Tutsaklarla Dayanışma İnisiyatifi (TDİ), Kadıköy’de çalışmalarını yürüten Bilim Eğitim Estetik Kültür Sanat Araştırmaları Vakfı’nın (BEKSAV) bahçesinde düzenlediği kahvaltıyla çok sayıda tutsak yakınını bir araya getirdi. Kahvaltının düzenlendiği bahçenin duvarına “İnfaz yakmalara son, hasta tutsaklara özgürlük” pankartının asıldığı etkinliğe yakınları için her perşembe Çağlayan Adliyesi önünde Adalet Nöbeti tutan anneler, Marmara Tutuklu ve Hükümlü Aileleri ile Dayanışma Derneği (MATUHAY-DER) yöneticileri, Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Erol Katırcıoğlu ve Suruç Aileleri İnisiyatifi üyeleri de katıldı. TDİ adına tutsak babası Hıdır Sabur ve Hüseyin İldan konuşurken, Adalet Nöbeti tutan anneler de hem sürdürdükleri eylemlerini hem yakınlarının hapishanede neler yaşadıklarını anlatarak, mücadele çağrısında bulundular. HDP Milletvekili Erol Katırcıoğlu ile Suruç Aileleri İnisiyatifi adına da kısa konuşmaların yapıldığı etkinlik toplu fotoğraf çekiminin ardından alkış ve zılgıtlarla sonlandı.
‘Biz sahip çıkarsak geriletiriz’
Kahvaltıdan sonra konuşmalarla devam eden etkinlikte ilk sözü TDİ adına tutsak babası Hıdır Sabur aldı. Tutsaklara dönük keyfi olarak infaz yakmaların arttığına değinen Sabur, devletin politik tutsaklara Anayasa’yı da ihlal ederek ayrımcı yaklaştığını pandemi dönemindeki politikalarını örnek vererek özetledi. Sabur, “Eğer biz çocuklarımıza sahip çıkmaz, peşlerinden gitmezsek, haklarını savunmazsak daha kötü şeyler yapacaklar” dedi. Tutsaklar için meydanlara çıkarak eylemlerle onların sahiplenildiğinin gösterilmesinin devlet politikaları üzerinde basınç oluşturduğunu vurgulayan Sabur bu gerçeği, “Bir haftada beş cenaze çıktı. Biz eylem yaptık, ne kadar ölüm geliyorsa biraz azalmaya başladı” şeklinde örnekledi.
‘Çözüm birlikte hareket etmekten geçiyor’
Daha sonra söz alan HDP İstanbul Milletvekili Erol Katırcıoğlu da, başkanlık sisteminin bir diktatörlük rejimi haline geldiğini kaydederek başladığı konuşmasında, siyasal saldırganlığın yoğunlaştığı bu koşullarda tek çözüm adresinin “Üçüncü Yol” seçeneği olduğunu vurguladı.
Katırcıoğlu devamında “Millet İttifakı’nın Türkiye’nin sorunlarını düzeltmesi mümkün değil. Vahim bir durum. Anayasada birçok özgürlükler tanımlanmış durumda ama asla bu durumla karşılaşmıyoruz. Bir açıklama yapmamız bile engelleniyor. Polisin baskısıyla karşılaşıyoruz açıklamalarda. Bu haksızlıkları giderebilmemiz için ancak ve ancak birlikte davranmak, demokrasiye sahip çıkmak gerekir” şeklinde konuştu. Bu topraklarda adaletin olmadığını söyleyen Erol, “Çözüm birlikte hareket etmekten geçiyor” sözleriyle konuşmasını sonlandırdı.
Adaletin olmadığı yerde yaşıyoruz.
Herkes için adalet istiyoruz.
Tutuklular için adalet, hasta tutsaklar için adalet!
Onlar özgür olana kadar ayaktayız!#TutsaklarlaDayanışmaİnisiyatifi pic.twitter.com/85clf5IpXn— Alınteri (@GazeteAlinteri) May 21, 2022
‘Adalet gelene kadar ayakta olacağız!’
İnfazları yakılan ve hasta tutsak yakınlarının başlattığı Adalet Nöbeti eylemcilerinden Kumri Akgül ise 17 yıldır hasta tutsak ablası olduğunu belirtti. Adaletin olmadığına ve tüm nöbet eylemlerinde polis işkencesine maruz kaldıklarını ifade eden Kumri, “Birbirimize el vermezsek tutsakların hepsini teker teker cezaevinde öldürecekler. Biz bunun farkındayız. Çocuklarımızın, kardeşlerimizin arkasında durmazsak, hasta tutsakları infaz etmeye devam edecekler. Nasıl olsa hastadır, bilinçli değildir diyorlar, öldürüyorlar. Şu anda 5 bine yakın hasta tutsağımız var. Ben de Adalet Nöbeti’ndeki annelerden biriyim. Bırakmıyorlar, her türlü işkenceye maruz kalıyoruz ama yine de korkmuyoruz. Adalet olmayan bir ülkede yaşıyoruz. Adalet olmadığı için mahallede yürüyemiyoruz, kafamızı yastığa rahat koyamıyoruz. Biz bunlarla yaşıyoruz” diye konuştu.
TDİ'nin tutsak yakınlarıyla BEKSAV'ın bahçesinde düzenlediği kahvaltıda anneler, tutsak babaları ve yakınları söz aldı. Her Perşembe saat 13:00'te Çağlayan Adliyesi önünde Adalet Nöbeti tutan anne "Bu ülkede adalet gelene kadar ayaktayız, mücadeleden asla vazgeçmeyeceğiz' dedi. pic.twitter.com/6vUuNijE1U
— Alınteri (@GazeteAlinteri) May 21, 2022
Adalet gelene kadar ayakta olacaklarının mesajını veren Kumri, “Çocuklarımız, arkadaşlarımız özgür olana kadar ayaktayız. Bijî berxwedana zindanan” ifadeleriyle mücadelede ısrarcı olduklarını dile getirdi.
7 yıldır çocuklarım, kardeşim içerde. Biz barış ve özgürlük istiyoruz, ama barış da yok özgürlük de! Kürt ol, Arap ol, Türk ol, ne farkeder, hepimiz insanız… pic.twitter.com/z3uvylVzQm
— Alınteri (@GazeteAlinteri) May 21, 2022
‘Herkes için adalet istiyoruz’
Bir diğer Adalet Nöbeti eylemcisi Cemile Çiftçi de, adalet ve barış istediklerini paylaştı. Cemile, “Kürt, Türk, Arap, Acem fark etmeksizin herkes için adalet istiyoruz. Adliye önüne gittiğimizde, ‘buraya niye geldiniz’ diyorlar. Biz hiçbir şey için değil sadece adalet için oraya gidiyoruz. Benim de kardeşim tutsak ama her tutsak benim kardeşimdir, çocuğumdur. Bu talebimizi sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı. Ardından söz alan TDİ üyesi Hüseyin İldan da, “Bir araya gelmenin büyük bir ihtiyaç olduğunu görüyoruz. Başaracağımıza kesinlikle inanıyoruz” şeklinde konuştu.
‘Birlikte mücadele edeceğiz’
Daha sonra TDİ’den Avukat Yağmur Kavak söz alarak şunları belirtti:
Türkiye’de ve Kürdistan’da binlerce tutsak olduğu için kendilerine hasta demeye bile dilleri varmıyor. 5 bin değil belki de 10 bin hasta tutsak var. Yoldaşlarımızın mütevaziliği nedeniyle belki de sayımız bu kadar az” cümlelerini kullandı. Tutsaklar için yapılan eylemlerin dahi engellendiğini belirten Yağmur, “Tutsakların sesinin çıkartılmasından korkuyorlar. En ufak anayasal haklarımızı bile kullanmamıza izin vermiyorlar. Tutsakların tüm haklarını engelliyorlar. Onlar da bu baskı ve sindirme politikalarına direniyorlar. Son dönemde çok fazla tabut çıktı cezaevlerinden, devlet gün be gün işkenceyle ölüme sürüklüyor.
Hukuken ellerinden gelen her şeyi yaptıklarını söyleyen Kavak, “Ama hukukun bittiği yerdeyiz. Birlikte mücadele edeceğiz, bütün alanlarda mahpuslarla dayanışma içinde olmak zorundayız. Özgürlük ve eşitlik dolu günler, yoldaşlarımızın, müvekkillerimizin bu uğurda mücadele ettiği ve mücadele ettiği için tutsak olduğu o günlere mücadeleyle adım adım ilerleyeceğiz” sözleriyle seslendi.
Suruç Aileleri İnisiyatifi adına söz alan Emrah Topaloğlu da nasıl ki Suruç’ta insanlar düşleri, yeni bir dünya özlemleri nedeniyle katledildiyse hapishanedeki tutsaklar da düşleri nedeniyle ordadır dedi. Tusaklara sahiplenmenin pek çok yolu ve biçim olduğunu kaydeden Topaloğlu, birleşik mücadele çağrısı yaptı.
Etkinlik, konuşmaların ardından alkışlar ve zılgıtlarla son buldu.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!