Patronlar her kriz döneminde olduğu gibi bu dönemde de krizin yarattığı ortamı emek sömürüsünün en pervasız biçimleri için fırsata çeviriyor, kar oranlarını tek kaygı haline getirerek işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemleri için alınacak önlemlerden alenen daha belirgin biçimde kaçınıyor. Son günlerde büyük sanayi işletmeleri ya da madenlerde ardı ardına yaşanan patlamalar, çıkan yangınlar bunun tipik ifadesi. Sadece dün ve bugün yaşananlar bu açıdan yeterince fikir veriyor:
Dün Aliağa’daki Petkim PVC fabrikasında saat 20.00 sıralarında bir reaktörde patlamalar meydana geldi,
Dün Manisa’nın Soma ilçesindeki Eynez bölgesinde faaliyet gösteren linyit ocağında maden işçilerini taşırken arızalanan monoraydaki vagon kontrolden çıktı, on maden işçisi yaralandı.
Bugün sabah, Kocaeli Dilovası OSB’de bulunan bir ilaç fabrikasında şurup üretimi yapılan bölümde patlama meydana geldi. Patlama sonrası yangın çıktı. Kısa sürede alevler, büyürken, fabrikadan yükselen dumanlar ise gökyüzünü kapladı.
DHA’nın aktardığına göre itfaiyeye haber verilirken, fabrika çalışanları da tahliye edildi. İhbarla itfaiye ekipleri gelirken, çevre illerden de takviye istendi. Diğer fabrikalar yangına karşı uyarılırken, tedbir almaları istendi. Yangının, üretim bölümündeki elektrik panosunun patlamasından çıktığı iddia edildi. İtfaiye ekipleri, özelikle ham maddelerin olduğu alanda yayılan yangını söndürmeye çalışıyor.
Şantiyelerde ardı ardına yaşanan iş cinayetleriyse artık “adettendir” haline geldi!
Mevsimlik tarım işçilerinin yollara saçılan yaralı ya da ölü bedenleri de öyle…
Kısacası işçinin kanına sudan ucuz muamelesi yapılan emek rejiminin en despotik biçimiyle karşı karşıyayız.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!