip çıkman lazım’ demeliyiz. Başpınar işçisi için en kolay eylem şalteri indirip dışarı çıkmak oldu. Ama iş sendikaya gelince işçi halihazırdaki sendikalara bakıyor ve sendikalı olmayı cazip görmüyor. Olumlu örnekler yaratarak ilerlemeliyiz. Eyleme çıkmış işçiye niye sendikaya üye olmuyor diye kızmak yerine onun neden sendikalaşması gerektiğini anlatmalıyız. Tepki ve öfke ile çıkmış. Bir süre sonra az çok zam alıp işe geri başlamış. Bu işçilerin kalıcı birliğinin sendikayla olacağını kavratmalıyız.”

İŞÇİYE DE SENDİKAYA DA KÜSÜLMEZ

Daha önce Reyhan Halı’da sendikalaşma mücadelesinde işten atılan bir işçi de “Biz nasıl ki mesleğimize küsmüyorsak, işçilik yapmaya mecbursak, çalışma koşullarının insani hale gelmesi ve ücretlerimizin artışı ve kalıcı bir örgütlenme için sendikalaşma mücadelesi vermeye de mecburuz” diyor.

Milat Halı’da çalışan işçi de işçiye küsmeden sabırlı bir çalışmanın gerekliliğine vurgu yapıyor: “Tarla bir yıl ürün vermeyince çiftçi tarlasına küsmüyor. Zeytin ağacından yeniden ürün almak için bir sene emek veriyorsun. Ağacı buduyorsun, suyunu veriyorsun, gübresini atıyorsun, yani bakımını yapıyorsun. Bizim de işçiye küsmememiz lazım. Emek vermemiz gerek. İyi şeyler de oluyor. Eskiden işçiler dışarı çıkmaya korkuyordu şimdi iş bırakıp dışarı çıkıyor. Küçük küçük deliklerden su sızıp yatağını bulur ya, işçiler de bu eylemlerden edindikleri deneyimle sendikasını bulacak. Patronların ördüğü duvar o kadar sağlam değil. Bu kadar işçi sendikalı değilken bu eylemleri yapıyorsa örgütlü ve sendikası ile daha büyük işler yapar. Daha kuruluşu yeni olmuş sendikamız bu kadar işçiye ulaşmış bu çok iyi bir imkan. Sadece sendikanın bir adı ve tabelası yok müthiş bir etkisi var. Bunu güce çevirmemiz lazım.”

BUNDAN SONRA NE OLUR?

İşçiler bundan sonrasına dair tartışıyor. Diğer zam dönemine kadar, yeni eylemlerin olmayacağı da yapılan değerlendirmeler arasında. Diğer yaklaşım ise kısa süre içinde eylemlerin yeniden olacağı şeklinde. Ramazan Bayramı ve Kurban Bayramı’nda işçilere bayram parası verilmemesi durumunda, aldıkları yaza çıkmadan eriyeceğinden dolayı yeniden ek zam talepli eylemlerin olacağını öngören işçiler var.

İŞÇİ NEREDEN HABER ALIYOR?

Başpınar’da işçiler dağınık ve birbirlerinden habersiz. Aynı fabrikanın halı ve iplik bölümleri bile iş bırakmalardan haberdar olmamış. Melike Tekstil işçileri iki ayrı fabrikada dışarı çıkıyor, Bade’de iplik ve halı bölümü ayrı çıkıyor. Kiminin arasında 200-300 metre uzaklık var. İkisinde de ileri işçiler var ama birbirleriyle tanışmıyorlar. İşçilerin birbirinden habersiz olmaları, haberleşmede sosyal medyayı öne çıkarmış. İşçiler, gelişmeleri en çok Facebook’tan takip ediyorlar. “İşçinin sesi” ve “Antep İşçi Postası” öne çıkıyor. İşçiler buradan haber alıyor durumda. “İşçilerin Sesi” iş bırakma, eylem gibi haberleri çok duyurmuyor. Paylaşımları, ‘Şu fabrika şu zammı verdi, şu fabrika şu erzakı dağıttı’ ile sınırlı. “Neresi iş bıraktı”, “Hangi işyerinde eylem yapıldı”, “Hangi fabrika nasıl kazandı” bütün bunları işçiler “Antep İşçi Postası” sayfasından öğreniyor. Bunun yanı sıra Evrensel ve son dönem BİRTEK-SEN sosyal medya hesapları takip ediliyor.

26 GÜNDE 33 EYLEM

Bu yıl, Antep’te ilk işçi eylemi, 2 Şubat günü Zafer Tekstil’de oldu. Son eylem 28 Şubat günü Reis Carpet’te gerçekleşti. 26 gün içinde toplam 33 fabrika ve işyerinde eylem oldu.

Eylem yapılan fabrika ve işyerlerinin isimleri şöyle: Zafer Tekstil, Şireci Koton, Şireci Akrilik, Sevinçler Sağlık Ürünleri, Rad Çuval, Özkaralar İplik, Öz Kaplan Halı, Memfa İplik, Melike Tekstil, Kartal Halı, Karpen Alüminyum, Has Çuval, Güven İplik, Gürteks İplik, Gür İplik, Güler Çuval, Grand Halı, Elyaf İplik, Durkar İplik, Durkar Halı, Boyar Kimya, Beşler Un, Bade İplik, Bade Halı, Atlantik Halı, Artemis Halı, Ahmet Aslansoy Tekstil, Adapak Ambalaj, 3 Teks Medikal, İpek Mekik Halı, Shag Rugs Halı, Angora Halı, Reis Carpet.